CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Katiller, kansızlar

Eklenme Tarihi 08 Eylül 2015
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
Canı, cananı, bütün varlığımızı alsın da Hüda, Etmesin tek vatanımızdan bizleri dünyada cüda.
Acımız büyük, yüreğimiz yanıyor. Emperyalistlerin, istihbarat örgütlerinin attığı kemiklerle yaşayan hain terör örgütü PKK-KCK'nın, Dağlıca'da kalleş saldırısında şehit düşen vatan evlatlarımıza Allah'ımızdan rahmet diliyoruz.
Aziz milletimizin başı sağolsun.
Kansız, ruhsuz, kalleş PKK-KCK, ne zaman köşeye sıkışsa kalleşçe ve korkakça askerlerimizi, polislerimizi arkadan vuruyor. Katiller, ruhsuzlar, kansızlar, içine düştükleri aciziyetin çaresiz çırpınışı içindeler. Hain odaklar, ne yaptığınızı, kirli emellerinizi gerçekleştirmek için, içeride ve dışarıda hangi satılmışlarla beraber olduğunuzu, kimlerden aldığınız desteklerle aziz milletimizin yuvalarına, sokaklarına girdiğinizi biliyoruz. Yavaş yavaş uçuruma doğru yürüyorsunuz. KANLI HESAPLARDA BOĞULACAKSINIZ. Huzurumuzu ve kardeşliğimizi bozmaya cüret ettikçe, karşınızda tek yürek olan Türk-Kürt vatandaşlarımızı bulacaksınız.
Ülkemizin tüm katmanları düştüğünüz alçaklığın hesabını muhakkak soracaktır.
PKK-KCK cellâtları, Remzi Kartal ve Zübeyir Aydar Almanya'da. Kansız, ruhsuz, PKK-KCK kalleşleri, Cemil Bayık, Murat Karayılan, Bese Hozat, Duran Kalkan, Mustafa Karasu, Hacer Zagros Kandil'de.
Fehman Hüseyin Katil Esad'ın kollarında, Suriye'de. PKK baronları yok olmadıkça, Kandil sönmedikçe, aziz milletimizin dağlanan kalpleri huzur bulmayacaktır.
Canavarın kollarını kesmekle iş bitmeyecek. PKK-KCK canavarının beyni ezilmedikçe, Anadolu toprakları huzur bulmayacaktır. PKK-KCK katillerinin arkasındaki Almanya'yı, İngiltere'yi, Avrupa devletlerini biliyoruz. İstiklal Marşımız'da ruh bulan sözler hep aklımızda: "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar?"
PKK-KCK katillerine silah veren, koruyup kollayan Avrupa'nın, tek dişi kalmış canavar olduğunun farkındayız.
Katil, kansız, ruhsuz PKK-KCK baronları, Avrupa, istihbarat servisleri, şunu iyi biliniz ki, birliğimize, beraberliğimize, bütünlüğümüze yönelik karanlık emellerinize ulaşamayacaksınız.
Kanlı hesaplarınızın akıttığı kanda boğulacaksınız. Büyük Türk Milleti, "Ezelden beridir hür yaşadı, hür yaşayacak... Hangi çılgın zincir vuracakmış? Şaşarız.
Kükremiş sel gibidir, bendini çiğner, aşar, Yırtar dağları, enginlere sığmaz, taşarız."
Müslüman halkımızın Kurban Bayramı'nı, Kobani'yi bahane ederek 50 vatandaşımızın kanını akıtan PKK çeteleri ve HDP'ydi. Dağlıca'daki kalleş saldırıyı yapan PKK-KCK'nın kanatları altındaki Selahattin Demirtaş o günlerde yollara düşmüştü. Geçmişten bu yana şer odakların direktifleriyle hareket eden PKK'nın iplerinin şer odakların ellerinde olduğunu Demirtaş, saz çalarak, Aydın Doğan medyanın parlak ışıkları altında gizliyordu. Demirtaş taktiklerle saklasa bile, savaş isteyen, kan döken, katliamlar yapan PKK ile barışa kavuşamayacağımız aklımızın bir köşesinde duruyordu.
Yanılmadık. PKK-HDP, Suriye'de süren savaşla birlikte özerklik ilan eden Rojava'yı baz alarak Türkiye içinde harekete geçmesine karşın, Doğan-Cumhuriyet-Fethullah Gülen medyanın desteği aynen sürüyordu. Bugün Dağlıca'daki kalleş saldırıdan en çok utanacakların başında, PKK-KCK-HDP-Selahattin Demirtaş'a destek veren iç odaklar olmayacak mı?
PKK'nın hedefi neden Dağlıca? Hakkâri-Yüksekova ile Hakkâri-Şemdinli ve Dağlıca bölgesi arasındaki üçgen PKK için Türkiye sızması açısından hayati önemi sahip. Bölgenin kilidi Dağlıca-Aktütün hattı PKK'nın Dağlıca bölgesine yönelerek Hakkâri'de kurtarılmış bölge kurmak istiyordu. Türkiye, bir hudut birliği kurdu.
Çok güvenlikli karakollar yaptı. PKK-KCK'NIN KALLEŞ Baronları, bundan çok rahatsız oldu.

SONUÇ: AZİZ MİLLETİMİZ, "Yurduma alçakları uğratma sakın... Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana vaat ettiği günler Hakk'ın, Kim bilir, belki yarın belki yarından da yakın."