Türkiye, ESAD ve Baas rejiminin yerini demokrasiye bırakmasını isterken, İran farklı düşünüyor. Esad yönetiminin devamından yana her zemini kullanmaya çalışıyor.
Süreç içinde, Türkiye ile İran, iki ayrı blokun lokomotifi gösterilirken, Azerbaycan'da Başbakan Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın bazı formüller üzerinde mutabık kalmaları uluslararası dengeleri de sarstı.
Peki, Türkiye ve İran arasındaki kanallar, Suriye sorununun çözüm yolundaki kilitlerini açabilir mi?
Olayları çok yakından takip eden bir duayen büyükelçim, "Kilidi Türkiye ve İran çözebilir" dedi ve olası gelişmeleri anlattı: "İki taraf, sorunun barışçı çözümü için bir mekanizmanın kurulması konusunda prensip anlaşmasına vardı. Bunun ismi: Üçlüler mekanizması. Üç mekanizmada da Türkiye ve İran var. Birisinde Rusya, diğerinde Mısır ve bir diğerinde Suudi Arabistan olacak. Türkiye'nin ABD'yi, İran'ın Rusya'yı ikna etmesi, Suriye kilidini çözer.'' Bunu kimler sağlar? "Şam'ın çözülmesinin anahtarı Rusya ve İran'ın elinde. Moskova'nın ikna edilmesi şart. Rusya Esad'ın arkasından ne alırsa çekilir?
Pazarlığı aylardır kapalı kapılar ardınsa zaten sürüyor. Kremlin açısından iki önemli nokta var.
Birisi: Gürcistan ve diğeri Suriye.
Tiflis, Doğu eksenine katılmadı ama Batı'dan biraz uzaklaştı. ABD'de Gürcüstan'ın Rusya'ya yakınlaşmasına pek ses çıkarmıyor. Suriye de Ruslar'a iki garanti verirse iş çözülür. Tartus'un Rusya kontrolü ve Suriye'nin Doğu Akdeniz'deki petrol ve gazın, Kıbrıs Rumlar'ı ile paralel işletilmesinde Ruslar'a garanti verilmesi. Yani Doğu Akdeniz'den Avrupa'ya gidecek gazın kontrolünün Rusya'da bulunması.'' Amerika Ruslara, "Evet" derse sonuç ne olur? "Esad ve ailesinin geleceği Rusya tarafından garanti edilir. Bu garantinin arkasında da ABD yerini alır. Esad gider, Suriye bölünmez. Esad'ın cinayetlere katılmayan adamlarının içinde olacağı yeni geçiş yönetimi oluşur."
Rekabet hiç bitmemiştir
"Rusya'nın paralelindeki İran" analizi doğrultusunda, Türkiye-İran ilişkilerine bir göz gezdirelim: Türkiye ile İran arasında hiçbir zaman kesilmeyen işbirliğine rağmen "rekabet" hiç bitmemiştir ve bitmeyecektir. Tarihe bakarsak, iki ülke ilişkilerinde 500 yılı aşkındır devam eden rekabetin esas nedeni jeopolitiğin zorlamasıdır.
Nitekim Osmanlı-İran savaşlarının nedeni Şii-
Sünni mücadelesinden ziyade, İran ile Osmanlı İmparatorluğu'nun Azerbaycan, Doğu Anadolu ve Mezopotamya bölgesinde üstünlük kurma mücadelesi olarak görünmektedir.
1920'lerden sonra hem Türkiye ile İran arasındaki jeopolitik rekabet düzeyi düşmüştür. Bunun nedeni, tarihte iki ülke arasında jeo-politik çatışmaya yol açan Irak ve Azerbaycan'ın yeni Türk Devleti'nin ve İran sınırları dışında kalmasıdır.
İhtilaflı iki konu
Son dönemlerde, jeo-stratejik rekabet/ihtilaf iki konu üzerinde yoğunlaşmış görünüyor.
Birincisi: Bu ihtilaf noktalarından birisi Kuzey Irak ve PKK sorunudur.
Körfez Savaşı'nı (1991) müteakip Kuzey Irak'ta oluşan otorite boşluğu ve "Kürt devleti" nüvesinden hem İran hem de Türkiye rahatsız olmuştur. ABD ordusunun çekilmesinden, Irak Başbakanı Maliki-İran beraberliği, Türkiye-
Barzani işbirliği yeni bir dengeyi yaratmıştır. İran-Maliki (Irak)-Esad (Suriye) zinciri ve İran sınırından gelen PKK saldırıları ve zaman zaman saldırganların İran'a geçmesinin yanı sıra bazı itirafçıların İran ile ilişkilerini açığa çıkaran ifadeleri Türkiye'yi rahatsız etmektedir. Türkiye, İran'ın yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve PKK'ya desteğini sürdürdüğünü düşünmektedir. İkincisi: İran'ın kuzeybatı bölgesinde yoğun olmak üzere 20-25 milyon civarında Azeri var.
İran bundan her zaman korkmuştur. Türkiye'nin Kuzey Irak'ta Kürtler üzerinde nüfuzunu artırması, bu sayede İran'ın Batı Azerbaycan'a daha yakın olması ve bunun Türkiye'nin "Güney" Azerbaycan'a muhtemel müdahalesini kolaylaştırabileceği endişesidir.
SONUÇ: Bir ilginç gelişme gelecek yıllarda karşımıza çıkıyor. 2013 Türkiye'de "İran yılı", 2014 de İran'da "Türkiye yılı" olacak. Yani Türkiye ve İran, önümüzdeki iki yılın yaratacağı iklimle, Ortadoğu olaylarında daha aktif olacak demektir. Türkiye'nin yakın coğrafyada lider olacağına işaret etmektedir.