CHP'DE 6,9 şiddetinde İMAMOĞLU depremi yaşanıyor, kıyamet kopuyor. CHP'nin deprem çadırından fısıltılar siyaset kulislerine yansıyor. KILIÇDAROĞLU, Ekrem İmamoğlu'nu (Meral Akşener'e rağmen) Cumhurbaşkanı adayı yaptırmayacak. Çünkü, Murat Karayalçın kabusu yaşamaktan korkuyor. Bilindiği gibi 1989 yılında SHP(CHP) Murat Karayalçın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı oldu, görevdeyken SHP Genel Başkanlığı'na soyundu ve DYP-SHP koalisyonunun Başbakan Yardımcısı oldu. 1994- 2019 arasında da AK Partili Melih Gökçek'in elinden Ankara'yı bir daha alamadılar.
Kılıçdaroğlu'nun KARAYALÇIN KABUSU yaşamama psikolojisiyle İstanbul Belediye Başkanlığı'nı kaybetmemek için İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı yapmayacağı öne sürülüyor. Kılıçdaroğlu'nun çekirdek kadrosuna sık sık, "İstanbul Belediye Başkanlığı'nı kaybetmemeliyiz. Murat Karayalçın çok iyi bir örnek. 2024 Yerel Seçimleri'ne İmamoğlu başkanlığında girmek zorundayız" dediği belirtiliyor.
EVET. Meral Akşener, CHP'nin altını oyarken, CHP ile İP papaz olmuş durumda. Kılıçdaroğlu ve Polit Büro (Başta Teşkilat Başkanı Oğuz Kaan Salıcı) çok rahatsız.
Kılıçdaroğlu'nun Almanya'dan dönmesini beklemeden İmamoğlu- Akşener sarılması ve otobüs üzerine çıkıp, 'yangından mal kaçırır' misali Akşener ile miting yapmaları CHP'yi çok kızdırdı. Mahkeme günü sabah Almanya'ya gidip, akşam apar topar İstanbul'a dönen Kılıçdaroğlu, Saraçhane'deki tiyatroya çok kızdı.
Ertesi gün yapılan mitingde, "hiç moralini bozma. Eşine, çocuklarına, yakınlarına gülümsemeyle bak ve 16 milyon insana gülümsemeyle hizmet et. Bundan en ufak bir endişen olmasın. 16 milyon seni kucaklıyor" dedi. Bir gün sonra Halk TV'ye çıkan Kılıçdaroğlu, "İmamoğlu 16 milyon İstanbullu'ya hizmet etmeye devam edecek" diyerek mesaj verdi. Kılıçdaroğlu dün de, "Bir parti başka partinin iç işlerine karışmamalı" diyerek, Akşener'e rest çekti. Kılıçdaroğlu, Akşener'e, "Yeter artık benin belediye başkanlarımla ilgili adım atma, karar alma" dedi. Tabii ki bunu kibarca "iç işlerine karışmamalı" diye söyledi. Siyaset kulislerinde Altılı Masa'nın ORTAK ADAY çıkaramayacakları, bu durumda ÇOKLU ADAY FORMÜLÜNÜN ağırlık kazandığı daha da güçlü seslendiriliyor. Başkanlık ve Meclis seçimlerinin 30 Nisan, 7 Mayıs veya 14 Mayıs tarihlerinde yapılabileceği de konuşuluyor. 14 Mayıs konusunda beklenti yüksek, ancak Altılı Masa'da bu tarihe yönelik CHP ile İP anlaşmazlığı dile getiriliyor. İP bu tarıhe 'evet' derken, CHP 'hayır', zamanında olsun düşüncesinde. Yani Ankara'da sular ısınıyor. Muhalefet partileri hiç istemeden oturdukları altılı masadan her an kalkabilir.
SONUÇ: Türkiye yaklaşık 5 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimine kilitlenmiş durumda. Cumhuriyet'in 100. yılına girilirken yapılacak oylamayı iktidar da muhalefet de "kader seçimi" olarak nitelendiriyor. Seçim sürecinde HDPKK'nın kapatma davasında atılacak bir adımın da seçimi nasıl etkileyeceği ve hesapları da yoğunlaşmış durumda... "Kader üstünde bir kader vardır. Göklerden gelen bir karar vardır. İnşallah, 2023 seçimleri BÜYÜK TÜRKİYE-BAĞIMSIZ TÜRKİYE yolunda yürüyenlerin olacak.