Bakan Gürlek'ten faili meçhul açıklaması: 16 dosyada 19 cinayet aydınlatıldı! "Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına ilişkin yürütlen soruşturmalar kapsamında 16 dosyada yer alan 19 cinayetin aydınlatıldığını açıkladı. Başkanlık koordinasyonunda 75 ilde 638 dosya yeniden değerlendiriliyor, 52 ilde 147 maktulün bulunduğu 141 dosya inceleniyor ve 47 maktulün yer aldığı 44 dosyada özel çalışma ekipleri görev yapıyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Bakan Gürlek'ten faili meçhul açıklaması: 16 dosyada 19 cinayet aydınlatıldı! "Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir"
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının faaliyete geçmesinden bu yana 16 dosyada yer alan 19 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıkladı.
  • Başkanlık koordinasyonunda 75 ilde 638 dosya yeniden değerlendiriliyor, 52 ilde 147 maktulün bulunduğu 141 dosya inceleniyor ve 47 maktulün yer aldığı 44 dosyada özel çalışma ekipleri görev yapıyor.
  • Aydınlatılan cinayetler arasında Abdullah Uslu, Fatma ve İbrahim Teryaki, Kübra Yapıcı, Kadriye Tetik, Havva Yıldırım, Sevda Atalay, Galip Öztürker, Zeynep Aydın, Aynur Kanbur, Şeref Kocabıyık, Erkan Erkara, Dorukhan Büyükışık, Mehmet Şirin Çelik ve çöpte bulunan bebek cinayetleri bulunuyor.
  • Çözülen vakalarda HTS, baz istasyonu kayıtları, kamera görüntüleri, DNA eşleşmesi, balistik analizler ve tanık beyanları gibi teknik deliller kullanılarak şüpheliler tespit edildi.
  • Soruşturmalar kapsamında çok sayıda şüpheli tutuklanırken, bazı şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı ve yurt dışından iade işlemleri gerçekleştirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamada bulundu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde adaletin sağlanması ve toplumun huzurunun korunması için kararlılıkla çalıştıklarını belirten Gürlek, faili meçhul cinayetler ile kayıp şahıs vakalarının çözülmesini öncelikli hedeflerden biri olarak gördüklerini ifade etti.


19 FALİLİ MEÇHUL CİNAYET AYDINLATILDI

Bu kapsamda, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından geçmişe dönük dosyaların tek tek incelendiğini aktaran Gürlek, daire başkanlığının faaliyete geçmesinden bu yana yürütülen çalışmalar sonucunda 16 dosyada yer alan 19 faili meçhul cinayetin aydınlatıldığını açıkladı.

Bakan Gürlek'in paylaşımı (Görseller sosyal medya ve Takvim Foto Arşiv'den alınmıştır.)Bakan Gürlek'in paylaşımı (Görseller sosyal medya ve Takvim Foto Arşiv'den alınmıştır.)

Elde edilen sonucun, devlet kurumları arasındaki koordinasyon ve iş birliğinin ürünü olduğunu belirten Gürlek, başta İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi olmak üzere süreçte görev alan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

52 İLDE 147 MAKTULÜN BULUNDUĞU 141 DOSYA İNCELENDİ

Gürlek, halen başkanlığın koordinasyonunda 75 ilde 638 dosyanın yeniden değerlendirildiğini, 52 ilde 147 maktulün bulunduğu 141 dosyanın incelendiğini bildirdi. Ayrıca 47 maktulün yer aldığı 44 dosyada Cumhuriyet başsavcılıkları ile kolluk birimlerince oluşturulan özel çalışma ekiplerinin görev yaptığını kaydetti.

ADALET ER YA DA GEÇ TECELLİ EDECEK

Cumhuriyet başsavcılıklarına, emniyet ve jandarma teşkilatlarına ile süreçte görev alan tüm kamu personeline teşekkür eden Gürlek, hiçbir faili meçhul olayın karanlıkta kalmayacağını ve adaletin er ya da geç tecelli edeceğini vurguladı.

Faili meçhul olaylara ilişkin genel bilgilendirme ve çözülen cinayetlerin listesi ortaya çıktı.

Abdullah Uslu'nun öldürüldüğü ev Abdullah Uslu'nun öldürüldüğü ev

MAKTUL ABDULLAH USLU - AİLE/KOMŞULUK İLİŞKİSİNDE SUÇU GİZLEME DEŞİFRE EDİLDİ

28 Mart 2023 tarihinde ateşli silahla yaralanmasının ardından yaşamını yitiren Abdullah Uslu'nun ölümüyle ilgili soruşturmada önemli gelişmeler yaşandı.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ilk soruşturmada olay, "taksirle ölüme neden olma" kapsamında değerlendirilmişti. Soruşturmada, maktulün alkollü olduğu, silahını beline takmaya çalışırken kendisini vurduğu kabul edilmiş ve üçüncü kişilere kusur atfedilmeksizin takipsizlik kararı verilmişti.

Maktulün kızı Aylin Kızılca'nın itirazı üzerine Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği, takipsizlik kararını kaldırdı. Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında olay yeri inceleme raporları, iletişim kayıtları, kamera görüntüleri ve yeni alınan ifadeler değerlendirildi.

Soruşturma sonucunda olayın kaza değil, cinayet olduğu değerlendirildi. Bu kapsamda Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüpheliler Yüksel Kartal ve Ergin Ayaydın hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakılırken, diğer şüpheliler Suna Uslu ile Hanife Ayaydın'ın tutuklanmasına karar verildi.



MAKTULLER FATMA TERYAKİ VE İBRAHİM TERYAKİ-AİLE İÇİ SUÇU GİZLEMENİN DEŞİFRESİ

Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mazı köyünde 6 Ocak 2016 tarihinde Fatma Teryaki ile İbrahim Teryaki'nin öldürülmesine ilişkin soruşturmada, yıllar sonra yeni delillere ulaşıldı.

Olayın ardından yürütülen soruşturmada, çiftin torunu Erdoğan Teryaki'nin montunun kol bölümünde atış artığı tespit edilmesi üzerine hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açıldı. Ancak mahkeme, 29 Eylül 2022 tarihinde delil yetersizliği gerekçesiyle Erdoğan Teryaki'nin beraatine karar verdi.

Dosyayı yeniden incelemeye alan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı, özel bir ekip oluşturdu. Soruşturma kapsamında alınan yeni ifadeler doğrultusunda, cinayetin dedenin, anne Nimet Teryaki'nin azmettirmesiyle torun Özkan Teryaki tarafından işlendiği tespit edildi.

Elde edilen bulgular doğrultusunda Özkan Teryaki, "tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme" suçundan 18 Mayıs 2026 tarihinde tutuklandı. Anne Nimet Teryaki ise "suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme" suçlamasıyla aynı tarihte ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı.

KÜBRA YAPICI-SICAĞI SICAĞINA BAZ TESPİTİ YAPILARAK YAKILAN CESET BULUNMUŞTUR

30 Nisan 2026 tarihinde kaybolan ve 7 Mayıs 2026'da Korkuteli Barajı'nda cansız bedeni bulunan Kübra Yapıcı'nın ölümüne ilişkin Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada olayın cinayet olduğu belirlendi.

Soruşturma kapsamında, Kübra Yapıcı'nın İlyas Umut Dalğar ile Ata Berk Sezen tarafından silahla öldürüldüğü, ardından ormanlık alana gömüldüğü tespit edildi. Olaydan bir gün sonra ise şüphelilerin cesedi gömüldüğü yerden çıkararak yaktıkları ve daha sonra Korkuteli Barajı'na attıkları belirlendi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının soruşturmayı ilk andan itibaren koordine etmesi ve olaya ilişkin baz istasyonu verilerinin tespit edilmesi sonucu şüpheliler, yurt dışına kaçamadan yakalandı.

Gözaltına alınan İlyas Umut Dalğar ile Ata Berk Sezen, emniyetteki işlemlerinin ardından 7 Mayıs 2026 tarihinde Bucak Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi. Savcılıktaki ifadelerinin ardından iki şüpheli de "nitelikli kasten öldürme" suçundan tutuklandı.

Şüpheliler tek tek yakalandı.Şüpheliler tek tek yakalandı.

MAKTUL KADRİYE TETİK, HAVVA YILDIRIM, SEVDA ATALAY-CİNAYETİN BENZER İŞLENİŞ ŞEKLİ ÜZERİNDEN OLAYLAR BİRLEŞTİRİLEREK DNA EŞLEŞMESİ SAĞLANDI

Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2012 yılında yürütülen soruşturmada, Kadriye Tetik'in elleri bağlı, ağzı ve yüzü bantlanmış halde öldürüldüğü, olayın ardından bileziklerinin alındığı belirlenmişti.

Soruşturma kapsamında, 11 Eylül 2011 tarihinde Korkuteli'nde Havva Yıldırım'ın öldürülmesi ile 17 Şubat 2012 tarihinde Elmalı ilçesinde Kadriye Tetik ve kızı Sevda Atalay'ın öldürüldüğü olayların işleniş biçimlerinin benzer olduğu tespit edildi. Bunun üzerine Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından haklarında işlem yapılan şüpheliler, soruşturmanın devamı için Korkuteli Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına dahil edildi.

Şüphelilerden alınan DNA örnekleri, Havva Yıldırım'ın tırnaklarından elde edilen ve akraba birden fazla erkeğe ait biyolojik örneklerle karşılaştırıldı. Yapılan incelemelerde Salih Kırçan ile Yusuf Kırçan'ın DNA profillerinin eşleştiği belirlendi.

Elde edilen deliller doğrultusunda cinayetlerin Salih Kırçan ve Yusuf Kırçan tarafından işlendiği tespit edilirken, her iki şüpheli hakkında tutuklama kararı verildi.

Şüpheliler tutuklandı.Şüpheliler tutuklandı.

GALİP ÖZTÜRKER - CEZA İNFAZ KURUMUNDAN 14 YIL ÖNCE YAZILAN DİLEKÇEDEKİ FAİLİN İKRARININ TESPİTİ ÜZERİNE OLAYIN DETAYLANDIRILMASI

Galip Öztürker cinayeti, yıllar sonra yeniden değerlendirilen deliller sayesinde aydınlatıldı.

Soruşturma dosyasına göre Galip Öztürker, boynuna ip bağlanarak sürüklendikten ve darbedildikten sonra göğsünden bıçaklanmış, ayrıca cinsel organı kesilmiş halde ölü bulundu. Olayın failleri tespit edilemediği için 14 Temmuz 2003 tarihinde dosya hakkında daimi arama kararı verildi.

2012 yılında şüphelilerden Mete Dursun'un ceza infaz kurumundan Germencik Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiği ikrar içerikli dilekçenin ardından soruşturma yeniden açıldı. Dursun, savcılıkta avukatı huzurunda verdiği ifadede cinayetin işlenişine ilişkin ayrıntılı itiraflarda bulundu. Bu süreçte dört şüphelinin daha ifadeleri alındı. Şüphelilerden Ahmet Şahin Saruhan hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilirken, karar kesinleşmedi. Diğer şüpheliler yönünden ise soruşturma sürdürüldü.

13 Haziran 2017 tarihinde dosya, herhangi bir yeni daimi arama kararı alınmaksızın hazırlık bürosundan daimi arama bürosuna devredildi.

2026 yılında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından dosya yeniden ele alındı. Yapılan incelemede, 2012 yılında ceza infaz kurumundan gönderilen ve suçu ikrar ederek failleri ayrıntılı şekilde bildiren dilekçenin önemi yeniden değerlendirildi. Tanık teşhis tutanakları, telefon görüşme kayıtları ve dosyadaki tüm delillerin tekrar incelenmesi sonucunda 5 şüpheli tutuklanmaları talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Mahkeme, olayla bağlantılı 5 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, şüphelilerin cezalandırılması talebiyle fezleke düzenlendi.

Şüpheliler tutuklandı.Şüpheliler tutuklandı.

ZEYNEP AYDIN - KAMERA, HTS-BAZ, VE TEHDİT ETME BİLGİLERİNDEN ŞÜPHELİ TESPİT EDİLERERK YURT DIŞINDAN GETİRİLMESİ SAĞLANMIŞTIR

Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde 18 Ekim 2015 tarihinde Zeynep Aydın'ın evinde kesici-delici aletle öldürülmesine ilişkin soruşturmada, uzun süredir firari olarak aranan şüpheli Türkiye'ye iade edilerek tutuklandı.

Marmaraereğlisi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hakkında kırmızı bülten çıkarılan Irak uyruklu Aram Ahmed Khorsheed Khorsheed, 17 Ağustos 2025 tarihinde Almanya'nın Hamburg kentinde yakalandı.

Soruşturmada, maktulün kızı Sıla Zgırvaci ile geçmişte ilişki yaşadığı belirtilen şüphelinin olay öncesinde tehditlerde bulunduğu, cinayetin işlendiği gün Marmaraereğlisi'ne geldiği ve kamera görüntüleri, tanık teşhisleri ile HTS ve baz istasyonu kayıtlarıyla olay yeri ve çevresinde bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının yürüttüğü çalışmalar sonucunda şüphelinin iade süreci hızlandırıldı. Aram Ahmed Khorsheed Khorsheed, 8 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye'ye getirildi.

İfadesinin alınmasının ardından Marmaraereğlisi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen şüpheli, 9 Mayıs 2026 tarihinde tutuklandı. Dosya ise ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmesi nedeniyle fezleke düzenlenerek Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

Aynur Kanbur'un silahla öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı.Aynur Kanbur'un silahla öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 3 şüpheli tutuklandı.

AYNUR KANBUR - İSTANBULKART, HTS VE BAZ ANALİZİ İLE ŞÜPHELİLER TESPİT EDİLDİ

İstanbul'un Şişli ilçesinde 24 Mart 2016 tarihinde, 90'lı yıllarda "Mezdeke Dans Üçlüsü" olarak tanınan grubun üyelerinden Aynur Kanbur'un evinin girişinde silahla öldürülmesine ilişkin faili meçhul cinayet soruşturmasında önemli bir gelişme yaşandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, olay yerinden elde edilen boş kovanların herhangi bir silahla eşleşmediği, önceki dönemde yapılan iletişimin denetlenmesi çalışmalarından ise sonuç alınamadığı belirtildi.

Soruşturmanın yeniden ele alınmasıyla birlikte HTS, baz istasyonu, İstanbulkart ve kamera kayıtları birlikte değerlendirildi. Yapılan analizler sonucunda cinayeti gerçekleştirdiği değerlendirilen şüphelinin Bülent Gündüz olduğu tespit edildi.

Soruşturmada, maktul ile Bülent Gündüz ve "Kar" soyadını taşıyan kardeşlerin uzaktan akraba olduğu, taraflar arasında ortak arazi bulunduğu belirlendi. Ayrıca şüphelilerin olaydan önce cep telefonlarını kapattıkları, ertesi gün öğle saatlerinde yeniden açtıkları ve Bülent Gündüz'ün telefonunu açmasının ardından Serdar Kar ile mesajlaştığı tespit edildi.

Bu kapsamda Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında arama kararı çıkarıldı. 9 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen eş zamanlı operasyonda üç şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

Şeref Kocabıyık cinayetiŞeref Kocabıyık cinayeti

ŞEREF KOCABIYIK- ÇALINAN CEP TELEFONUNUN SİNYAL BİLGİLERİ VE HTS KAYITLARININ İNCELENMESİYLE OLAY AYDINLATILARAK ŞÜPHELİLER YAKALANDI.

Antalya'nın Kepez ilçesinde 25 Kasım 2014 tarihinde bir inşaata ait bekçi kulübesinde çıkan yangının ardından cansız bedeni bulunan Şeref Kocabıyık'ın öldürülmesine ilişkin faili meçhul cinayet soruşturmasında önemli bulgulara ulaşıldı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Şeref Kocabıyık'ın kesici-delici aletle öldürüldükten sonra cesedinin yakıldığı, olay yerinden ise cüzdanı ile cep telefonlarının alındığı belirlendi.

Soruşturma kapsamında maktule ait Nokia marka cep telefonuna olaydan yaklaşık dört ay sonra Gaziantep'te SIM kart takıldığı tespit edildi. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yapılan HTS ve baz istasyonu analizlerinde, telefonu kullanan İbrahim İbrahim'in olay öncesinde Fawaz Alabdullah ve Abdullah Hamek ile irtibatlı olduğu belirlendi.

Yürütülen çalışmalarda Abdullah Hamek'in maktulün çalıştığı inşaatta görev yapan kişi olarak teşhis edildiği, Fawaz Alabdullah adına kayıtlı telefon hattının ise cinayetin işlendiği gün ve saatte maktulle aynı baz istasyonundan sinyal verdiği tespit edildi.

Elde edilen deliller doğrultusunda Şeref Kocabıyık'ın Abdullah Hamek, Fawaz Alabdullah ve İbrahim İbrahim tarafından iştirak halinde öldürüldüğü değerlendirildi. Fawaz Alabdullah'ın Suriye'de bulunduğunun belirlenmesi üzerine hakkında yakalama işlemlerinin sürdüğü belirtilirken, diğer şüpheliler hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına yazılan talimat doğrultusunda 8 Haziran 2026 tarihinde arama ve gözaltı işlemleri gerçekleştirildi.

Bakan Gürlek'ten faili meçhul açıklaması: 16 dosyada 19 cinayet aydınlatıldı! "Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir"-10

MAIA KHIMSHIASHVIL - BALİSTİK EŞLEŞME, HTS-BAZ ANALİZİ VE TEŞHİS İLE TESPİT EDİLDİ

Ağrı'nın Patnos ilçesinde 25 Mayıs 2014 tarihinde meydana gelen ve Gürcistan uyruklu Maia Khimshiashvili'nin hayatını kaybettiği, Abdulmuttalip Demir'in ise ağır yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin faili meçhul dosyada yeni delillere ulaşıldı.

Patnos Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Abdulmuttalip Demir'in telefonla aranarak Patnos Eski Konak Köprüsü yakınlarına çağrıldığı, birlikte yaşadığı Maia Khimshiashvili ile olay yerine gitmesinin ardından araçla gelen saldırganların açtığı ateş sonucu Khimshiashvili'nin yaşamını yitirdiği, Demir'in ise başından yaralandığı belirlendi.

Soruşturma kapsamında olay yeri ile mağdura ait araçtan elde edilen 7,65 milimetre çapındaki boş kovanların, Erciş İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından 23 Ekim 2015 tarihinde şüpheli bir araçta ele geçirilen tabancayla balistik olarak eşleştiği tespit edildi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılığı ve özel ekip tarafından yürütülen HTS, baz istasyonu, balistik ve teşhis çalışmaları sonucunda, mağduru olay günü son arayan telefon hattının Ulaş Taşdemir'e ait cihazda kullanıldığı belirlendi. Ayrıca şüphelilerin olay bölgesiyle bağlantılı oldukları, saldırının Abdulmuttalip Demir'in oğlu Ferdi Demir ile Ulaş Bayram'ın öldürülmesi olaylarıyla bağlantılı olabileceği ve eylemlerin PKK/KCK terör örgütü adına gerçekleştirilen infaz niteliği taşıdığı değerlendirildi.

Yeni deliller doğrultusunda Ulaş Taşdemir hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kaldırıldı. Soruşturma kapsamında Feyyaz Kılıç 22 Mayıs 2026 tarihinde tutuklanırken, Mehmet Emin Çalışır adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Muhacir Kula'nın terör örgütünün dağ kadrosuna katıldığı, Ulaş Taşdemir'in ise yurt dışında bulunduğu tespit edildi.

ERHAN ERKARA - HTS, BAZ ve 372 SAATLİK MOBESE, ANALİZİ SONUCU FAİL TESPİT EDİLDİ

Karaman'da 27 Aralık 2008 tarihinde aracıyla evinden ayrıldıktan sonra kaybolan ve daha sonra Gödet Barajı civarında cansız bedeni bulunan terzi Erkan Erkara'nın ölümüyle ilgili faili meçhul cinayet dosyasında önemli bir gelişme yaşandı.

Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının kurulmasının ardından dosya yeniden ele alındı. Bu kapsamda 372 saatlik MOBESE ve güvenlik kamerası kayıtları ile yaklaşık 40 kişiye ait HTS ve baz istasyonu kayıtları yeniden incelendi.

Yapılan teknik analizler sonucunda, maktulün olay öncesinde son olarak berber arkadaşı olduğu belirtilen M.K./M.E.K. ile birlikte olduğu, ayrıca şüpheliye ait cep telefonunun Erkan Erkara'nın cesedinin bulunduğu bölgede sinyal verdiği tespit edildi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda eski kamera kayıtları, HTS ve baz istasyonu analizleri ile olay kronolojisi birlikte değerlendirildi. Elde edilen deliller doğrultusunda yakalanan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Sulh ceza hakimliğine çıkarılan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.


DORUKHAN BÜYÜKIŞIK - İNTİHAR DENİLEN ÖLÜM CİNAYET ÇIKTI: 8 YIL SONRA 26 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

İzmir'in Narlıdere ilçesinde 13 Mayıs 2018 tarihinde bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan kişinin ölümüyle ilgili soruşturmada, yıllar sonra cinayet şüphesi doğrultusunda önemli gelişmeler yaşandı.

Olay, ilk aşamada "intihar" veya "yüksekten düşme" olarak değerlendirilmişti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 20 Temmuz 2023 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildi ve karar kesinleşti.

Takipsizlik kararına yapılan itirazın ardından Adalet Bakanlığınca 13 Aralık 2023 tarihinde kanun yararına bozma yoluna başvuruldu. Başvurunun kabul edilmesiyle karar bozulurken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 9 Mayıs 2025 tarihli iddianameyle sanıklar hakkında "kasten öldürme" suçundan İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.

2026 yılında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden incelemesi sırasında, soruşturma dosyasında bulunan bir ses kaydındaki tanık anlatımının olayın somut bulgularıyla örtüştüğü belirlendi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda fail ve failler tespit edildi.

21 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu.

Tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 26 şüphelinin tamamı tutuklandı. Ayrıca İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılamaları devam eden 5 sanık hakkında da yeniden tutuklama kararı verildi.

MEHMET ŞİRİN ÇELİK - KAN DAVASI CİNAYETİNDE 5 YIL SONRA OPERASYON: 5 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI

Batman'ın Beşiri ilçesine bağlı Karatepe köyü mevkisinde 20 Nisan 2021 tarihinde hayvan otlattığı sırada silahlı saldırıda hayatını kaybeden Mehmet Şirin Çelik'in öldürülmesine ilişkin faili meçhul cinayet soruşturmasında önemli gelişmeler yaşandı.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, cinayetin Çelik ve Günbey aileleri arasında geçmişe dayanan husumet ve kan davası niteliğindeki intikam ilişkisiyle bağlantılı olduğu değerlendirildi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda JASAT ekiplerince yürütülen saha çalışmaları, tanık beyanları, HTS, PTS ve istihbari bilgiler birlikte incelendi. Yapılan değerlendirmelerde, şüphelilerin olay öncesinde cep telefonlarını farklı bölgelerde bırakarak olay yerine gittikleri, saldırının ardından ise güzergâh değiştirerek bölgeden ayrıldıkları yönünde kuvvetli şüphe oluştu.

Soruşturma kapsamında alınan gizli tanık beyanında, olayın İzzettin Günbey tarafından planlandığı, Nevzat Günbey ile Şemsettin Günbey'in intikam amacıyla görevlendirildiği, Nevzat Günbey'in ise maktule yakın mesafeden ateş ederek cinayeti işlediği ifade edildi.

Gizli tanık beyanlarının HTS, PTS kayıtları ve saha çalışmalarıyla uyumlu bulunmasının ardından 12 Haziran 2026 tarihinde Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Batman ve Van'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.

Operasyonda Şem Günbey, Şemsettin Günbey, Şahabettin Günbey, İzzettin Günbey, Nevzat Günbey, Mehmet Ali Günbey, Bedri Kaya, Maşallah Türkoğlu, İsmet Seyhan ve Mehmet Seyhan gözaltına alındı.

Şüphelilerden İzzettin Günbey, Nevzat Günbey, Şem Günbey, Mehmet Ali Günbey ve Şemsettin Günbey çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, Maşallah Türkoğlu ile Şahabettin Günbey hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi. Diğer şüpheliler hakkındaki adli süreç ise devam ediyor.

Anne Berin DikbaşAnne Berin Dikbaş

ÇÖPTE BULUNAN MAKTUL BEBEK - TOPUK KANI KAYITLARI VE HASTANE DOĞUM VERİLERİ İLE ŞÜPHELİ TESPİTİ

Manisa'da 3 Nisan 2010 tarihinde Turgut Özal Mahallesi'ndeki çöplük alanda çöp poşeti içerisinde bulunan kimliği belirsiz kız bebeğin ölümüyle ilgili faili meçhul soruşturmada 16 yıl sonra önemli bir gelişme yaşandı.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan otopsi raporunda, bebeğin kafa ve beden travmasına bağlı kafatası kırığı, karaciğer yaralanması ve iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Göbek bağı mandalı ile topuk kanı alınmış olması nedeniyle bebeğin hastanede doğmuş olabileceği değerlendirildi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda dosyanın yeniden incelenmesi üzerine, olay döneminde topuk kanı alınan bebeklere ilişkin Sağlık Bakanlığı kayıtları araştırıldı. 11 Haziran 2026 tarihinde İzmir İl Sağlık Müdürlüğünden temin edilen verilerin incelenmesi sonucunda, Berin Dikbaş isimli kadının 31 Mart 2010 tarihinde doğan kız bebeğinden topuk kanı alındığı, ancak sistem kayıtlarında 2010 doğumlu kız çocuğuna ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı tespit edildi.

Yakalanan Berin Dikbaş, ifadesinde evlilik dışı hamilelik sonucu doğum yaptığını, bebeği ise Manisa'daki ikametinin yakınındaki çöp konteynerinin yanına bıraktığını söyledi.

Soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan kardeşi Gurbet Çınar da, ablasıyla birlikte hastaneye gittiklerini, doğumun ardından Berin Dikbaş'ın bebeği bir poşetin içerisine koyarak çöp konteynerine bıraktığını beyan etti.

Elde edilen deliller doğrultusunda Berin Dikbaş ve Gurbet Çınar hakkında gözaltı kararı verildi. 13 Haziran 2026 tarihinde çıkarıldıkları mahkemede Berin Dikbaş tutuklanırken, Gurbet Çınar hakkında konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.

AYSEL YILDIRIM - KAMERA KAYITLARININ ÇÖZÜMLENMESİ İLE ŞÜPHELİ TESPİTİ

Malatya'da 19 Mart 2026 tarihinde kaybolan Aysel Yıldırım'ın akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın kasten öldürme suçu kapsamında değerlendirildiği ve önemli delillere ulaşıldığı açıklandı.

Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda kolluk birimleriyle birlikte yürütülen soruşturmada HTS analizleri, banka kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, dijital materyaller, tanık beyanları ve saha çalışmaları detaylı şekilde incelendi.

Yapılan incelemelerde Aysel Yıldırım'ın kaybolduğu gün Aykut Aslan'ın ikamet ettiği adrese gittiği, ancak bu adresten ayrıldığına ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı belirlendi. Ayrıca olayın ardından Yıldırım'ın cep telefonu ile banka hesaplarında herhangi bir hareketlilik yaşanmadığı tespit edildi.

Güvenlik kamerası kayıtlarında ise Aykut Aslan'ın gece saatlerinde bir araçla apartman önüne gelerek araca yükleme yaptığı belirlendi. Elde edilen deliller doğrultusunda Aykut Aslan'ın Aysel Yıldırım'ı öldürdüğüne ilişkin kuvvetli suç şüphesine ulaşıldığı bildirildi.

Soruşturma kapsamında Aykut Aslan, Derya Akçaba, Olga Öğüt ve Onur İlhan olmak üzere 4 şüpheli, 19 Haziran 2026 tarihinde gözaltına alındı.

Olayla bağlantısı bulunduğu değerlendirilen Serap Alagöz'ün yakalanmasına yönelik çalışmalar ile Aysel Yıldırım'ın cenazesinin bulunmasına yönelik arama faaliyetlerinin sürdüğü, soruşturmanın ise Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü olarak devam ettiği belirtildi.

NESİM BAYRAM - TANIK BEYANLARI, HTS KAYITLARI VE BAZ KARŞILAŞTIRMASI SONUCU ŞÜPHELİ TESPİTİ

Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 30 Ekim 2013 tarihinde evinden "Ağrı il merkezine gidiyorum" diyerek ayrıldıktan sonra kaybolan Nesim Bayram'a ilişkin soruşturmada, olayın cinayet olduğu yönünde önemli delillere ulaşıldı.

Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Nesim Bayram'ın arkadaşı Dilaver Bayazıt'ın aracıyla Ağrı il merkezine gittiği, ancak o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirlendi.

Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı ve kolluk birimlerince yürütülen çalışmalarda yeni tanık beyanları ile teknik ve fiziki deliller değerlendirildi. Soruşturma kapsamında Nesim Bayram ile şüpheli Zihni Yılmaz'ın eşi Mehrinaz Yılmaz arasında gönül ilişkisi bulunduğu tespit edilirken, geçmişte Cinayet Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan Zihni Yılmaz'ın olayın şüphelileri arasında olabileceği değerlendirilerek soruşturma derinleştirildi.

Kamera görüntüleri, tanık beyanları, HTS ve PTS kayıtlarının birlikte incelenmesi sonucunda Zihni Yılmaz, Serkan Kahraman, Selman Kahraman, Hakan Kahraman, Mehrinaz Yılmaz, Dilaver Bayazıt, Erdal Kaya ve Bekir Kahraman'ın Nesim Bayram'a yönelik "kasten öldürme" suçunu işlediklerine ilişkin kuvvetli suç şüphesi oluştu.

Şüphelilerden Zihni Yılmaz'ın hayatını kaybetmiş olması, Bekir Kahraman'ın hastanede tedavi görmesi ve Erdal Kaya'nın tutuklu bulunması nedeniyle bu kişiler hakkında gözaltı işlemi uygulanamazken, diğer şüpheliler hakkında 22 Haziran 2026 tarihinde gözaltı kararı yerine getirildi.

Öte yandan Nesim Bayram'ın cenazesinin bulunmasına yönelik arama çalışmalarının sürdüğü, soruşturmanın ise Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tüm yönleriyle devam ettirildiği bildirildi.

Video Oynatma İkonu Adalet Bakanlığı'ndan iki ilde "Faili meçhul" operasyonu

EVİNDAR TİĞRAK - CİNAYET ŞÜPHESİ: 3 ŞÜPHELİ HAKKINDA İŞLEM YAPILDI

Batman'da Tahir Tiğrak'ın 12 Kasım 2025 tarihinde kızı Evindar Tiğrak için yaptığı kayıp başvurusu üzerine başlatılan soruşturmada, genç kadının öldürülmüş olabileceğine ilişkin önemli delillere ulaşıldı.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda oluşturulan özel ekip; HTS, PTS, iletişimin tespiti ve dinlenmesine ilişkin teknik çalışmalar, kriminal araç incelemeleri ile tanık ve bilgi sahibi beyanlarını birlikte değerlendirdi.

Yapılan incelemelerde, Nezir Yüksel'in 6 Haziran 2025 tarihinde Evindar Tiğrak ile yoğun şekilde mesajlaştığı ve iletişim kurduğu belirlendi. Soruşturmada ayrıca Nezir Yüksel'in 7 Haziran 2025 tarihinde 21 AC 935 plakalı araçla Diyarbakır'ın Bismil ilçesinden Batman'a gelerek Evindar Tiğrak'ı kaldığı otelden aldığı tespit edildi.

Buluşmanın ardından Evindar Tiğrak'ın cep telefonunun kapandığı ve bir daha kullanılmadığı, aynı dönemde Nezir Yüksel'in telefonunun da yaklaşık 27 saat boyunca kapalı kaldığı belirlendi. PTS kayıtları ve teknik incelemelerde ise Nezir Yüksel'in 8 Haziran 2025 tarihinde Batman Kuyubaşı mevkisinde aynı araçla tek başına seyir halinde olduğu ve aracın bagaj kapağının açık olduğu tespit edildi.

Soruşturmada ayrıca olayın ardından aracın tamamen yıkandığı, döşemelerinin söküldüğü, araçta yoğun kan lekeleri ile kötü koku bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarının teknik bulgularla örtüştüğü değerlendirildi. Elde edilen deliller doğrultusunda Evindar Tiğrak'ın öldürülmüş olabileceği kanaatine varıldı.

Bu kapsamda 23 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen operasyonda Nezir Yüksel ile Emrah Tiğrak gözaltına alındı. Yakup Direk ise Batman T Tipi Ceza İnfaz Kurumundan alınarak gerekli işlemler için Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine sevk edildi.

Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyaller muhafaza altına alınırken, GPRS verileri ve yer gösterme işlemleri doğrultusunda Evindar Tiğrak'ın cenazesinin bulunmasına yönelik daraltılmış alanda arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Takvim Kaynak Tercihleri
Samet Baş
Samet Baş Takvim.com.tr Güncel

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler