Radarların, haberleşme ağlarının, veri bağlantılarının ve güdüm sistemlerinin kontrolü; modern savaşlarda hava üstünlüğü kadar önemli hale gelmiştir.
Bu nedenle elektronik harp, günümüz askeri doktrinlerinin merkezinde yer alan stratejik bir güç çarpanıdır artık.
Hindistan Pakistan'ı işgal edeceğim derken aniden 7 adet savaş uçağı düşüverdi. Tüm bölgede elektrikler kesildi, iletişim hatları, internet ne varsa kayboldu gitti. Ardından uçaklar leblebi gibi düşüverdi. 10 günde pes eden Hint Generalleri "Uçaklarımızı Türkiye'nin ürettiği ve Pakistan'a gönderdiği elektronik harp sistemleri kilitleyerek düşürdü" diyerek burnundan soludu.
Elektronik harpte amaç, düşmanın elektromanyetik spektrumu kullanmasını engellerken kendi sistemlerinin güvenli ve etkin şekilde çalışmasını sağlamaktır.
Düşmanı kilitlemek, attığı füzeleri iadeye kadar gidebilmektedir. Fransız savaş gemisinin Türkiye'nin operasyonu ile Ege'de kilitlenip kıpırdayamaz hale gelmesi ve tüm dünyaya "İmdat" geçmesi boşuna değildir. Fransızlar üzerinde bile denedik, gördük. Türkiye'nin desteklediği Suriye'deki muhalifler elini kolunu sallayarak Şam'a girmiştir. Çünkü Esed rejimi askerlerinin tüm karargahları arasında Türk elektronik harp sistemleri ile iletişim kitlenmiş ve emir komuta sistemi toprağa gömülünce "Eller havaya" olmuştur.
Elektronik harp alanında dünyanın önde gelen güçleri arasında Amerika Birleşik Devletleri, Çin ve Rusya bulunmaktadır. Şimdi Türkiye'de bu devler ligine girdi. Günümüzde elektronik harp yalnızca radar karıştırmaktan ibaret değildir. İHA sürülerine karşı tedbirler, GPS aldatma sistemleri, veri bağı baskılama çözümleri, siber harp entegrasyonu ve yapay zekâ destekli spektrum yönetimi yeni dönemin temel başlıkları haline gelmiştir.
Bir dönem büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye, bugün kendi radarlarını, elektronik destek sistemlerini, elektronik taarruz çözümlerini ve elektronik harp platformlarını geliştirebilen sayılı ülkeler arasındadır.
Bu dönüşümün temelinde milli savunma sanayisinin geliştirdiği sistemler bulunmaktadır. KORAL, Türkiye'nin kara konuşlu elektronik harp alanındaki en önemli projelerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Düşman radarlarının tespit edilmesi, analiz edilmesi ve karıştırılması görevlerini yerine getirebilen sistem, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne önemli bir kabiliyet kazandırmıştır. Ancak Türkiye'nin elektronik harp yolculuğunda asıl dikkat çekici gelişme, farklı platformları aynı elektronik harp mimarisi altında birleştirmeye başlamasıdır. Bunun adı da Katmanlı Elektronik Harp Mimarisi'dir. Modern savaşlarda tek bir elektronik harp sistemi yeterli değildir. Başarı, farklı platformların koordineli çalışabilmesine bağlıdır. Türkiye bugün bu alanda çok katmanlı bir yapı oluşturmaktadır:
KORAL ile kara konuşlu elektronik taarruz, İHA SOJ ile insansız hava araçlarından yakın elektronik taarruz, Elektronik harp podları ile savaş uçaklarına refakat karıştırma desteği, HAVA SOJ ile uzun menzilli standoff elektronik harp kabiliyeti. Bu yapı sayesinde Türkiye, farklı irtifa ve mesafelerde eş zamanlı elektronik baskı oluşturabilecek bir ekosistem geliştirmektedir.
Türkiye'nin elektronik harp alanındaki en önemli projelerinden biri şüphesiz HAVA SOJ sistemidir. Stand-Off Jammer konseptiyle geliştirilen HAVA SOJ, düşman hava savunma sistemlerinin etkili menziline girmeden elektronik taarruz gerçekleştirebilecek şekilde tasarlanmıştır. Sistem; Düşman radarlarını tespit edebilecek, Radar yayınlarını analiz edebilecek, Haberleşme sistemlerini baskılayabilecek, Komuta-kontrol ağlarını karıştırabilecek, Hava savunma sistemlerinin etkinliğini azaltabilecek, Dost savaş uçakları için daha güvenli harekât koridorları oluşturabilecektir. Bu kabiliyet özellikle uzun menzilli hava savunma sistemlerine sahip rakiplere karşı operasyon planlayan hava kuvvetleri için son derece önemlidir.
Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği İHA ekosistemi, radar teknolojileri, elektronik harp sistemleri ve komutakontrol altyapıları birlikte değerlendirildiğinde, ülkenin yalnızca sistem üreten değil, bu sistemleri entegre biçimde kullanabilen ülkeler arasında yer aldığı gerçektir. Modern savaşların görünmez cephesi olan elektromanyetik spektrumda üstünlük kurabilen ülkeler, geleceğin çatışmalarında önemli avantaj elde edecektir. Helal olsun binlerce Türk mühendisine. Hepsiyle gurur duyuyoruz.