Türkiye, 2007 yılından itibaren, bu alandaki boşluğunu kapatmak için önemli adımlar attı. Arka arkaya kurulan stratejik araştırma kurumlarından bazıları isim yaptı, ağırlık kazanmaya başladı.
Bunlardan birisi de Uluslararası Stratejik Araştırma Kurumu'dur.
USAK Koordinatörü Prof.Dr.
Sedat Laçiner'le son günlerin iç ve dış olaylarını konuştum. İşte olaylara stratejik bakışlar:
CHP'nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Prof.Dr. Laçiner: Gidişat iyi değil. Seçime yaklaşıyoruz, süre daraldıkça ve anketler CHP'nin henüz beklenen fırlamayı yapamadığını gösteriyor. Zaten, seçimlere 3 ay kala bir partinin 10-
15 puanlık zıplamalar yapması pek mümkün değildir. 'Baykal Kaset Skandalı'nı hala çözememiş bir CHP kendisini yenilemekte zorlanıyor. CHP ortada bir cinayet, çok sayıda silah ve patlayıcı ile suçu kanıtlayan sayısız ses kaydı ve belgenin bulunduğu bir Ergenekon davasına bu kadar taraf olur ise adı geçen örgütlenme öncelikle CHP'yi yutar.
Ortadoğu olayları
Ortadoğu gelişmeleri nereye kadar uzanır?
Prof.Dr. Laçiner: Ortadoğu coğrafyasında yaşananlar, 1900'lü yıllardaki Osmanlı imparatorluğu hinterlandında yaşananların tekrarı gibi. O dönem İngiliz ve Fransız casusları karşı olayları örgütlerken, şimdi de ABD, İngiliz casusları devrede. Bahreyn'den, Yemen'e, Mısır'a kadar Arap dünyası bugüne kadar görülmemiş bir kaynama içinde.
Başbakan Erdoğan Davos'ta İsrail Devlet Başkanı Şimon Peres'e 'dur' derken aslında beyinlerdeki İsrail'in dokunulmazlığını da yıktı. Türkiye, adeta İsrail'in suç işleme özgürlüğünü ortadan kaldırdı.
İslam'ın kapitalizm ve demokrasi ile çeliştiği kanaati Türkiye sayesinde kırılmaya başladı. Ve Araplar kendilerine sormaya başladılar, "Neden olmasın.
Eğer Türkiye başarabiliyorsa neden biz de başaramayalım?".
Analizlerinizde "Ergenekon-Ortadoğu hattı" kuruyorsunuz, bu ne demek?
Prof.Dr. Laçiner: Yeni Türkiye sınırlarını zorlayıp, zincirlerini kırarken bu gelişme Batı'da ve Ortadoğu'da bazılarını rahatsız ediyor. Bu durum Eski Türkiye aktörleri ile dışarıda rahatsız olanları doğal müttefik haline getiriyor. Bu bağlamda Ergenekon ve diğer davaların dış bağlantıları ile okunması bir zorunluluk. Örneğin CHP'de Baykal'ın kaset ve şantaj yoluyla devrilmesini sadece bir iç gelişme sananlar çok yanılırlar. Veya PKK'nın, Kürt sorunu çözüm yoluna girmişken tehditler yağdırmasını sadece Öcalan veya yerel dinamiklerle anlamaya çalışanlar da yanılır. Londra'da çıkan bir haberi takip ederseniz yolunuz Ortadoğu'da bir başkente, oradan da İstanbul'daki bir 'oda'ya çıkabilir. Yaşadıklarımız sadece hukuk ile açıklanabilecek türden değil. Bir ülke devleti ve milletiyle ayağa kalkıyor, kendisine içeride ve dışarıda giydirilmek istenen deli gömleğini adeta parçalıyor. Bunu sadece bir savcının veya bir hakimin başarabilmesi ise mümkün değil.
Başka bir deyişle Silivri'de olanlar eninde sonunda Bingazi sokaklarını etkiliyor. Mavi Marmara saldırısının sonuçları karşımıza bir Ergenekon Operasyonu olarak çıkabiliyor.
Türkiye'nin ayağındaki prangalar kırılabilir mi?
Prof.Dr. Laçiner: Türkiye'nin ayağındaki prangaları kırmaması için yabancı ülkelerin desteği ortada. İsrail ve ABD'de neocon'lar Ergenekon'un arkasında, dış istihbaratların da pozisyonları çözülüyor. Ordu ve Mit, Ergenekon gerçeklerinde olaya farklı bakmaya başladı, dış irtibatlar çıkıyor, Beşiktaş adliyesi tek başına bu işi çok ileriye götüremezdi, MİT ve Ordu arkasında olursa iş çözülür, düzen yıkılır. Türkiye'deki değişim küresel etkileri olan büyük bir depremi tetikliyor. Ve Eski Türkiye'nin yargıdaki, medyadaki, iş dünyası ve siyasetteki uzantıları dışarıdaki rahatsızlarla işbirliğini son çare olarak görüyor."