Çevredekiler, ilgili kişinin başında olan gözlüğü bulmak için uğraşırlarken, söz söylemede mahir birisi girer devreye.
Güya tesadüfen, kayıp gözlüğü sebebiyle öfkeli olan şahsın karşısına çıkar ve aynı tarize muhatap kalınca, sakin bir şekilde şunları söyler: "Efendim, hiç merak buyurmayınız.
Hepimiz gözlüğünüzü bulabilmek için seferber durumdayız, En kısa sürede de bulacağımıza emin olun... Ama, biz onu ararken siz tepenizdeki ile idare ediverin, lütfen!" Bu bir fıkradır ve bundan sonrasını anlatmak fıkra adabına uygun değildir.
Fıkramız, bir anlamda kıssa olduğuna göre de, sanırım ne tür bir hisse alınması gerektiği üzerinde konuşabiliriz şimdi.
ELEŞTİRİ GEREKLİ. AMA...
7 Haziran seçimlerinin sonuçları dolayısıyla AK Parti içerisinde eleştirilerin dile getirildiği ve getirileceği malum.
Eleştiri, özellikle de önemli dönüm noktalarında kaçınılmaz olarak gündeme gelen bir husustur ve gereklidir de.
Ancak, eleştiri ancak netice almak niyetiyle ve tabii ki uygun bir dil kullanılarak yapılmalıdır ki, bir işe yarayabilsin. Yoksa, iyi niyetle yola çıkılmış olsa da, netice olarak nefisler devreye girer ve maksat da hasıl olmaz.
Çoğu insan, eleştirinin kolay bir şey olduğu zanneder. Ancak, eğer niyet sadece laf olsun diye eleştirmek değil de, buradan hareketle sağlıklı bir takım gelişmeler sağlamaksa, eleştiri dünyanın en zor işidir. Zordur, çünkü muhatap alınacak kişi ya da kişilere, yanlış ya da eksik yaptıkları düşünülen hususları net olarak anlayabilecekleri ve netice olarak kesinlikle feverana kapılmayacakları bir üslupla anlatmak gerekir.
Ne demişti Yunus Emre? "Söz ola kese savaşı / Söz ola kestire başı." Tabii ke eleştiri yapacak kişilerin, gerçekten haklı hususları dile getirmeleri ve tezlerini destekleyecek verilere sahip olmaları gerektiği de işin bir başka yönü. Yoksa her aklına esenin, aklına estiği gibi konuşmaya kalkışması eleştiri değildir.
Hülasa: Ne yapılırsa yapılsın, 7 Haziran öncesine dönebilmek ya da o günleri geri getirebilmek mümkün değil.
Dolayısıyla, mesele bundan sonra ne yapılacağı ve bunların nasıl yapılacağı, ek olarak da nelerin yapılmaması gerektiğidir. Bu konuda fikir ve kanaatleri olanların, bunları makul ve mantıklı bir şekilde dile getirmeleri de elbette gereklidir. Ancak, niyet ne kadar halis olursa olsun, bu işin üsluba dikkat edilerek yapılması gerektiği kesinlikle unutulmamalıdır...