CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Demokrasilerde maharet seçilmek değil seçmektir

Eklenme Tarihi 28 Kasım 2009
Başbakan Erdoğan, il başkanları toplantısında, "Demokrasilerde seçilmek maharet değildir seçmek maharettir. Sadece seçmede başarı olduğu anda bir ülke aydınlık yarınlara çok daha iyi gidecektir'' demişti.
Başbakanın bu sözleri, tarihi gerçekler ile örtüşüyor. Demokrasilerde seçmek maharettir. Bunun da ismi, mahir olan millettir.
Milletimize, "çarıklı erkân'ı harp'' denmiştir. Anlam hacmi oldukça geniş bu söz, Türk insanının zorlu tecrübelerle bütün bir ömür kazandığı deneysel birikimleri, zihinsel kıvraklığı anlatır. Millet seçmesini bilir, kendisini temsil edecek olanı bilir.
Elbette, seçileceklere de bakar, kendine yakın mı? Millet için çalışacak mı? Geçmişi, ailesi, çevresi, kadrosu seçimini etkiler.
Burada önemli olan, iyiyi seçmektir, maharetini gösterir. Milletimiz maharetini 1950'den beri hep gösterdi.

Büyük mesaj

Türk milleti seçimini nasıl yapıyor?
Seçimlere bakınca, bir derin akıl, yorum, anlayış hemen görülür. Milletin terazisini nasıl başarı ile kullandığı anlaşılır. Her seçim sonucu, "büyük mesaj" anlamındadır.
Demokrasi tarihimize bakarsak, milletimizin kuyumcu hassaslığını görürsünüz. Öyle kararlar verir ki, "tam ayar" manasındadır. O'nları aynı duyguda, aynı hedefte görmek, bir "siyaset dersi" özelliğini taşır.
Türkiye, 1946 yılında çok partili demokratik rejime girdi..
1950 yılında sandık milletin geleceğini belirledi. "Yeter artık söz milletin" parolası, bu demokratik devrimin ismi oldu. 1950 seçimlerinde, tek parti devrine son verdi, rahmetli Adnan Menderes'i tek başına iktidara getirdi. 1969 seçimlerinde, 27 Mayıs ihtilalini tasfiye ederek, Adalet Partisi'ni ve Süleyman Demirel'i iktidara getirdi. 1973 ve 1977 seçimlerinde, 12 Mart muhtırasına meydan okuyan rahmetli Bülent Ecevit'e yöneldi.
1984 seçimlerinde , 12 eylül askeri yönetimine rağmen, sivilleşmeyi sağlayarak rahmetli Turgut Özal'ı seçti.
1991 seçimlerinde Özal sonrası, Mesut Yılmaz'ı kendisine yakın bulmadı. Demirel ve rahmetli Erdal İnönü denemesini yaptı. 1995 seçimlerinde, milli görüş reflekslerini çalıştırdı. Sıra Necmettin Erbakan'da dedi.
2002 seçimlerinde, koalisyon partilerinin pasifliğine, ekonomiyi batıran yönetim anlayışına ve 28 Şubat post modern darbenin sonuçlarına tepki gösterdi.
Bazı eski partileri sandığa gömdü, Yeni kadrolarla takviye ettiği partisini kuran Tayyip Erdoğan'ı seçti.
2007 seçimlerinde, Abdullah Gül'ü seçtirmeyenlere tepki gösterdi. Erdoğan'a yüzde 47 oy verdi.
1946'dan 2007'ye kadar yapılan genel seçimlerde, CHP'yi tek başına iktidara hiç getirmedi.
Bunun anlamı yok mu?

Sıra 2011 ve 2012'de

2011 ne olacak? Demokratik açılıma ve yeni anayasaya karşı çıkanlara karşı oylarını kullanacaktır.
Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 2012'de cumhurbaşkanını bizzat kendisi seçecek. Bunun için kuyumcu gibi olacak, ince eleyip sık dokuyacak, maharetini gene gösterecektir.