Erdoğan veda konuşmasına, "Sizlerden helallik istiyorum.
Eğer milletim yetki verir, beni cumhurbaşkanı seçerse, bu benim bu kürsüden sizlere yaptığım belki de son konuşma olacak. Önemli olan baki kalan bu kubbede hoş bir sada bırakmak. İnanıyorum ki biz bu salonda ve bu kürsüde hoş bir sada bıraktık" diyerek başlamıştı. Salonu dolduran AK Partililer ayağa kalktı, "Helal olsun" diye bağırıyordu. Erdoğan bir nefes aldı. Ağzından, "BELKİ DE SON KEZ hitap ederken bu kürsü aracılığıyla, sizlerle birlikte olamayacağım, buradan sizlere hitap edemeyeceğim" sözleri çıkınca, salon ağlıyordu. Kolay değildi. Cumhurbaşkanı seçildiği anda partisinden ayrılmak zorunda kalacaktı. Evladından ayrılmak gibi bir duyguydu bu. Erdoğan'ın da gözleri yaşardı. Ses telleri titrerken, devam etti: "BU KÜRSÜ TARİH YAZDI. Bu kürsünün bu salonun nabzı, bundan sonra da sadece ve sadece hak ve millet için atacak. Canımız, kanımız, şerefimiz bildiğimiz bu kürsü bu grup millet için hizmet üretmeye devam edecek. Bu kürsü her zaman milletin kürsüsü oldu. Bu kürsü tarih yazmakla kalmadı, tarihi bizzat inşa etti, tarih yazdı. Bu kürsüden kimi zaman acı hadiseler paylaştık, kimi zaman güldük, kimi zaman gözyaşlarına hâkim olamadık. Canımız bildiğimiz bu kürsü bu grup var olduğu müddetçe hakkı haykırmaya, millet için hizmet etmeye devam edecek. Bu kürsüde tecelli eden üslubun, dilin ebediyen var olacağına yürekten inanıyorum. HAKKINIZI HELAL EDİN. Eğer milletim yetki verir beni seçerse, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı olursam, bu benim bu kürsüden sizlere yaptığım belki de son konuşma olacak. Her zaman söylediğim gibi bana sizler gibi yol arkadaşları nasip ettiği için Rabbime hamd ediyorum. Belki de veda ederken bu kürsünün onurunu ve aziz hatırasını da sarsmadan taşıyacağımı bilmenizi istiyorum. Bir kez daha sizlerden helallik diliyorum, bir kez daha Rabbimin sizlerden razı olması için dua ediyorum..." Salon hüzünlüydü. Gözler yaşlıydı. Duygular yüksekti. Ayağa kalkan milletvekilleri, mücadele insanları Lider Erdoğan'ı sonu mutlu bitecek, Cumhurbaşkanlığı gibi kutsal millet görevine gönderse de hüzünlüydü.
Veda konuşmasını yaptıktan 18 gün sonra, büyük lider Erdoğan, aziz Türk milletince ilk kez kendi elleriyle Cumhurbaşkanı seçildi.
Takvim yaprakları 2 Ağustos 2017'yi gösteriyordu. 33 ay sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tekrar yuvasındaydı.
AK Parti Genel Merkezi'nde, babanın evladıyla buluşmasını takip ederken, aklımdan Erdoğan'ın Meclis AK Parti Grubu'nda yaptığı veda konuşması, duygu yüklü sahneler bir film şeridi gibi geçiyordu...
SONUÇ: 16 Nisan'dan sonra bir başka Türkiye, bir başka siyaset süreci var. Aziz milletimiz, 16 Nisan'da ayrılığa son verdi. Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı artık partisinden ayrılmayacak. Baba ile evladı bir daha ayrılmayacak. Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın dönüşü, AK Parti'nin siyasal değişimin motoru olma konumunu bir kez daha kazanması anlamına geliyor.
Erdoğan'ın özgüvenli, yerli ve milli ruh ve felsefesi, adım adım Anadolu topraklarında yayılıyordu, şimdi sınırları aşarak gönül coğrafyamızın da çeperlerine ulaşacak. BABA VE EVLATLARININ, 80 MİLYONU KUCAKLAYARAK BERABERCE SÜRDÜRECEKLERİ DEMOKRATİK DEĞİŞİM VE BÜYÜK TÜRKİYE YÜRÜYÜŞÜ KUTLU OLSUN .