CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Yeni yüzyılın stratejik gücü

Eklenme Tarihi 18 Mayıs 2026

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın son günlerde yaptığı açıklamalar, Türkiye'nin yalnızca bir güvenlik sorununu çözmeye değil, aynı zamanda yeni bir jeopolitik döneme hazırlandığını gösteriyor.

"Terörsüz Türkiye" hedefi artık sadece iç güvenlik meselesi değil; ekonomik kalkınmadan diplomatik etkinliğe, toplumsal huzurdan bölgesel liderliğe kadar uzanan çok boyutlu bir devlet vizyonunun merkezinde yer alıyor. Evet Erdoğan'ın, "Terörsüz Türkiye, 86 milyonun birliğini perçinleyecek bir hedefin adıdır" sözleri, sürecin yalnızca askeri değil, siyasi ve sosyolojik yönünü de ortaya koyuyor. Çünkü yaklaşık yarım asırdır Türkiye'nin enerjisini tüketen terör sorunu; ekonomiden demokrasiye, dış politikadan toplumsal psikolojiye kadar birçok alanda ağır maliyetler oluşturdu. Bugün gelinen noktada ise devletin tüm kurumlarıyla koordineli şekilde yürüttüğü yeni süreç, Türkiye'nin önünde tarihi bir eşik açıyor.

KÜRESEL REKABET

Terörün sona ermesiyle birlikte Türkiye'nin önündeki en büyük kazanım, stratejik enerjisini iç tehditlerden dış hedeflere yöneltebilmesi olacak. Bir dönem savunma bütçesinin önemli kısmını terörle mücadeleye ayıran Türkiye, artık kaynaklarını yüksek teknolojiye, büyük atılım yaptığımız savunma sanayiine, enerji yatırımlarına, uzay çalışmalarına ve bölgesel ekonomik projelere daha güçlü şekilde aktarabilecek. TUSAŞ'tan Baykar'a, milli savaş uçağından SİHA teknolojilerine kadar birçok stratejik hamle, güvenlik yükünün azalmasıyla daha da hız kazanacak. Türkiye, savunmada sadece bölgesel değil küresel ölçekte oyun kurucu aktörlerden biri hâline gelecek.

HIZLI ADIMLAR ATILACAK

"Terörsüz Türkiye" süreci yalnızca Türkiye sınırlarını ilgilendirmiyor.

IRAK'IN kuzeyinde ekonomik entegrasyonu artırabilecek,

SURİYE'NİN kuzeyinde güvenlik koridorunu tahkim edecek,

ENERJİ ve ticaret yollarında merkez ülke konumunu güçlendirecek,

TÜRK Devletleri Teşkilatı ekseninde yeni stratejik açılımlar geliştirecek.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın Kazakistan dönüşünde verdiği mesajlar da tam olarak bu büyük dönüşümün işaretlerini taşıyor. Çünkü Ankara sadece sınır güvenliğini konuşan bir ülke değil. Bölgesel oyun kurucu bir güç. Erdoğan'ın "Terörsüz Türkiye, Türkiye Yüzyılı'nın kilit taşı olacak" sözleri, aslında yeni dönemin stratejik özetidir. Çünkü güçlü ekonomi, güçlü diplomasi ve güçlü savunma ancak iç istikrarla kalıcı hâle gelir. Türkiye bugün; Balkanlar'dan Afrika'ya, Karabağ'dan Libya'ya, Karadeniz'den Körfez'e kadar geniş bir coğrafyada etkisini artırıyor. Eğer içeride terör meselesi tamamen geride bırakılırsa, Ankara'nın küresel ölçekte çok daha etkili bir güç merkezine dönüşmesi kaçınılmaz olabilir. Bu nedenle "Terörsüz Türkiye" yalnızca bir güvenlik projesi değil; Türkiye'nin yeni yüzyıldaki jeopolitik yürüyüşünün ilanı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "toplumsal onarım", "demokratik katılım" ve "kardeşlik hukuku" vurguları da bu nedenle dikkat çekici. Çünkü yeni süreç, Türkiye'nin içeride birlik üretirken dışarıda daha güçlü bir aktör hâline gelmesini hedefliyor.

MİT Başkanı İbrahim Kalın koordinasyonunda yürütülen süreç ve kurulması planlanan "Toplumsal Bütünleşme İzleme ve Koordinasyon Kurulu", devletin meseleyi yalnızca güvenlik eksenli değil, toplumsal bütünleşme perspektifiyle ele aldığını gösteriyor. Burada amaç, toplumsal normalleşmeyi kalıcı hâle getirmek.

SONUÇ: Türkiye uzun yıllar boyunca terörün ekonomik, sosyal ve siyasi maliyetlerini taşıdı. Şimdi ise devlet aklı, siyasi irade ve toplumsal destekle yeni bir dönemin kapısı aralanıyor.
TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN