Son dakika: Muğla'da vahşi cinayetin ardından ilk kez TAKVİM'de yayınlanıyor: Pınar Gültekin ve Ceren aynı karede!

Son dakika: Muğla'da vahşi cinayetin ardından ilk kez TAKVİM'de yayınlanıyor: Pınar Gültekin ve Ceren aynı karede!
13.08.2020 11:55

Son dakika haberine göre, Vahşi cinayete kurban giden Pınar Gültekin'le 3 yıldır tanışan ve aynı odayı paylaşan Ceren takvim.com.tr'ye konuştu. Muğla'nın Ula ilçesinde cesedi ormanlık alanda bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in öldürülmeden önce görüştüğü iddia edilen arkadaşı Ceren T. Pınar’ın kaybolduğu gün yaptığı ilk ihbarı ve cinayetin ardından yaşanan süreçten nasıl olumsuz etkilendiğini anlattı. Öte yandan Pınar ve Ceren'in aynı karede oldukları görüntüler de ortaya çıktı. İşte TAKVİM Muhabiri Kenan Gürbüz'ün özel haberi...


Muğla'nın Ula ilçesinde cesedi ormanlık alanda bulunan üniversite öğrencisi Pınar Gültekin'in Ailesinin avukatı Rezan Epözdemir'in yeniden ifadesinin alınması için savcılıktan talepte bulunduğu Pınar'ın arkadaşı Ceren T. kendisiyle ilgili çıkan haberin ardından TAKVİM Muhabiri Kenan Gürbüz'e konuştu.



3 SENEDİR TANIYORUM
Fotoğrafının ve açık kimliğinin yayınlanmasını istemeyen ve savcılıktan kimliğinin ve bilgilerinin gizli tutulması yönünde karar aldıran Ceren T. Pınar'ın kaybolduğu gün yaptığı ilk ihbarı ve cinayetin ardından yaşanan süreçten nasıl olumsuz etkilendiğini şu sözlerle ifade etti: "Pınar Gültekin'i 3 senedir tanıyorum. Kendisi çok samimi bir arkadaşımdı. Birlikte aynı üniversitede eğitim gördük. Hatta yarım dönem ev arkadaşlığı da yaptık. Sonra Pınar Akyaka'ya taşındı ama yine de irtibatı koparmadık."

PINAR POZİTİF BİR İNSANDI…
Ceren T. Arkadaşı Pınar'ın deli dolu yerinde duramayan ve çok pozitif bir insan olduğunu anlatarak, "Pınar sürprizlerle doluydu. Uyumayı, miskinlik yapmayı sevmezdi. Ben mezun olunca çok üzüldü Muğla'dan gitmemi istemiyordu. Mezun oldum ve bir senedir Adana'da ailemle yaşıyorum. Mezun olsam da sürekli telefonla görüşüyorduk.




Pınar sosyal medyayı çok aktif kullanan bir kızdı. Kaybolduğu gün sosyal medyada yaptığım paylaşımı 1 gün boyunca beğenmeyince içime bir kurt düştü. Pınar'ı aradım telefonu kapalıydı. Oradaki görüşebileceği tüm arkadaşlarına tek tek yazdım ve kimsenin ulaşamadığını öğrenince en son kız kardeşine ulaştım.

Onlar da ulaşamadıklarını ve Muğla'ya doğru yola çıktıklarını söylediler. Daha sonra tüm arkadaşları olarak Pınar'ı bulmak seferber olduk ve ulaşabileceğimiz herkese ulaşmaya çalıştık. Jandarmaya haber verdik. Pınar kaybolduktan sonra benimle irtibat kuran jandarma ekiplerine ses kaydı olarak ifade verdim."
dedi.




CEMAL'LE TELEFONDA KONUŞTUK…
Ceren T. vahşi cinayet sonrasında Pınar'ı vahşice öldüren Cemal Metin Avcı ile yaptığı telefon görüşmesini ise şöyle anlattı:

"Pınar kaybolduktan 2 gün sonra yani 18 Temmuz'da aklıma Cemal geldi ve kaybolmadan 10-15 gün öncesinde Pınar'ın anlattığına göre Pınar'la son kez görüşmek istemişti. Pınar kabul etmemişti. Arkadaşlar vasıtasıyla Cemal'in numarasını buldum ve aradım. "Cemal merhaba ben Ceren, Pınar'ın arkadaşıyım' deyince çok şaşırdı. Telefonda sesi titriyordu. Efendim" dedi. Pınar'a 2 gündür ulaşamıyoruz bir bilgin var mı dedim. "Hayır nerden bileyim" dedi. Ben de tamam biz jandarmaya haber verdik zaten deyip kapattım.



Sonrasında da sizler gibi sureci takip ettik. Birçok haberde yalan yanlış bir şekilde adımın geçmesiyle mağdur oldum. Bir senedir Muğla dışında olmama rağmen olayla ilgili olarak savcılıkta ifade vermek durumunda kaldım.

Arkadaşımı kaybettiğim yetmiyormuş gibi bir de bu şekilde ithamda bulunulması beni gerçekten çok üzdü. Güvenlik kamerası görüntülerinde Avm'de Pınar'ın cinayet öncesinde birlikte son görüntülendiği hanımefendi ben değilim. Üstelik o hanımefendinin de adı "Ceren" değil. "



SAVCILIK İFADEMİ ALDI…
Ceren T. bazı gazeteler de katilin iş yerinde çalıştığının yazıldığına işaret ederek, şunları ifade etti: "O bilgi de asılsız. Adım gazetelerde geçince mağdur oldum. Gazete de çıkan haber sonrasında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından SEBBİS (Kamera Sistemi) üzerinden yaşadığım Adana'da adliyesinde ifadem alındı. Özellikle sosyal medyadan birçok mesaj alınca sevgili arkadaşımı, rahmetli Pınar'ı sosyal medya da arkadaşlıktan çıkarmak durumunda kaldım. Bu beni inanılmaz üzdü. Çok üzüldüm bu süreçte özellikle Pınar'ın kız kardeşinin yanında olamasam da sürekli aradım ve bulunması için elimden geleni yapmaya çalıştım."



HAYATIMDA KOCAMAN BİR BOŞLUK OLUŞTU…
Pınar'ı çok sevdiğini ve özlediğini duygusallaşarak anlatan Ceren T. Pınar'ın ölümünü duyduğu anda dünyanın başına yıkıldığını ve üzüntüden uzun süre kendine gelemediğini ifade ederek, "Önce inanmadım hatta bir kaç gün ağlayamadım bile… Sonra eski fotoğraflarımıza bakınca hayatımda kocaman bir boşluk oluştu. Nasıl geçecek, Pınar'ın yeri nasıl dolacak bilmiyorum. Whatsapp üzerinden 15 Temmuz'da konuştuk. Standart bir konuşmaydı. Ama gece durduk yere seni çok seviyorum, her şey senin için çok güzel olacak yazmıştı. Onu ve arkadaşlığını asla unutmayacağım. Adana Yüreğir Belediye Başkanımız Sayın Fatih Mehmet Kocaispir'e de Pınar'ın adını ilçedeki bir parka verdiği için teşekkür ediyorum."




PINAR'IN ANNESİNİN AÇIKLAMALARI…
Pınar'ın Annesinin adından bahsettiği açıklamaları ve bu yanlış anlaşılmanın kendisini üzdüğünü anlatan Ceren T, şöyle devam etti: "Pınar'ın annesinin o anki yaşadığı acıyla adımı söylediğini düşünüyorum. Onu anlayışla karşıladım. Ne de olsa kızını kaybeden bir anne söz konusu. Yine de bizimle acımızı paylaşan herkese sonsuz teşekkür ediyorum. Başımız sağ olsun"




OLAY
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İktisat Bölümü öğrencisi Pınar Gültekin (27), 16 Temmuz'da Akyaka Mahallesi'nde yalnız yaşadığı evinden ayrılmış, aynı gün ablasıyla telefonla görüştükten sonra kendisinden bir daha haber alınamamıştı.

Ailesinin, Akyaka Jandarma Komutanlığına kayıp ihbarında bulunması üzerine başlatılan çalışmada Gültekin'i tanıyan kişilerin listesi çıkarılmış ve bölgedeki güvenlik kamerası kayıtları incelenerek görgü tanıklarının ifadelerine başvurulmuştu. Şüphe üzerine gözaltına alınan genç kızın eski erkek arkadaşı Cemal Metin Avcı, ilk ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmese de delilleri görünce bir süre arkadaşlık yapıp ayrıldığı Gültekin'in tekrar barışma isteğini geri çevirmesi üzerine genç kızı bağ evinde öldürdüğünü, cesedini yaktıktan sonra varille Gülağzı mevkisindeki ormanlık alana attığını itiraf etmişti.

Avcı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "canavarca hisle öldürmek" suçlamasıyla tutuklanmıştı.