CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Kıvançta ortak ama tasada değil!..

Eklenme Tarihi 11 Haziran 2015
Her seçim sonucunda sevinen ve üzülenler olur. 7 Haziran seçimlerinin de sevindirdikleri ve üzdükleri var.
Normalde Türkiye'nin içi ile sınırlı kalması gerekirken, sevinenler ve üzülenler tablosu nerdeyse bölge hatta dünya çapında yaygın.
Partileri açık ara birinci olmuş olsa da, tek başına iktidar olabilme imkanı bulamadıkları için AK Parti yöneticileri ve seçmeni, üzülenler arasında.
Ama AK Parti'nin tek başına iktidara gelememiş olması sebebiyle Ortadoğu, Afrika, Balkanlar ve hatta daha uzak bölgelerde üzülenler de var.
Bunlar, aradan geçen uzun yıllardan sonra temas kurabildikleri ülkemizle olan bağlarının bundan sonra da devam edip etmeyeceği konusunda endişeli oldukları için üzgünler.
Üzülenler ağırlıklı olarak Müslümanlardan olsa da, başta Afrika olmak üzere Türkiye'nin çeşitli şekillerde el uzattığı başka dinlerden mazlumlar da var bu kategoride.
Onların üzgün oluşu da, Türkiye'nin başlattığı yolculuğun duraklaması ihtimalinden dolayı.
Sevinenlerin durumu, üzülenlere nazaran farklı. Onlar, neticenin Türkiye'ye yarayıp yaramadığı üzerinden bakmıyorlar meseleye. İçeridekiler, seçimi kazandıkları için sevinirlerken, onlarla beraber sevinen dışarıdakiler ise onların kazanmasının Türkiye'yi tökezleteceğini umdukları için...

DIŞARIDAKİLERİN SEVİNCİ NEDEN?..
Barajı aşarak, ümit etmediği kadar milletvekilliği kazanan HDP ile oylarını ve milletvekili sayısını artırmış olan MHP'nin yönetici ve seçmenlerinin memnun olmaları, anlaşılır bir durum.
Oyları ve milletvekili sayısı düştüğü halde sevinç duydukları için, neden sevindikleri henüz tam olarak anlaşılamamış olsa da, CHP'liler de sevinenler safında yerini almış durumda.
Kılıçdaroğlu'nun: "Demokrasi kazandı, Türkiye kazandı"; ya da Haluk Koç'un: "Oy yüzdeleri ile değerlendirilemeyecek kadar önemli bir seçim" şeklindeki değerlendirmesi, bunun sebebi belki.
Yani seçimin kaybedeni olan CHP'nin sevinmesini bile izah edebilecek sebepler bulabilmek kolay... Ancak dışarıdaki birtakım mihrakların da 7 Haziran seçim sonuçları sebebiyle çok sevinmiş olmalarına nasıl anlam vereceğimiz, ciddi bir mesele.
Aslında içerideki sevinenlerin kafa yorması gereken bir mesele ile karşı karşıyayız.
Bu ülkenin siyasi partilerinin mensuplarının, seçimlerde başarılı olmalarına sevinmeleri normal. Ama, Türkiye'deki bazı partiler oylarını ve milletvekili sayılarını artırdı diye dışarıdakilerin nerdeyse içeridekilerden daha fazla sevinmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir husus.
Bu kesimlerin gerçek niyetlerinin ne olduğu konusunda bilgi sahibi olduğumuza göre, hepimizin, ama daha çok da içimizdeki sevinenlerin, 'tamam biz seviniyoruz da, bunlar neden seviniyor acaba' diye düşünmeleri gerek. Millet olarak 'kıvançta ve tasada ortak' olmamız gerekir ve öyleyiz de... Bir seçim sonrasında olduğumuz için, tasa (kaygı, endişe) ve kıvanç (sevinç, iftihar) duyma konusundaki farklılık geçici bir durumdur ve yarın normale döner.
Ancak, bizimle tasada ortak olmadıkları ve olmayacakları kesin olanların , neden bazılarımızla kıvançta ortak oldukları, önemli.
Neden sevindiklerini anlarsak, fazla sevindirmemeye çalışırız belki... Çünkü onlar sevinirse, biz üzüleceğiz demektir...