Bir takım medya, son terör saldırılarından itibaren haber bültenlerinin neredeyse tamamını hain olaya ayırmış, bilerek ya da bilmeyerek kamuoyu önünde hem TSK hem de hükümeti güçsüz göstermeye çalışmıştır.
Haberlerinde sürekli istihbarat zayıflığından yakınan bu televizyon kanalları ve gazeteler, dünyanın en güçlü ordularından TSK'nın zor durumda kalmasına sebep olduklarını bilmelidir.
Zira bu tür yayınları ancak saldıranların, teröristlerin yayın organları, kamuoyu oluşturma, güç gösterisi adına yaparlar. Medya eğer böyle yaparsa, zaten teröristlerin isteklerini istemeden ya da isteyerek yerine getirmiş, toplumda bir kaos ortamı oluşturmuş olurlar.
Medya yöneticilerinin olayları memleket meselesi olarak görmelerini milletimiz beklemektedir.
Batı ülkelerinde medya, ülkenin geleceği ya da savaşı olduğu durumlarda hiçbir zaman bu tür yayınlarla kamuoyunu meşgul etmemekte, teröre ve onların temsilcilerine fırsat vermemektedir, Köşkteki güvenlik zirvesinden sonra yapılan açıklamada; "Basın-yayın organlarının terörle bağlantılı haberlerde halkı bilgilendirirken terör örgütünü farkında olmadan cesaretlendirici duruma düşmemeleri için daha duyarlı davranmalarının gereğine dikkat çekilmiştir" denildi.
Bu stratejinin medya tarafından yürütülmesi memleketin hayrına olacaktır.
* * *
11 EYLÜL'DE AMERİKA, LONDRA BOMBALAMASINDA İNGİLTERE NE YAPMIŞTI?
Hain terör Türkiye'de hareketlendi.
PKK'nın amacı Türk halkı üzerinde korku ve panik yaratmak. Terör örgütleri insanların korkusu üzerine iş yapar. Saldırılardan sonra panik yaratıp devletin karar mekanizmalarını acele ettirerek farklı uygulamalara yol açmayı planladıkları açık. Bu oyuna gelinmemesi gereken günlerdeyiz.
Bu tür durumlarda medyaya önemli görevler düşüyor. İnsanlarımızın bu saldırılar karşısında korkması son derece doğal. Ama bu korkuyu besleyecek faaliyetlerden kaçınılması, bu anlamda medya üzerinden yapılan yayınlara çok dikkat edilmesi gerekiyor.
11 Eylül 2001'de meydana gelen 4 yolcu uçağının çakılması, binlerce insanın ölmesi sonucu Amerika ne yaptı? Londra'da 2005'te gerçekleşen ve 54 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalama eylemleri sonucu İngiltere ne yaptı?
11 Eylül Amerika ve Londra saldırıları devasa olaylardı. Güvenlik ve medya sorumluları çok dikkatli hareket etti.
Panik içine girmeden hareket edildi. İngiltere, yıllarca terörist eylemlere sahne olmuş ve bu saldırılara karşı mücadele vermiş önemli bir Avrupa ülkesidir.
ABD'nin 11 Eylül sırasındaki ve sonrasındaki görüntüsü de ders alınması gereken önemli bir örnek teşkil etmiştir.
Terör saldırıları sırası ve sonrasında Amerikan medyası kendi üzerlerine düşen görevi lâyıkıyla yerine getirmiştir.
Dünya Ticaret Merkezi'ne yapılan saldırı sonrasında binlerce kişi hayatını kaybetmiş, yıkılan İkiz Kule'nin altından binlerce insanın cesedi çıkartılmış, ancak ne Amerika ne de dünya kamuoyu bu görüntüleri izlemiştir. İngiltere'den bir örnek: Terörist Abdullah Öcalan'ın yakalandığı dönem.
BBC Televizyonu Öcalan'ın yakalanması ile ilgili canlı yayında bir Türk profesörü konuk etmiştir. Profesöre spiker PKK ile ilgili soru yöneltir. Türk profesör, İngiliz halkına konuyu daha iyi anlaması için IRA örgütünü örnek vererek açıklamak ister. Türk Profesör örneğine başlar başlamaz yönetmen yerinden fırlayarak yayının kesilmesi ve reklâm girilmesi komutunu verir. Reklâm arasında profesöre sert bir şekilde 'kendisine PKK'yı sorduklarını ve IRA ile ilgili konulara girmemesi gerektiği' söylenir.
Çünkü terör örgütü reklâmını medyadan yaptırmayı planlar. Bu nedenle terör örgütü, sesini dalgalandırıcı olarak duyuramamalıdır.
Eğer devlet olarak büyük güç olma hedefleriniz varsa, eğer geleceğe yönelik idealleriniz varsa, devlet birçok alanı kontrol altında tutmalı, milletimiz milli birlik ve beraberlik içinde olayları takip etmelidir.