BM'nin Mavi Marmara soruşturmasına ilişkin son yaptığı çalışmaları ve olası sonuçlarını TAKVİM'e anlatan Dışişleri eski Müsteşarı emekli Büyükelçi Özden Sanberk "BM raporu yazılıyor, en geç mayıs ayında açıklanmasını bekliyoruz. BM'nin elinde üç rapor var. İki rapor İsrail'i suçlu buldu" dedi.
Emekli Büyükelçi Özden Sanberk, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu'nun İsrail'i uluslararası yasaları ihlal etmekle suçladığı raporun önemine işaret etti ve şunları söyledi: "Bu raporda,Türk gemisine saldırı "vahşet" olarak nitelendi ve Gazze'nin abluka altında tutulmasının da yasadışı olduğu bildirildi. Bizim raporumuzda BM İnsan Hakları Komisyonu parelelinde, İsrail suçludur.
Sadece İsrail'in raporu, insanlık dışı saldırıyı meşru savunma olarak gösteriyor." "Uluslararası gelişmeler karşısında İsrail'in sıkışıp sıkışmadığı, İsrail'in Türkiye'den özür dileme konusunda yollar arayıp aramadığına" ilişkin sorumuzu emekli Büyükelçi Sanberk şöyle cevaplandırdı: "Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu'nda (USAK) bir İsrail konferansı yaptık. İsrail'den önemli isimler geldi.
Bu isimler, İsrail'in özür dilemesi gerektiğine işaret ettiler.İsrail'in suçluluğu apaçık ortada. Sıkıştıklarını anlıyoruz.12 Haziran'da Türkiye'de genel seçim var. Seçim sonrasına kadar İsrail'in özür dilemesi beklenmemeli. Özür ve tazminat konusunun Türk hükümetinin pozisyonuna destek olacağını düşündükleri için ,böyle bir harekete girmezler. BM raporu çıkar, Türkiye'de seçim olur, ondan sonra bazı gelişmeler olması mümkün..."
İSRAİL SUÇLU
Merkezi Cenevre'de bulunan BM İnsan Hakları Komisyonu'nun Mavi Marmara raporunun İsrail'in saldırganlığını tescil ettiğini vurgulayan emekli Büyükelçi Sanberk, şu bilgiyi verdi: "BM İnsan Hakları Konseyi'nin raporu bu konuda oldukça anlamlı ifadelere yer vermiştir. İsrail'in uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve ağır insan hakkı ihlallerinde bulunduğu tespit edilmiş, yine uluslararası hukuktan kaynaklanan sorumlulukları çerçevesinde İsrail Hükümeti, özür dilemeye ve makul bir tazminat ödemeye davet edilmiştir.'' "Türkiye-İsrail ilişkilerinde bir kırılma noktası teşkil eden Mavi Marmara saldırısını soruşturmak üzere İsrail Hükümeti tarafından kurulan Türkel Komisyonu raporu, İsrail Hükümeti'nin bugüne kadar imza atmış olduğu diplomatik skandallar göz önünde bulundurulduğunda pek de şaşırılmayacak bir rapordur" diyen emekli Büyükelçi Özden Sanberk, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Yaşanan saldırı sonrasında 9 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiş, onlarca sivil yaralanmış, saldırı esnasında ve sonrasında sivillere yönelik birtakım insanlık dışı muamelelerde bulunulmuştur. Bu çerçevede Uluslararası Sivil ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin birçok maddesinin ihlal edilmiş olduğu gerek Türkiye'nin gerekse BM İnsan Hakları Konseyi'nin raporunda kayıt altına alınmıştır. Saldırı esnasında gerek uluslararası deniz hukukunun, gerekse uluslararası insancıl hukukunun ilgili hükümlerinin ağır bir şekilde ihlal edildiği, özür ve tazminat verilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Sonuç olarak gerek Türkiye'nin raporu, gerekse BM İnsan Hakları Konseyi'nin raporu ablukanın sonuçları itibariyle orantısız olduğunu, bu nedenle yasal kabul edilemeyeceğini ve en nihayetinde bu yasadışı ablukaya dayanılarak gerçekleştirilen Mavi Marmara saldırısının meşru olmadığını ifade etmiştir."
Türkiye'nin haklı çıkışları ve emekli Büyükelçi Sanberk'in açıklamalarına bakınca, son durum şudur: "Hiç şüphesiz sürecin en büyük kazanımlarından bir tanesi, yıllardır uluslararası hukuk tanımazlığı çeşitli vesilelerle ispatlanmış olan İsrail'in tarihinde belki ilk kez uluslararası baskı neticesinde kendini savunmak durumunda kalmış olmasıdır. İsrail, şunu bilmelidir ki, Türkiye ile ilişkilerin normalleşebilmesi için bir şekilde tazminat ve özür beklentilerine yanıt vermesi gerekmektedir.
Başka şansı ve yolu yoktur."