Merhum Başbakan Bülent Ecevit, 2002 tarihinde Devlet Bakanı olarak atadı. Çok yönlü siyasi ve sosyal çalışmaları göze batarken, Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum, Davos) tarafından Geleceğin Genç Liderleri arasına seçilmesi, dikkatleri üzerinde toplamıştı.
Meclis'te görev yaptığı sürede aktif çalışmalarını yakından takip eden, kendisini başarılı bir bayan milletvekili olarak takdir eden bir gazetecilerdenim.
Çok meşhur bir siyaset adamı babası Kasım Gülek'le ilgili yazılanlardan ve son olarak benim yazdığım bir yazıyla ilgili sitem dolu bir mektup gönderdi.
Tayyibe Gülek'in özellikle babası Kasım Gülek'le ilgili yapılmış ve yapılacak değerlendirmelere ışık tutacak mektubunu bir tarihi vesika olarak görüyorum. Sözü Gülek'e bırakıyorum:
Sayın Erandaç,
Takvim Gazetesi'nin 28 Aralık 2015 tarihli nüshasında yer alan "FETÖ'nün az bilinen siyasi operasyonu" başlıklı köşe yazınızı üzülerek öğrenmiş bulunmaktayım. Bizi arayıp bütün mesnetsiz iddiaların gerçek dışı olduğunu, kıskançlık ve husumet besleyen bazı kişilerce kendi çıkarları için ortaya atıldığını kolaylıkla öğrenebilirdiniz, sizin gibi tecrübeli bir gazeteciden bunu beklerdik.
Büyük bir gururla milletvekilliğini ve Bakanlığını yaptığım DSP'den 2011 yılında ayrıldım. Milletvekilliği ve Bakanlık yaptığım dönemlerde ve bu dönemin öncesi veya sonrasında, hiçbir gruba, kuruluşa ya da isme yakınlığım bulunmamış, siyasetteki tüm çalışmalarım tarafsızlık ve bağımsızlık çerçevesinde ilerlemiştir. DSP'nin genel başkanlığına ise hiçbir zaman aday olmadım, aday olmayı düşünmedim.
Söz konusu yazıda "Fethullah Gülen'in DSP'yi ele geçirme planı dahilinde, Gülen tarafından parti başkanlığına getirilmeye çalışıldığım, ancak aday olmaktan çekindiğim, Gülen ile yakın olduğum" şeklinde hiç bir doğruluk payı olmayan ifadeler yayınlanmıştır.
Bu nedenle aday olmaktan çekindiğim şeklindeki ifade de tamamen gerçek dışıdır. Hiçbir genel kurulda genel başkan adayı olmayı düşünmediğim gibi, 2009 yılındaki Kurultay'da Zeki Sezer Bey'i desteklediğimi de her fırsatta dile getirdim. Yazınızda adı geçen kişi ve kuruluşlar ile hiçbir alakam olmadığını da tekrar vurgulamak isterim.
Ayrıca yazıda rahmetli babam Kasım Gülek'le ilgili de gerçek dışı ve çirkin ifadeler yer almaktadır, bunların hiç biri doğru değildir. Ömrünü ülkesine adamış, ülkemizde demokrasinin gelişmesine büyük katkıları olan bir devlet adamı hakkında ortaya atılan bu tür iftiralar hakkında aile olarak gerekli hukuki adımları atmış bulunuyoruz. Yazınızda yer alan, kişilik haklarımıza saldırı niteliğinde olan gerçek dışı ifadelerin doğru olmadığı gayet rahatlıkla anlaşılabilecekken, hiç bir şekilde sorgulanmadan haber gibi yazılması gazetecilik etiği ve ilkeleriyle bağdaşmaz.
Bu haberlerin açıkça düzeltilip tekzip edilmesini ve merhum babam Kasım Gülek ve ailemiz hakkında bu ve benzer şekilde gerçeği yansıtmayan haberlerin yazılmamasını Gülek Ailesi adına talep ve rica ederim. Size iyi çalışmalar dilerim, Tayyibe Gülek Domaç"
SONUÇ: Yanlış anlamamalara yol açmamak için yorum yapmıyorum. Gazeteci doğruyu ortaya çıkarmak konusunda haber yaptığı isimleri araması mesleğimizin kuralıdır. Kendisini arayamamış olmamdan dolayı üzgünüm. Ancak gazetelerde, internette rahmetli Kasım Gülek'in 'network'una ilişkin o kadar çok yazı, yorum ve televizyonlarda yüzlerce konuşmalar yapılmışken, devlet eski bakanımız Tayyibe Gülek'in, bana mektup göndermesinin, kendisinin başarılı siyasi çalışmalarını tanık olmuş bir gazeteciye sitem olarak görüyorum ve takdirini Aziz Milletimize bırakıyorum.