ABD Başkanı Trump, yaptığı her konuşmayla dünyayı sarsıyor, gündemi altüst ediyor. Trump, "Ciddi olarak NATO'dan çekilmeyi düşünüyorum. NATO'nun her zaman kâğıttan bir kaplan olduğunu biliyordum.
Bunu Putin de biliyordu" dedi. Bu açıklama sonrası ortalık karıştı; "NATO çöküyor mu?" tartışmaları dünya genelinde yaygınlaştı. Türkiye, 1952 yılından bu yana NATO üyesi ve ittifakın en güçlü ikinci ordusuna sahip bir ülke olarak Trump'ın açıklamalarını dikkatle takip ediyor. İran savaşında destek talebini kabul etmeyen NATO üyesi Avrupa ülkelerine karşı Trump'ın öfkesi sürüyor. İran savaşından önce ABD'nin Avrupa'yı korumayacağını ve Avrupa'nın kendi başının çaresine bakması gerektiğini söyleyen Trump, ABD ile Avrupa arasında ciddi bir soğukluğa neden olmuştu. İngiltere, Almanya, Fransa ve İspanya liderlerine sert çıkışlar yapan ABD Başkanı Trump'ın açıklamaları, Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi'ni daha da kritik bir sürece taşımış görünüyor.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Trump ile yakın ilişkisi dikkate alındığında, zirveye kadar sürecek olası gerilimlerde Ankara'daki toplantıda arabuluculuk rolü üstlenmesi gündeme gelebilir. İran'ı konuşurken, NATO'nun geleceğini tartışır hale geldik. ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşta İngiltere'nin yer almaması, Başkan Trump'ı ciddi şekilde rahatsız ediyor. İngiltere Başbakanı Starmer'a yönelik tepkisi oldukça sert.
Trump, "Ona ne yapması gerektiğini söylemeyeceğim. Ne isterse yapabilir.
Önemli değil. Starmer'ın tek istediği, enerji fiyatlarını tavan yaptıran pahalı rüzgâr türbinleri. Birleşik Krallık'ın donanması bile yok" iddiasında bulundu.
Trump'ın İran savaşındaki tutumu, stratejik plan eksikliğinin sonuçlarını ortaya koymaktadır. İngiltere ise "İran savaşı NATO'nun savaşı değildir; çözüm diplomasiyle aranmalıdır" diyerek farklı bir pozisyon almıştır. Trump'ın, ittifak ortaklarına yeterli bilgi vermeden hareket etmesi de eleştiri konusudur. İran dini lideri Hamaney ve çok sayıda üst düzey yöneticinin öldürülmesiyle İran'ın teslim olacağını düşünmesi, ciddi bir stratejik hata olarak değerlendirilmektedir.
Trump, İran savaşında başarısız olursa Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nde "ABD'yi NATO'dan çekiyorum" derse ne olur? Böyle bir durumda, NATO Anlaşması'nın 5. maddesinde yer alan kolektif savunma ilkesi "Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için" kararlılığını zayıflar mı?
İran savaşının süresi ve sonucu da kritik önem taşıyor. Eğer savaş Temmuz ayına kadar sona ererse, bu durum Trump açısından da bir çıkış yolu olabilir. Daha önce Gazze'de ateşkes sürecinde rol oynayan Türkiye'nin, NATO'nun geleceğinde de etkili olması mümkündür.
SONUÇ: Türkiye, bölgesel ittifaklar çerçevesinde stratejik adımlarını sürdürmektedir. Afrika, Kafkasya ve Orta Doğu'da geliştirilen iş birlikleriyle yeni dünya düzeninin güvenlik mimarisinde aktif rol üstlenmektedir.
Bu bağlamda, Türk Devletleri Teşkilatı'nın gelecekte daha da önemli bir konuma gelmesi beklenmektedir.