İncil'e el basarak yemin etti.
Sıra Yunan Meclisi'ne girmeyi başaran...
Türk milletvekillerine geldi.
Hristiyan ülkenin Meclis'inde...
Türk milletvekilleri...
Kur'an-ı Kerim'e el basarak...
Yemin etti.
O milletvekilleri...
Müslüman ülke Türkiye'de...
Aynını yapsa...
Adamı topa tutarlar.
İşte biz böyle bir ülkeyiz.
Sanırım Yunanistan...
Bidon kafalılarla dolu...
Çok geri bir ülke.
Kim bilir orada...
Ne kadar....
Göbeğini kaşıyan adam vardır?
* * *
O BİR KANALİZASYON ÇOCUĞU
Suriye meclisine giren milletvekilleri....
Donuna kadar aranıyor.
Çünkü büyük korku var orada.
Kimse kimseye güvenmiyor.
Ve dahası...
Esad'ın hayatı...
Babasının yıllar önce...
Şehrin altında yaptırdığı...
Tünellerde geçiyor.
Esad yer üstünde pek gezemiyor.
O bir kanalizasyon çocuğu...
Ve kokuyor.
Yer üstüne çıksa...
Birileri onu fena yıkayacak.
Leğende!
* * *
YARDIM ET HÜSNÜ
Hüsnü Mahalli diye bir yazar var.
Akşam'da yazıyor.
Suriye-Türkiye uçak krizinde...
Suriye'nin haklı olduğunu yazıyor.
Normal...
Çünkü Hüsnü Suriyeli...
Ve özgür ülkemizde...
Özgürce yazmanın tadını çıkarıyor.
Ve çıkarmalıdır da.
Hüsnü diyor ki mesela köşesinde;
"Son olarak 70-80 ülkenin kendi içişlerine karışmak ve....
Silahlı grupları silahlandırdığını gören Suriye...
Doğal olarak her türlü önlemi alacaktır.
Bu önlemler arasında da hava sahasına giren...
Tüm yabancı uçakları vurmak da var.
Hele bu uçak...
Suriye'yi işgal etme eğilimi içinde olan...
Türkiye'den geliyorsa."
Hüsnü Türkiye'de...
Uluslararası karasularda vurulan uçağın...
Hak ettiğini rahatlıkla yazabiliyor.
Ben de bir Türkiyeli olarak...
Gitsem Suriye'de bir gazetede yazsam...
Ve desem ki; "Türkiye haklı."
Ne olur?
Mesela şöyle bir cümle kursam; "Uluslararası karasularda...
Uçağı düşürüldüğü için.
Türkiye de Suriye uçaklarını...
Vurma hakkına sahiptir."
Başıma bir füze düşer mi?
Sevgili Hüsnü bunu da yazsa...
Ben de aydınlansam.
Ve bana bir Suriye gazetesi ayarlasa da.
Orada köşe yazmaya...
Esad hükümetine sallamaya başlasam.
Zahmet olacak Hüsnü.
* * *
KİM KOYDU LAN BU BULUTLARI ORAYA?
Cem Uzan var Antalya'da...
Bildiğimiz Cem Uzan değil tabii...
O bir otelin Genel Müdürü.
Otelinde genelde Ruslar kalıyor.
Azınlıktaki Türk müşterilerden biri...
Şikayet dilekçesi vermiş.
Aynen şöyle diyor;
"Geldiğimden beri aynı durum.
Saat 12.00'ye kadar güneş var.
Tekrar bulut kümesi geliyor...
Ve güneşi kapatıyor.
16.00'dan sonra biraz daha güneş oluyor.
Sonra gün bitiyor.
Rusları kandırabilirsiniz ama...
Türkleri asla.
Derenin dibine otel yapmışsınız.
Benim Almanya'da bir sürü şirketim var.
Tüm medyaya sizin web sitenizde...
Güneşli olarak belirttiğiniz otelinizin...
Güneşsiz olduğunu anlatacağım.
En geç yarın genel müdür ile görüşmek istiyorum.
Bu duruma bir çözüm bulun."
Evet aynen böyle.
İşadamı Türk müşteri...
Bulut'un ortadan kaldırılmasını...
Gökyüzünün sadece güneşli hale...
Getirilmesini talep ediyor.
Yoksa medyaya ihbar edecekmiş.
Çözüm önerisi getirmiyor.
"Uçak kaldırıp, arkasına bulutu bağlayıp...
Orta Anadolu'ya çektirin" falan demiyor.
"Buluta üfleyin gitsin" de demiyor Allah'tan.
Cem Bey, bu tip müşterilere...
Mahsun Kırmızıgül'ün...
"Güneşi gördüm" filmini izletsin.
Benim çözüm önerim bu.
* * *
ADAMLAR AŞMIŞ
İnternette...
gazetecell.com diye...
Bir haber sitesine girdim...
Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından...
Canlı yayın yapıyorlardı.
İnternet çok olmaya başladı.