Arkadan, CHP bileşenleri, Marksist sol, sosyalistler, beşinci kollar ve sol sosyal medya harekete geçti. "AK Parti seçime hile karıştıracak, şayet istenen sonuç çıkmazsa Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan seçimi iptal edecek" diye bir yerlerini yırttılar. Seçimden önce yapmadıkları namussuzluk kalmadı.
Trafolarda kedi arama ekipleri bile kurdular. Ne oldu? 7 Haziran'da sadece; tek başına bir hükümet çıkmasını sağlayacak zihin karışıklığı sağlandı.
Kaybeden muhalefet, 'kazanmış' gibi ortaya çıktı, "Demokrasi kazandı, Türkiye kazandı" nutukları atmaya başladılar.
Sahillerde şampanyalar patlattılar. Seçim sonucu bir gerçeği gördük. Muhalif ruh'un hiç değişmediğini. Dünlerde de, "Yıkım koalisyon"u aynı şeyleri yapmıştı. Merhum Adnan Menderes'i darağacına göndermek ve 27 Mayıs darbesine yol açmak için "Öğrenciler kıyma makinelerinden geçiriliyor" tezviratını utanmadan yapmışlardı. Yalan dolanla, Namık Gedik'i intihar ettirmişler, Hasan Polatkan'ı, Fatin Rüştü Zorlu'yu ipe göndermişlerdi. Turgut Özal'ı Çankaya'da hapsetmek için, DYPSHP kabinesi az uğraşmamıştı. Merhum Erbakan'ı İsrail'in organize ettiği 28 Şubat darbesiyle Başbakanlıktan uzaklaştırmak için terbiyesiz manşetler attırmışlardı.
7 Haziran'a giderken, dört bir koldan milletin adamı Tayyip Erdoğan'a diş geçirmeye çalıştılar. Seçimde güçleri yetmedi. Ona rağmen, Beştepe'de halkımızın seçtiği Cumhurbaşkanı'nı kuşatmak için şamataya devam ediyorlar. Hele hele, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu'nun, "Yüzde 60'lık blok"tan bahsetmesi, sanki bir "cephe" kurmak istemesi, adeta "savaş tamtamları" çalması, çok düşündürücüdür. Bu fikri veren CHP strateji grubu Benenson'sa, tam bir NEO-CON ruhçuluğudur. 7 Haziran seçiminin galibi, hiç kuşkusuz AK Parti'dir. İç ve dış odakların kurduğu ittifak karşısında ezilmemiş, yüzde 41 oyla vatanın omurgası olduğunu ispat etmiş, tekrar birinci parti olarak zirvedeki yerini korurken, yeni iktidar formüllerinin temel direği olmuştur.
Yahudi sermayeli İngiliz-Amerikan medyasında aziz milletimizin yüzde 52 oyla Beştepe'ye çıkardığı Erdoğan için söylenen "Selahaddin'in önü kesildi" lafları gerçekte kimlerle mücadele edildiğini, derin planlarla yapılan hamlelere rağmen, OMURGANIN NASIL KORUNDUĞUNU göstermesi bakımından anlamlıdır.
YÜZDE 52'YE MAYDANOZ OLANLARA BAKINIZ: Muhalefetin, âdeta ülkemizin 10 Ağustos 2014 seçimleri yapılmamış gibi davranmasına ne demek lazım? Cumhurbaşkanımız, her fırsatta "Egoları kenara bırakıp, ülkeyi hükümetsiz bırakmayın" diye çağrı yapıyor ama nafile.
Muhalefetin Beştepe'ye saygısızlığı bitmek bilmiyor. Bu tuzağı anında gören Başbakan Davutoğlu, "Cumhurbaşkanı'nı hedef alan her şey bizi de hedef almıştır" demek suretiyle tavır ortaya koydu.
BİR DAHA, BEŞTEPE'NİN ANLAM VE ÖNEMİ: Beştepe, AK Parti'nin siyasi tarihinin yönünü değiştirmesidir. Milletin kalesinin bürokratik oligarşinin vesayetinden kurtarılmasıdır. BÜYÜK TÜRKİYE BAYRAĞI'NIN dalgalandığı yerdir.
SONUÇ: BİN YILIN SELAHADDİN EYYÜBİSİ SON METRODA DURMADI, MOLA VERDİ. İSRAİL'DE ŞAMPANYA PATLATILSA DA, NEW YORK'TA, LONDRA'DA BARONLAR DERİN PLANLAR YAPSA DA... KUTSAL YÜRÜYÜŞÜ KİMSE DURDURAMAZ. BEŞTEPE'Yİ PASİFLEŞTİRMEYE KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ.