TÜRKLERİN ASIRLAR BOYUNCA KURDUĞU 17 DEVLET DIŞTAN DEĞİL, İÇERİDEN YIKILMIŞTIR.
Bu tarihi gerçekten bakarsak, 17'inci Türk Devleti asla dıştan yıkılamayacaktır.
En büyük tehlike içeriden yıkma teşebbüsleridir. TÜRKİYEMİZİ 'İÇERİDEN YIKMA'ya yönelik 4 boyutlu projeler uygulanmaktadır.
BİR ) Halkımızın oylarıyla Türkiyemizin Cumhurbaşkanlığı'na seçilen Tayyip Erdoğan'ı zayıflatma-iş yapamaz hale getirme.
İKİ ) Cumhurbaşkanımız Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun arasını açarak, Türkiye'nin çimentosu AK PARTİ'Yİ PARÇALAMAK.
ÜÇ) ETNİK VE MEZHEPSEL FAY HATLARINI KIRARAK, BİRLİK VE BERABERLİĞİ BOZMAK.
DÖRT) BAĞIMSIZ 17 İNCİ TÜRK DEVLETİ, TÜRKİYE CUMHURİYET'İNİ PARÇALAMAK.
Bu dört proje iç içe geçirilerek, birbiriyle paralel biçimde yürütülürken, derin ittifaklar-hainler buluşmasıyla organize edilen taşeronlar kullanılmaktadır.
TÜRKİYEMİZE HAYÂSIZCA AKIN 2013 YILINDA HIZLANDIRILDI. 'KÜRESEL AKTÖR TAYYİP ERDOĞAN'I YIKMAK, AKPARTİ'NİN TEK BAŞINA İKTİDARINA SON VERMEK' projesinden menfaatler uman muhalefet parti-örgüt ve organizasyonları bir araya getirdiler. Yahudi sahipli Batı medyası, ABD-Alman-İngiliz-Fransız istihbarat servisleri, Batıya eklemlenmiş Türk Baronları-sermayesi- medyası destekli İTTİFAK (DOĞAN-Cumhuriyet-Fethullah Medya), Muhalefet (CHP-MHP-HDP), taşeronlar (PKK-KCK-HDP-PYD-DHKP-C- Marksist Leninist kuruluşlar) yollara düştü.
Taksim-Gezi'de gençleri, 17 -25 Aralık'ta Fethullah Gülen cuntasını, Kobani bahanesiyle Kaos militanlarını, 7 Haziran öncesi Doğan medya lambaları altında Demirtaş projesini, 7 Haziran sonrasında PKK-KCK-DHKP-C eşkiyalarını kullanarak, Türkiyemizi kuşattılar. AK Parti, Türkiye'nin çimentosuydu. AK Parti zayıflarsa, Türkiye zayıflardı.
Derin İttifak ve bileşenleri 'Erdoğansız Kongre'yi heyecanla bekliyorlardı.
Çok umutlulardı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun arasını açarak, Türkiye kalesini ele geçireceklerini sanıyorlardı.
Yine çöktüler. Yine şaşkınlık içindeler.
Düşündükleri olmadı. Statükocular, AK Parti'yi içten yıkma denemelerinde başarılı olamadılar. Yeni Türkiye liderliği Erdoğan-Davutoğlu sinerjeyle kutlu yürüyüşü sürdürüyor.
AK Parti Kongresi'nden, 2001 ruhuyla 'kutlu yürüyüşe devam' kararı çıktı.
Büyük Türkiye'ye inanç çıktı. Bu ruhun temelinde, BİRLİK-DİRLİK-KARDEŞLİK vardı. 'İlk günkü aşkla' son derece anlamlı bir şekilde kodlanan konseptin in temellerinin sağlamlaştırılması kararı çıktı.
Birlikten doğan sinerjili bir AK Parti'yle Türkiyemiz, yeniden siyasal ve toplumsal değişim sürecine sahne olmaya adaydır.
Değişimi doğru okuyan, bu değişime öncülük eden liderler 2001 ruhuyla köklü demokratik değişimlere öncülük edecekler. Yeni politikalarla AK Parti Türkiye'nin çimentosu olmayı sürdürecektir.
SONUÇ: Yeni Türkiye Liderleri Erdoğan-Davutoğlu'nu 7 Haziran'da yıkamadılar. Şimdi 1 Kasım için topyekûn saldırıyorlar. Ama bilmiyorlar ki, Aziz Milletimiz kenetleniyor. BİRLİK-DİRLİK-KARDEŞLİK diyen kadroları yeniden göreve getirmek için hazırlanıyor.
Türkiyemize karşı başlatılan hayasızca akınları durdurmak için sabırla bekliyor.
AZİZ MİLLETİMİZİN HİZMETKÂRI OLAN, DAMARDAN HİZMET EDEN KADROLARIN ZAFER YÜRÜYÜŞÜ KUTLU OLSUN.