"Büyük devletin düşmanı olur" dedi.
Çok derin anlamlar var bu ifadede.
Sorun sadece Suriye değil.
Komşularımızdan İran da var önümüzde...
Kimsenin aklına gelmeyen Yunanistan da...
IMF'ye el açmış...
İflas etmiş Yunanistan...
IMF'ye beş milyar dolar veren...
Türkiye'yi hazmedemez.
Yıllardır Türkiye korkusu ile silahlanıp...
Milyarlarca doları gömdüler...
Ve battılar...
Şimdi bölgede güçlenen Türkiye'yi...
Çekemezler, katlanamazlar...
Kıskanırlar...
Ve daha da büyümesini istemezler.
Nitekim Karadeniz dağlarında...
Terör fitilini ateşliyor birileri...
DHKP-C, TİKKO gibi taşeron örgütler...
Tekrar canlandırılmaya çalışılıyor Karadeniz'de...
Ve en önemlisi Türkiye'den Yunanistan'a kaçan...
Sabıkalı, örgüt üyesi, terörist...
Tek tek sınırda alıkonup...
Kamplara götürülüyor.
Yunan istihbaratı tarafından...
Eşek sudan gelinceye kadar dövülüyor.
Ardından eğitime gönderiliyor.
Sonrasında da Türkiye'ye yollanıp... "Karadeniz'i karıştırın...
Biz ne emredersek onu yapın" deniyor.
TİKKO ve DHKP-C gibi örgütler...
Yunanistan'ın emrine girdi.
PKK'nın Lavrion kampına yerleştirildiler ama...
PKK'lılar da onlara bir araba sopa atınca...
Yunan istihbaratı başka kamplara taşıdı.
Türkiye Yunanistan'a dikkat etmeli...
Ve birileri sessizce bir şeyler yapmalı...
Benden söylemesi.
* * *
ONLARIN BEDENİ, ONLARIN DONLARI
Kuruçeşme, Arnavutköy...
Bebek, Aşiyan ve Emirgan...
Şöyle bir dolaştım Boğaz'da.
Hepsinde korkunç bir manzara.
Bir sürü kıllı adam denize giriyor.
Girebilir, hür bir ülkeyiz.
Bazıları da denizden çıkmış...
Yürüme yolunda malak gibi yatıyor.
Sözüm ona güneşleniyor.
Olabilir, yatabilir.
Bazıları da eline saz almış...
Toplu halde koro yapmış...
"Dam üstünde un eler...
Tombul tombul memeler" diye...
Türkü çığırıyor.
Haddi buna da "Ya sabır" çek tamam da...
Yahu hepsinde beyaz don...
Sudan çıkmışlar, don yapışmış....
Her yer meydanda...
Aileler, çocuklar geçiyor...
Kimi gözlerini kapıyor, kimi kulaklarını.
Yuh yani...
Beyaz don Boğaz'a indi...
Buna dur diyecek yok mu?
Ne yani?
Onların bedeni, onların kararı...
Ve dahi onların donlarından görünen mi diyeceğiz?
* * *
'BABA BANA BİSİKLET AL'
Eve takdirname getirdi küçük çocuk.
Babasından ödül olarak...
Bisiklet istedi.
Babası söz verdi; "Başbakan'ın ekrana çıkmadığı bir gün...
Mutlaka alacağım bisikleti." Çocuk ekran başına oturdu.
Başbakan'ın çıkmadığı günü yakalamaya çalıştı.
Ama nafile...
Hergün ekrandaydı Başbakan.
Oturdu o küçük yaşın duyguları ile...
Başbakan'a mektup yazdı...
Durumu anlattı; "Ne olur bir gün televizyona çıkma.
Babam bana bisiklet alacak" dedi.
Başbakan cevap yazdı; "Sevgili yavrum baban seni kandırmış.
Benim tv'ye çıkmadığım gün olmaz.
Ölümümde bile çıkarım" diye.
Önce Başbakan'ın mektubu geldi çocuğa...
İki gün sonra da bir bisiklet.
Üzerinde şöyle yazıyordu; "Gönderen; Turgut Özal"
* * *
POSTALİ BABA
Güneş Taner diyor ki;
"Postmodern darbe sürecinde...
Kemal Derviş'in görev yaptığı dönemde...
IMF'den 40 milyar dolar geldi...
Birileri o dönem zengin yapıldı.
Bu paraların nerelere dağıtıldığı...
Hazine kayıtlarında vardır."
Ali baba ve 40 haramiler var malum.
Postmodern darbenin 40 milyar dolar olayında da...
Demek ki; Postali baba ve 40 milyar dolarlık haramiler var.
* * *
TÖVBE TÖVBE
Yıllardır soruyordum;
Benim kafa...
Neden çakırkeyif diye.
Meğer kolada alkol varmış.