Ömer Özkaya, Turguie Diplomatigue'in dünyanın önde gelen stratejik kuruluşlarının başta gizli CIA olarak bilinen Strafor, Rus Global Affairs, İngiliz düşünce kuruluşu Chatham House, Fransız İPRI, Mısır El Ahram Gazetesi'nin analizlerini Türkçeye çevirdiklerini belirtti, bu analizler doğrultusunda gelişmeleri daha iyi okuma imkânı bulunduğunu vurguladı.
PETROLSÜZ ÜLKELER
Ömer Özkaya, "Ortadoğu'daki olaylar şimdilik 'petrolsüz' ülkelerde. Fas, Tunus, Cezayir, Mısır, Bahreyn" dedi ve olayların arka planını şöyle analiz etti: "Bu ülkelerin coğrafi konumlarına baktığımızda, adı geçen ülkelerin, uluslararası su yollarını kontrol ettiğini görüyoruz. Yani adı geçen bu ülkelerdeki olaylar, dış bağlantılı ve uluslararası su yolları Cebelitarık Boğazı, Süveyş Kanalı ve Hürmüz'ün kontrolü amaçlı. Eğer olaylar, petrolü olan ülkelere, yani Kuveyt, Suudi Arabistan ve BAE'ye sıçrarsa bunun anlamı başka olacaktır.
Çin, enerji ihtiyacının yüzde 80'ini Süveyş ve Hürmüz'den, Küresel Sermaye ile ortak hareket eden Japonya ise enerji ihtiyacının yüzde 85'ini Hürmüz'den karşılamaktadır."
Ömer Özkaya, "Ortadoğu'daki olaylar, Avrupa ve Çin'in arasına bir duvar örme operasyonudur" derken, Türkiye'nin pozisyonunu anlattı: "Bu mücadelede Türkiye, Avrupa'nın değil, ABD-Rusya ikilisinin yanında yer almayı seçmiştir. Bugün, ABD, Rusya ve Türkiye üçlüsü, Avrupa-Çin ittifakına karşı ortak hareket ediyorlar. Çin'i ABD'nin karşısına dikilecek kadar güçlü yapan Avrupa'dır. Küresel sermaye Çin'i üretim üssü yaparak iki ciddi sonuç sağladı: Çin'i güçlendirmek ve ucuz Çin mallarıyla, dünya çapında milli sermayeleri iflas ettirmek. Avrupa için de Süveyş Kanalı ve Cebelitarık Boğazı, hem enerji ihtiyacı için hem de ürettikleri malların dünya pazarlarına çıkmasında hayati öneme sahiptir. Avrupa için, dünya pazarlarına ulaşmada önemli bir diğer kanal da Tuna nehridir. Moldova'daki olaylar üzerinden, bu çıkış da Avrupa'ya kapanabilir."
GİZLİ PLANLAR
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Ömer Özkaya, önümüzdeki dönem için yapılan plandan bahsetti, şunları söyledi: "Türk Cumhuriyetleri ve Arap ülkelerinden sermaye gelecek, ABD teknolojiyi verecek ve Türkiye, Afrika, Kafkasya ve Ortadoğu için üretim üssü yapılacak. Bu plan, Avrupa'nın pazarını ele geçirme maksatlıdır.
Yavaş yavaş enerji geçiş yolları ve pazarlarının siyasi kontrolünü kaybetmekte olan Avrupa için sıkıntılı günler başlamıştır. Avrupa için daha acı olan ise şudur:
Mercedes ya da Rover, dünyanın en iyi otomobilini yapabilmekte ama çocuk yapamamaktadır.
Ortadoğu'nun siyasi açıdan kontrolüne karşı Çin, enerji ihtiyacının temini için giderek Afrika'ya kayıyor. Devler arasındaki mücadele de Afrika'ya kayacak."