CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

İslam ordusu

Eklenme Tarihi 06 Nisan 2017
Ezilmiş , sömürülen, birbiriyle düşman yapılarak çarpıştırılan İslam ülkeleri jeopolitiğinde Büyük Lider Tayyip Erdoğan'ın var olan ve 16 Nisan sonrası var olacak özel konumunu gözden geçirmekte yarar var. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan küresel hamleler yapıyor. Büyük oynuyor. Haçlı Siyonistlerin nefeslerini kesecek hamleleri sessizce atıyor.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde Türkiye-Körfez- Pakistan üçlüsü öncülüğünde 44 İslam ülkesi (16 Aralık 2015) İslam Ordusu/İslam NATO'su bağlamında tarihi bir adım attılar. Kuruluşu deklare edilen "İslam Ordusu Koalisyonu"nun gelişmesini Cumhurbaşkanımız Erdoğan adım adım takip etti. Ediyor. Müslüman ülkelere ziyaretler, sessizce yürütülen temaslar İslam Ordusu'nun kurumsallaşması ve daha caydırıcı bir güce dönüştürülmesi bağlamında önemli kavşaklar geçildi ve geçiliyor. 6 Ocak 2016 tarihinde İslam Ordusu Komutanlığı'na, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın yakın arkadaşı, Pakistan Eski Genel Kurmay Başkanı Rahil Şerif atandı. Bu gelişmeleri Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın Körfez ve Pakistan ülkeleri ziyaretleri tahkim ediyor. Orgeneral Hulusi Akar, Müslüman ülkelerin Genelkurmay Başkanları Cidde'de bir araya gelerek, başta ABD-CENTCOM üzerinden olmak üzere, dünyanın birçok başkentine "selam" yolluyordu. İslam ülkeleri beraberliğine doğru bir gidiş vardı.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın geniş ufku ve yönlendirmesi ile 44 İslam ülkesi bir araya geliyordu.
Geleceğin İslam NATO'sunu oluşturacak bir çatı altında toplanmasına Erdoğan liderlik yapıyordu. İslam ülkeleri kendi sorunlarını kendi içlerinde çözme yolunda yürümeye başlamıştı. Dolayısıyla, bölgede oluşturulacak etkili bir "İslam NATO"su ile birlikte bölge dışı aktörlerin alana müdahalesinin önüne geçilebilecek bir atmosfer oluşuyordu. Bu bağlamda Türk ve Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin deneyimi İslam dünyası açısından büyük bir fırsat sunmaktaydı. Nihayetinde, Türkiye öncülüğündeki koalisyon; bölgesel ve küresel istikrar, barış ve güvenlik açılarından eksen oluşturacaktı. Haçlılar panikledi. Türkiyemizi işgale kalktılar. 15 Temmuz 2016 gecesi, Haçlı Siyonistlerin kuklası Fetullah cuntasını, CIA-Pentagon- NATO gladyosu olarak harekete geçirdiler.
Olmadı. Başaramadılar. 16 Nisan sonrası, GÜÇLÜ MİLLET-GÜÇLÜ DEVLETLİDER
ÜLKE paradigmasıyla yola çıkacak Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın önünü kesmek için seferber oldular. 16 Nisan sonrası, jeopolitik hamleleri anında, çok daha etkili yapabilecek bir Türkiye lideri Erdoğan'ı, 16 Nisan sandıklarında, içten ve dıştan kuşatarak, 'Hayır' konsorsiyumuyla durdurmanın hesabı içindeler.
Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın lokomotif güç olarak İslam Ordusu/İslam NATO'su bağlamında küresel oyunculuğunun İSLAM COĞRAFYASINDA farklı bir iradeyi geliştirmesinden çıldırıyorlar.
İslam coğrafyasında stratejik aklın dönüşünü hazmedemiyorlar. Papa Franciscus'un arkasında 24 Avrupa ülke liderinin toplanmasının arka planı budur.
Hayır'cı konsorsiyumun oluşmasındaki paremetrelere bir daha bakalım:
1) 16 ARALIK 2015: Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın 44 İslam ülkesini bir araya getirişi. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar'ın yakın arkadaşı Pakistan eski Genelkurmay Başkanı Rahil Şerif'in, "Teröre Karşı İslam İttifakı" komutanlığına atanması.
2) 15 TEMMUZ 2016: CIAPentagon- NATO gladyosu Fetullah'ın Haçlı zihniyeti tarafından harekete geçirilmesi, aziz milletin direnişiyle destan yazılması karşısında yaşadıkları panik.
3) 24 MART 2017: PAPA FRANCİSCUS'un arkasında kümelenen Avrupa liderleri. 16 Nisan'da Hayır çıkarmak için seferber olan Derin Avrupa-ABD odakları... Bunlar, Hıristiyan Batı'nın İslam ülkelerine ve lider ülke Türkiye'ye neden saldırdıklarını içte Kemal Kılıçdaroğlu-Deniz Baykal'ın hiç olmadığı kadar koşmasını çok iyi anlatmaktadır.

SONUÇ: 16 Nisan EVET'lerinin çok önemli bir boyutu da Müslüman ülkeleri bir ve beraber davranmaya yöneltecek Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan-Türkiye'ye güç vermektir.
GÜÇLÜ MİLLET-GÜÇLÜ DEVLET-LİDER ÜLKE TÜRKİYE İÇİN BİR VE BERABER OLALIM.
MİLLET
KARAR VERMİŞSE DEĞİŞİM DURDURULAMAZ.