Suriye ordusu, muhalif hareketin doğduğu Dera'ya girdi, Ürdün sınırı kapatıldı.
Dera, Osmanlı'nın Havran Mutasarrıflığı'nın merkezi, Suriye'nin Ürdün ile İsrail sınırına yakın bir şehir. İngiliz casusu Lavrence'in Osmanlı Mutasarrıfı tarafından tecavüze uğradığını iddia ettiği belde. İngiliz casusu Lawrence'in Suriye üzerinde hayaletinin dolaştığını gösteren işaretlerin sayısı artarken, muhalif hareketlerin arkasında Amerika, İngiliz ve İsrail'in gizli ellerinin bulunduğu net biçimde ortaya çıkıyor.
Kapalı kapılar ardında, tehlikeli bir senaryonun konuşulduğu, Suriye'nin üçe bölünmesi tartışmalarının yapıldığı belirtiliyor.
Selefiler'in Dera'da, Aleviler'in Mezze Cebel'de, Kürtler'in Rüknettin'de çatışmalar içine girdiği sırada Suriye'de Esad rejiminin, dönülmez yola girdiği açıkça vurgulanıyor.
Ortadoğu ve Kuzey Afrika olaylarının, domino teorilerine uygun gelişmelerine bakarak 'domino taşı'nın Suriye'de düşüp düşmeyeceği konusunu, Türkiye'nin iki tanınmış stratejisti Prof. Dr. Sedat Laçiner ve Prof. Dr. Mahir Kaynak, TAKVİM okurları için analiz etti.
TÜRKİYE İZİN VERMEZ
Çanakkale Üniversitesi rektörü Prof.Dr. Sedat Laçiner: Ortadoğu'da Sünni blok ağırlık kazanıyor. Bu İran'a karşı güçlü denge demektir. Esad, dönüşü olmayan yola girdi.
Türkiye kilit ülke konumunda. Gelişmeler Türkiye'nin tarihe damga vurma noktasına yaklaştığını gösteriyor. Bir tarafta diktatör, bir tarafta dış destekli ayaklanmalar var. Türkiye çok hassas bir konumda. Taraf tutamaz, denge gücüyle devrede olur. Suriye'yi parçalamak için İsrail her planın içinde. Suriye'deki gelişmeler, Lübnan'ı, Filistin'i, Hamas'ı, Hizbullah'ı çok yakından etkiler. Dengelerin İsrail lehine değişmesine Türkiye izin vermez.
Onun için, Suriye'nin parçalanmasına müsaade edilmez. Suriye olayının derinliğinde Sünni blok ve Kürtlerin pozisyonu çok önemlidir. Irak'a, İran'a ve Türkiye'ye etkisi olacak böyle bir problemde bölgesel güç ve denge unsuru olan Türkiye'nin ciddi müdahaleleri olacaktır" dedi.
BAŞKAN ESAD GİTMEZSE
MİT eski Daire Başkanı Prof. Dr.Mahir Kaynak ise, yaşanan gelişmeleri şöyle değerlendirdi: Suriye'de İngilizler çok etkili. Esat gitmezse, Suriye bölünür. Irak'ta baas tasfiye edildi, şimdi Suriye'de tasfiye edilecek.
Ortadoğu haritası değişecek. Bazı küçülmeler ve bütünleşmeler olacak. Esad giderse, Sünni bir yönetim gelir, bölünme olmayabilir. Ama Esad gitmezse, küçülme söz konusu olur.
Suriye üzerinde İngilizler'in etkisi güçlüdür.
Irak'ta Baas'ı tasfiye ettiler, şimdi Suriye'de tasfiye edecekler. Amerika, Suriye'de bu hükümeti devirip burada Sünni bir hükümet kurmak istiyor. Suriye'nin yüzde 80'i Sünni. Ama iktidarda başka bir mezhep var. Gelişmeleri, ABD Irak'tan çekilmesi sonrası bölgenin nasıl şekil alacağının dizayn edilmesi olayı olarak görmeliyiz. ABD Irak'tan çekilince bölgede kontrolü kim sağlayacak? İran'ın bertaraf edilmesi çalışmaları yürütülüyor. Suriye rejimi düşerse, plan yürüyor olacaktır. Suriye'de yeni yönetim Sünni bloka güç kazandıracağı için Türkiye'nin ağırlığı artacak. Türkiye gelecekte bölgesel entegrasyonlarla büyüme şansını yakalayacaktır."
Ortadoğu'da, "Yahudi-İslam" mücadelesinin yerini "Sünni-Şii" dengesinin alacağını belirten Kaynak, şu öngörülerde bulundu: İsrail büyük güçler tarafından Ortadoğu'da kullanılan bir araçtı. Bölgedeki ülkelere düşman olması ve böylece İslam aleminin başka düşman aramasına gerek kalmaması için hedef tahtasına oturtulmuştu. Türkiye İsrail'e yönelik tavrıyla hem İran'ın rolünü ele geçirdi hem de çok daha geniş yelpazede taraftar topladı. Ortadoğu'da kurulmakta olan Sünni-Şii dengesinde Suriye'nin önemli yeri vardır. Lübnan'a kadar uzanan gelişmelerin altında Suriye'deki rejim değişikliği yeni gelişmelere yol açacaktır. Türkiye bu yeni dengenin etkili aktörü olacak."
Görünen şu: Suriye dönülmez yolun eşiğinde. Temennimiz odur ki; Suriye'nin Libya olmamasıdır, Irak olmamasıdır, Afganistan olmamasıdır.