Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!

CHP'nin 6 yıldır diline doladığı "128 milyar dolar" yalanı, dün Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla siyasi tarihin en kirli iftira kampanyası olarak da tasdiklendi. AYM’nin kararı sonrasında Berat Albayrak adına avukatı İsa Sinan Göktaş tarafından yapılan açıklama, yargının üç katmanında kesinleşen hükmün ardından sürecin tam fotoğrafını ilk kez kamuoyunun önüne koydu. Açıklamada, yargı yollarının tüketilmesiyle iddiaların asılsızlığının hukuken kesinleştiği vurgulanırken; bir yılda yüzde 25'ten 8'e indirilen enflasyondan bugünkü değeri 110 milyar dolara ulaşan altın hamlesine uzanan ekonomik karne paylaşıldı. Göktaş’ın açıklamasındaki "Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya da geç ortaya çıktığını ve adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. O gün alınan kararların ve yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır." ifadesi dikkat çekti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş, '128 milyar dolar' iddialarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
  • Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Berat Albayrak'a manevi tazminat ödemesine ilişkin 'hak ihlali' başvurusunu reddetti.
  • Açıklamada, 'Merkez Bankası'nın işlemleri piyasa istikrarını sağlamak ve spekülatif kur ataklarını bertaraf etmek amacıyla yapıldığı' vurgulandı.
  • Merkez Bankası'nın 2018'de 98,4 milyar dolar olan rezervi, 2020'de 85,2 milyar dolar seviyesinde korundu.
  • Enflasyon 2018'de yüzde 25'ten bir yıl içinde yüzde 8'e indirildi.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş tarafından, "128 milyar dolar" iddialarına ilişkin yargı sürecinin tamamlanmasının ardından, ilk kez kapsamlı bir kamuoyu açıklaması yayımlanarak, tarihe not düşülecek mesajlar verildi.

Video Oynatma İkonu Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü

Açıklamada süreç, "yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası" olarak nitelendirildi ve iddiaların asılsızlığının yalnızca yargı kararlarıyla değil, somut ekonomik verilerle de ortaya konduğu vurgulandı.

Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP'nin, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a "kişilik haklarına saldırı" kapsamında manevi tazminat ödemesine ilişkin "hak ihlali" iddiasıyla yaptığı başvuruyu reddetti.

Berat Albayrak adına avukatı İsa Sinan Göktaş'ın yaptığı açıklama, yargı kararlarıyla tescillenen gerçeği bir adım öteye taşıdı. Açıklamaya göre "128 milyar dolar" kampanyası, CHP'nin başını çektiği ve FETÖ iltisaklı hesapların beslediği organize bir iftira ağının ürünüydü. Hukuk zaferinin ardından gelen paylaşım, beş yıllık döneme dair ülke gerçeklerinin ve yaşananların perde arkasını ilk kez bu kapsamda kayda geçiren bir manifesto belgesi niteliği taşıdı.

CHP'nin Berat Albayrak'a attığı iftira AYM kararıyla resmen çöktü (Fotoğraflar TAKVİM Arşiv'e aittir)CHP'nin Berat Albayrak'a attığı iftira AYM kararıyla resmen çöktü (Fotoğraflar TAKVİM Arşiv'e aittir)

ANAYASA MAHKEMESİ KARARIYLA BİR İFTİRANIN SONU
Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Albayrak'a ödemeye mahkûm edildiği manevi tazminata karşı yaptığı bireysel başvuruyu oy birliğiyle reddetmiş; böylece yerel mahkeme ve istinafın ardından üçüncü yargı katmanı da aynı hükmü vermişti. Tahsil edilen tazminatın şehit yakınları ve gazilere hizmet veren vakfa bağışlandığı daha önce kamuoyuyla paylaşılmıştı.

"DEZENFORMASYON OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ"

Göktaş açıklamasında, Merkez Bankası'nın o dönemki işlemlerinin piyasa istikrarını sağlamak, spekülatif kur ataklarını bertaraf etmek ve sanayiciyi, esnafı, emekliyi pandeminin etkilerinden korumak amacıyla yürütülen, uluslararası normlara uygun işlemler olduğunu belirtti. Açıklamada bu işlemlerin "veri olmaksızın uydurulan rakamlarla kasıtlı biçimde çarpıtılarak bir dezenformasyon operasyonuna dönüştürüldüğü", Ana Muhalefet'in asıl hedefinin Türkiye'yi yeniden devalüasyon, enflasyon ve faiz kısır döngüsüne sürüklemek olduğu vurgulandı.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-4

"BUHARLAŞAN REZERV" İDDİASINA RAKAMLA ÇARPICI CEVAP
Göktaş, Albayrak'ın göreve başlamasından önce Haziran 2018'de 98,4 milyar dolar olan Merkez Bankası rezervinin; finansal saldırılara, yabancı ülke yaptırımlarına ve ağır pandemi şartlarına rağmen görevden ayrıldığı 2020'de 85,2 milyar dolar seviyesinde korunduğunu belirtti. Açıklamada devletin 2018 sonrası yoğun finansal saldırılara karşı gösterdiği refleksin "buharlaşan rezerv" söylemiyle gölgelenmeye çalışıldığı ifade edildi.

"ENFLASYON BİR YILDA %25'TEN %8'E İNDİRİLDİ"
Açıklamada sıralanan verilere göre; 2018'deki kur saldırısı sonrasında yüzde 25'i aşan enflasyon, para ve maliye politikalarında uygulanan reformlarla bir yıl içinde yüzde 8'e indirildi. Covid-19'un üretim-tedarik zincirlerini kırdığı, küresel işsizliğin ve daralmanın zirve yaptığı dönemde dahi enflasyonun yüzde 11 seviyesinde tutulduğu kaydedildi.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-5

"CUMHURİYET TARİHİ REKORU: CARİ FAZLA"

Göktaş, Albayrak göreve geldiğinde 57 milyar dolar seviyesinde olan cari açığın bir yıl içinde kapatıldığını ve Merkez Bankası verilerine göre cari fazla verilerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırıldığını belirtti. Açıklamada tek haneli faiz, tek haneli enflasyon, cari fazla ve pozitif büyümenin eş zamanlı sağlanmasıyla bazı ekonomistlerin "imkânsız üçlü" dediği hedefin doğru politikalarla mümkün olduğunun gösterildiği; bu tablonun "dış finansman olmadan büyüyemeyiz, cari açık vermeden üretemeyiz" diyenlere net bir cevap niteliği taşıdığı ifade edildi.

DÜNYANIN ERİŞEMEDİĞİ ALTINA TÜRKİYE HÜKMEDİYOR
Açıklamanın çarpıcı bölümlerinden biri altın hamlesine ayrıldı. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altının Türkiye'ye getirilmesiyle Merkez Bankası altın rezervinin 2020 sonunda 719 tona ulaştığı; ons fiyatlarındaki artışla bu rezervin katkısının 2020'deki 40 milyar dolar seviyesinden 2026 Mayıs ayı itibarıyla yaklaşık 110 milyar dolara yükseldiği kaydedildi. Göktaş, dünya ekonomisindeki dönüşümün Albayrak tarafından "önceden görüldüğünü" vurguladı; açıklamada, bugün artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bazı ülkelerin yurt dışındaki altınlarına erişimde sorun yaşadığı, Türkiye'nin hamlesinin diğer ülkelere örnek teşkil ettiği belirtildi.

"1 MİLYONDAN FAZLA VATANDAŞ EV SAHİBİ OLDU"
Açıklamaya göre; konut sektörünün iflas tehdidiyle karşı karşıya kaldığı 2020'de kamu bankaları aracılığıyla tarihin en uzun vadeli ve en düşük oranlı konut kredisi kampanyası başlatıldı, alt ve orta gelir grubundan bir milyondan fazla vatandaş ev sahibi oldu. Aynı dönemde 700 binden fazla esnafa finansman desteği sağlandığı, SGK prim ve vergi ödemelerinin ertelendiği, KDV ve kira stopajının düşürüldüğü, 6 milyondan fazla aileye nakdî yardım yapıldığı ve iş gücü piyasasının ayakta tutulduğu kaydedildi.

"PANDEMİDE ÇİN'LE BİRLİKTE BÜYÜYEN İKİ ÜLKEDEN BİRİ"

Açıklamada, Türkiye'nin 2020'deki yüzde 1,8'lik büyümesiyle, verileri açıklanan OECD ve G-20 ülkeleri arasında Çin'le birlikte pozitif büyüme kaydeden iki ülkeden biri olduğu hatırlatıldı.

TRUMP'IN TEHDİTLERİNE RAĞMEN

Göktaş'ın açıklamasında; "Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı sınır ötesi operasyonlarına, kamuoyuna 'Rahip Brunson Krizi' olarak yansıyan siyasi gerilimlere, ABD Başkanı'nın 2018 ve 2019 yıllarında ekonomimizi doğrudan hedef almasına (ABD Başkanı Donald J. Trump tarafından 'Türkiye ekonomisini tamamen mahveder ve yok ederim (bunu daha önce yaptım!)' ifadesi kullanılmıştır), ABD'nin Türkiye'ye ve siyasilere uyguladığı yaptırımlara ve döviz piyasası arka plan kur saldırılarına rağmen ekonomik düzen korunmuş; Covid-19 dönemi sebebiyle yaşanan üretim-tedarik zincirinin kırılması, küresel işsizlik ve ekonomik daralma gibi zorlu şartlarda ise enflasyon %11 seviyesinde tutulmuştur." denildi.

ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIK VİZYONU

Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı dönemine ilişkin bölümde Milli Enerji ve Maden Politikası, Karapınar Güneş Enerjisi Santrali, yüzde 80 yerlilik oranı, Akkuyu Nükleer Santrali'nin 2018'de atılan temeli, TANAP ve Türk Akım projeleri, Ertuğrul Gazi FSRU gemisi ile doğalgaz depolama yatırımları sıralandı. Açıklamada, o dönemde başlatılan arama-sondaj seferberliğinin ilerleyen yıllarda meyvesini verdiği; Karadeniz'de 710 milyar metreküp doğal gaz, Şırnak Gabar'da ekonomik değeri 110 milyar dolar olan 1 milyar varillik petrol keşfedildiği, Eskişehir Beylikova'daki 694 milyon tonluk rezervle Türkiye'nin nadir toprak elementinde dünya ikincisi konumuna geldiği ifade edildi.

"GEMİLERİ ALAMAZSINIZ DİYENLER FETÖ'CÜ ÇIKTI"

Açıklamanın en çarpıcı bölümlerinden biri de, sondaj gemilerinin alımına karşı çıkanlara ilişkin yer verilen şu değerlendirme oldu:

"'Gemileri alamazsınız, işletemezsiniz' diyenlerin, gemilerin 'hurda olacağı' yönünde rapor yazanların ve alım süreçlerini sabote edenlerin, 15 Temmuz gecesi millete kasteden FETÖ'cü hainler olduğu ortaya çıktı."

Göktaş, Albayrak'a yönelik itibar suikastı girişimlerinin de FETÖ iltisaklı hesapların başını çektiği odaklarca sosyal medya üzerinden yürütüldüğünü, asılsız haberlerin "sözde gazeteciler" eliyle servis edildiğinin altını çizdi.

"EN MUKADDES DEĞERİMİZ DAHİ HEDEF ALINDI"
Açıklamada, Türkiye üzerinde kurulmaya çalışılan tahakkümün yalnızca ekonomik iddialarla sınırlı kalmadığı; kimi zaman "toplumun en mukaddes değeri olan aile birliğini hedef alan iftiralarla", kimi zaman da "ekonomist görünümlü kapitülasyoncuların" somut kazanımları kasıtlı biçimde çarpıttığı organize karalama kampanyalarıyla kendini gösterdiği vurgulandı.

"RAHATSIZLIK, KEYFİLİĞİNİ KAYBEDEN LOBİLERDE"
Albayrak'ın avukatı Göktaş tarafından yapılan açıklamada; sıcak paraya dayalı dış finansman modelinin terk edilmesi, yerli üretim ve ihracatın desteklenmesi ve enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasıyla "500 yıllık bir ekosistemin dönüşüm sürecine girdiği" bu dönüşümün, ülke üzerindeki keyfiliğini kaybeden finans ve enerji lobilerinde rahatsızlığa yol açtığı değerlendirmesi yapıldı. Bu çerçevede başlatılan ihracat seferberliğiyle, 2017'de 157 milyar dolar olan ihracatın 2023 itibarıyla 255 milyar dolara ulaştığı kaydedildi.

"TÜRK SİYASİ TARİHİNDE EN ÇOK YALANA VE İFTİRAYA MARUZ KALANLARDAN BİRİDİR"
Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri, Berat Albayrak'ın 8 Kasım 2020'deki görevden ayrılışa ilişkin ifadeler oldu.

Göktaş, Albayrak'ın "yoğun emek ve cesaretle hayata geçirilen reform niteliğindeki birçok icraatının bıraktığı manevi memnuniyetle" görevinden ayrıldığını belirtti. Açıklamada Albayrak, "Türk siyasi tarihinde görev süresi boyunca en çok yalan ve iftiraya maruz kalan kişilerden biri" olarak nitelendirildi.

SALDIRILAR NEDEN HÂLÂ SÜRÜYOR?
Göktaş, görevden ayrılışın üzerinden 5,5 yıl geçmesine rağmen saldırıların "büyük bir motivasyonla" devam etmesinin nedenini ise şu sözlerle açıkladı:

"Bu kampanyaların sürmesinin sebebi, Albayrak'ın 'Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz menfaatine hayata geçirdiği sayısız çalışmalardır."

Açıklamada ayrıca, "CHP'nin bu ülkeye sağlayamadığı katkı ve hizmeti, 24 yıllık AK Parti iktidarının yalnızca iki yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Sayın Berat Albayrak gerçekleştirmiştir" denildi.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-10

"NİHAİ HÜKÜM AHİRETTE"

Göktaş, Albayrak'ın "kısa vadeli siyasi kazanımlar yerine Türkiye'nin hiçbir saldırıdan etkilenmeyecek güçlü bir ekonomik ve finansal altyapıya kavuşması için milli sorumluluk şuuruyla hareket ettiğini" belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya da geç ortaya çıktığını ve adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. O gün alınan kararların değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır."

İşte Berat Albayrak'ın Avukatı İsa Sinan Göktaş'ın açıklamasının tamamı:

Yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası, "128 milyar dolar yalanı" söylemini konu alan dava sonucu, davalı Cumhuriyet Halk Partisi'nin ("CHP" veya "Ana Muhalefet" olarak anılacaktır) Sayın Berat Albayrak'a yönelttiği ithamlar nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü tutulduğu ve tahsil edilen bedelin Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfı'na bağışlandığı bilgisi daha önce kamuoyunun takdirine sunulmuş olup, bu kez de Anayasa Mahkemesi'nin 20.05.2026 tarihli kararı ile CHP tarafından yapılan bireysel başvurunun reddine karar verilmiş ve CHP'nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.

"128 milyar dolar yalanı" temeline dayanan iddiaların asılsızlığı, yargı yollarının tüketilmesiyle hukuken kesinleşmiş olmakla beraber aşağıda yer verilen somut ekonomik verilerle de açıkça ortaya konulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın ("Merkez Bankası" olarak anılacaktır) piyasa istikrarını sağlamak, spekülatif kur ataklarını bertaraf etmek, sanayicisini, esnafını ve emeklisini pandemi koşullarının olumsuz etkilerinden korumak amacıyla yürüttüğü uluslararası normlara uygun işlemler, veri olmaksızın uydurulan rakamlarla kasıtlı biçimde çarpıtılmış ve bir dezenformasyon operasyonuna dönüştürülmüştür.

2018 yılı ve sonrasında Türkiye'nin maruz kaldığı yoğun finansal saldırılar karşısında devletin gösterdiği refleksi "buharlaşan rezerv" iddiasıyla gölgelemeye çalışan Ana Muhalefet, esasen Türkiye'yi devalüasyon, enflasyon ve faiz kısır döngüsüne sürüklemeyi hedeflemiş; ancak atılan stratejik, planlı ve cesur adımlarla iktisadi tabular yıkılmış ve bugün önemi daha da iyi anlaşılan ekonomik kazanımlar elde edilmiştir.

CHP'nin tek bir merkezden yönettiği, genel başkanından milletvekillerine, il başkanlarından parti yöneticilerine kadar bilinçli bir şekilde iştirak edilen pespaye yalanlar zincirinde atılan iftiraların aksine, Sayın Berat Albayrak'ın Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini devraldığı dönemde yaklaşık %25 seviyesinde bulunan enflasyon, para ve maliye politikalarında uygulanan reformlar sayesinde bir yıl içinde %8'e indirilmiştir.

Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı sınır ötesi operasyonlarına, kamuoyuna "Rahip Brunson Krizi" olarak yansıyan siyasi gerilimlere, ABD Başkanı'nın 2018 ve 2019 yıllarında ekonomimizi doğrudan hedef almasına (ABD Başkanı Donald J. Trump tarafından "Türkiye ekonomisini tamamen mahveder ve yok ederim (bunu daha önce yaptım!)" ifadesi kullanılmıştır), ABD'nin Türkiye'ye ve siyasilere uyguladığı yaptırımlara ve döviz piyasası arka plan kur saldırılarına rağmen ekonomik düzen korunmuş; Covid-19 dönemi sebebiyle yaşanan üretim-tedarik zincirinin kırılması, küresel işsizlik ve ekonomik daralma gibi zorlu şartlarda ise enflasyon %11 seviyesinde tutulmuştur.

Sayın Berat Albayrak göreve başladığında 57 milyar dolar seviyesinde olan cari açık, bir yıl içerisinde kapatılmış; 17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk defa, Merkez Bankası verilerine göre 15 milyar dolar cari fazla verilerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır. Böylece tek haneli faiz ve tek haneli enflasyon dengesi kurulmuş, cari fazla verilmiş, pozitif büyüme sağlanmış ve bazı ekonomistlerce "imkânsız üçlü" olarak nitelendirilen hedeflerin doğru politikalarla mümkün olabileceği gösterilmiştir. Anılan tablo, "dış finansman olmadan büyüyemeyiz, cari açık vermeden üretemeyiz" diyerek, ortaya konulan ideali küçümseyenlere de net bir cevap niteliği taşımaktadır.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-11

Pandeminin yol açtığı ekonomik durgunluk sebebiyle, konut sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kapanma ve iflas tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, bankalar üzerinde alacak riski baskısının arttığı 2020 yılında; kamu bankaları aracılığıyla, tarihin en uzun vadeli ve en düşük konut kredi oranıyla (%0,49), alt ve orta gelir grubundaki bir milyondan fazla vatandaşımız ev sahibi olmuş; konut stokları eritilmiş, reel sektör desteklenmiş, bankaların risk baskısı azaltılmış ve böylelikle herkesin kazandığı, tarihin en hayırlı işlerinden birine imza atılmıştır.

İstihdamı korumak ve ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla 700 binden fazla esnafa finansman desteği verilmiş; SGK prim ve vergi ödemeleri ertelenmiş, KDV oranları düşürülüp kira stopajı azaltılarak yüz binlerce işletmenin yükü hafifletilmiştir. Ayrıca 6 milyondan fazla aileye nakdi yardım sağlanmış; tek bir esnaf dahi kapanmadan iş gücü piyasası ayakta tutulmuş ve işsizlik azaltılarak pandemi süreci büyük bir başarıyla aşılmıştır.

Günümüzde yaşanan küresel ölçekteki krizler, sınır ülkelerde devam eden savaşlar, ekonomik ve siyasi yaptırımlar ile önemi bir kere daha anlaşılan ve Türkiye'nin en stratejik hamlelerinden biri olan yurt dışındaki altın rezervlerimizin ülkeye taşınması eylemi de yine aynı dönemde gerçekleştirilmiştir. ABD, İsviçre ve İngiltere'de tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirilmiş ve Merkez Bankası altın rezervi 2020 yılı sonu itibariyle 719 tona ulaşmıştır.

Türkiye'nin altın rezervlerini yurda getirme hamlesi, diğer ülkeler açısından da örnek teşkil etmiş; artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bazı ülkeler rezervlerini içeriye taşırken, bazıları ise yurt dışında tuttukları altınlarına erişimde sorunlarla karşılaşmıştır.

Dünya ekonomisinde yaşanan dönüşüm, Sayın Berat Albayrak tarafından önceden görülmüş; Merkez Bankası rezervlerindeki altın miktarının artırılması için döneminde atılan adımlar büyük bir finansal kazanıma dönüşmüştür. Altın fiyatlarının ons bazında değer artışı dikkate alındığında, 719 ton altının Merkez Bankası rezervlerine katkısı, 2020 yılı itibariyle 40 milyar dolarken 2026 yılı Mayıs ayı itibariyle yaklaşık 110 milyar dolardır.

Bakanlık görevi öncesi Haziran 2018'de Merkez Bankası rezervi 98,4 milyar dolar iken, görevinden ayrıldığı 2020 yılında ise finansal saldırılara, yabancı ülke yaptırımlarına ve ağır pandemi şartlarına rağmen 85,2 milyar dolar olmuştur.

Türkiye ekonomisi, 2020 yılında elde ettiği %1,8'lik büyüme performansı ile Covid-19 salgınına karşın pozitif ayrışmayı başarmıştır. Bütün ülkelerin küçüldüğü pandemi yılında Türkiye, verileri açıklanan OECD ve G-20 ülkeleri arasında Çin'le beraber büyüme kaydeden iki ülkeden biri olmuştur. Aynı dönemde Merkez Bankası, tarihinde görülmemiş şekilde 165 milyar TL (döviz karşılığı yaklaşık 30 milyar dolar) kâr elde ederek rekor kırmış ve bu kârı milletin hazinesine aktarmıştır.

Bankacılık sektöründeki "milli şuur" eksikliğini gidermek, "teminat bankacılığı" anlayışını terk ederek reel sektör ile tüketiciyi daha etkin biçimde desteklemek ve finansal istikrarı sürdürülebilir kılmak amacıyla güçlü adımlar atılmıştır.

Finansal güvenlik stratejisi çerçevesinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun kademeli olarak devreye aldığı swap düzenlemeleri ile sıcak para akımlarında yaşanan ani yön değişikliklerinden kaynaklanan finansal dalgalanmaların önüne geçilmiştir. Olası jeopolitik risklere ve yaptırım tehditlerine karşı döviz rezervleri içerisindeki ABD tahvillerinin payı azaltılmıştır.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde ise "Milli Enerji ve Maden Politikası" oluşturulmuş ve "Yeşil Kitap" hazırlanarak uzun vadeli strateji belirlenmiştir.

Bu çerçevede Karapınar Güneş Enerjisi Santrali başta olmak üzere yenilenebilir enerjide büyük yatırımlar gerçekleştirilmiş, %80 yerlilik oranına ulaşılmış ve rüzgâr enerjisi kapasitesi artırılmış; "Akıllı Kömür Kullanımı" ile 5 milyar ton ilave kömür rezervi keşfedilmiş, üretim ise 60 milyon tondan 100 milyon tona çıkarılmış; Eskişehir Beylikova'daki 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi ile Türkiye bu alanda dünya ikincisi konumuna gelmiştir.

Ertuğrul Gazi FSRU gemisinin satın alınması ve Silivri, Tuz Gölü, Hatay Dörtyol tesisleriyle doğalgaz depolama kapasitesinin güçlendirilmesi ile kriz anlarında kesintisiz arz güvencesi sağlanmış; TANAP ve Türk Akım boru hattı projeleri devreye alınarak Türkiye enerji merkezi konumuna yükseltilmiştir.

Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacının %10'unu tek başına karşılayacak Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi ve 65 yıllık rüyası olan ilk nükleer reaktörü Akkuyu'nun temeli 2018'de atılmıştır. Yıllardır yer altı kaynaklarıyla ilgili efsaneler üretilip hikâyeler anlatılan Şırnak Gabar'da sahaya inilmiş ve ekonomik değeri 110 milyar dolar olan 1 milyar varillik petrol rezervi keşfedilmiştir. Fatih, Yavuz ve Kanuni sondaj gemileri ülke envanterine katılarak "Mavi Vatan" vizyonu somutlaştırılmıştır. İlk derin sondaj gerçekleştirilerek Karadeniz'de 710 milyar metreküp doğalgaz keşfi yapılmış olup, sahanın ekonomik değeri yüz milyarlarca dolardır.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-13

Hatırlatmak gerekir ki "Gemileri alamazsınız, işletemezsiniz, teknik kapasitemiz yetmez, yabancı ülkeler izin vermez" diyenlerin, "Bu gemiler hurda olacak" diye rapor yazanların, gemi alım süreçlerini sabote ederek imza atmaktan kaçan sözde komutanların, 15 Temmuz gecesi bu milletin canına kasteden FETÖ'cü hainler olduğu ortaya çıkmıştır.

500 yıllık bir ekosistemin dönüşüm sürecine girdiği bu dönemde; enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye inşa etme yolunda gerçekleştirilen eylemler, ülkemiz üzerindeki keyfiliğini kaybeden finans ve enerji lobilerinde rahatsızlığa sebep olmuştur.

Getirilen yeni yaklaşımla sıcak para akımlarına dayalı dış finansmanın terk edilmesi, hedefli finansman teşvikleriyle yerli üretim ve ihracatın desteklenmesi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, stratejik sektörlerde kısmi ve geçici ithal ikame politikalarının uygulanması, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, turizm gelirlerinin ve reel sektörün verimliliğinin artırılması ve rekabeti artıracak dönüşüm adımlarının atılması sağlanmıştır. Bu doğrultuda oluşturulan 5 yıllık stratejik planlama çerçevesinde 2017 yılında 157 milyar dolar olan ihracat rakamı 2023 yılı itibarıyla 255 milyar dolara ulaşmıştır.

Tarihin en büyük siyasi yalanı yargıda çöktü: Berat Albayrak'ın avukatından manifesto gibi açıklamayla bir iftiranın otopsi raporu!-14

Böylelikle, Türkiye'ye reva görülen; faiz artırımları yoluyla yabancı sermayenin ülkede tutulması ve döviz kurlarının kontrol altına alınması, bunun sonucunda ekonomik durgunluk ve artan işsizlikle birlikte cari açığın daralması, ardından yeniden dış sermaye girişleriyle borçlanmanın artması, TL'nin değer kazanması, iç talebin canlanması ve devamında cari açığın yeniden büyümesi şeklinde işleyen makroekonomik sarmaldan kalıcı olarak kurtulunması hedeflenmiştir.

Ekonomi literatüründe sıklıkla kullanılan, alıcısı bol olan ancak tarifi de yapılmayan "yapısal reformlar" söylemi, Sayın Berat Albayrak döneminin icraatları ile pratikteki karşılığını bulmuştur.

Dünya ekonomisinin karşılaştığı en büyük sarsıntılardan biri kabul edilen Covid-19 pandemisine rağmen, doğru ekonomik politikaların uygulanmasının bir çıktısı olarak tek haneli enflasyon ve tek haneli faizi sağlayıp, eş zamanlı olarak tarihi rekorla cari fazla veren ve pozitif büyüme sağlayan Türkiye üzerinde kurulmaya çalışılan tahakküm; kimi zaman Ana Muhalefet'in safsata olarak dahi nitelendirilemeyecek "128 milyar dolar yalanı" söylemiyle, kimi zaman toplumun en mukaddes değeri olan aile birliğini hedef alan iftiralarla, kimi zaman da ekonomist görünümlü kapitülasyoncuların somut kazanımları kasıtlı şekilde göz ardı ederek ya da çarpıtarak yürüttükleri organize karalama kampanyalarıyla kendini göstermiştir.

FETÖ iltisaklı hesapların başı çektiği odaklar tarafından akla hayale sığmayacak senaryolar sosyal medya platformları üzerinden dolaşıma sokularak itibar suikastı girişimlerinde bulunulmuş; olgusal temeli olmayan asılsız haberler, sözde gazeteciler tarafından kamuoyuna servis edilmiştir.

Türk siyasi tarihinde görev süresi boyunca en çok yalan ve iftiraya maruz kalan kişilerden biri olan Sayın Berat Albayrak'a yönelik bu hukuksuz eylemlerin, görevinden ayrıldıktan sonra da büyük bir motivasyonla devam etmesinin nedeni, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz menfaatine hayata geçirdiği sayısız çalışmalardır.

Netice itibarıyla, CHP'nin bu ülkeye sağlayamadığı katkı ve hizmeti, 24 yıllık AK Parti iktidarının yalnızca iki yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Sayın Berat Albayrak gerçekleştirmiştir.

Kısa vadeli siyasi kazanımlardan ziyade Türkiye'nin hiçbir saldırıdan ve sınamadan etkilenmeyecek güçlü bir ekonomik ve finansal altyapıya sahip olması için büyük bir gayret ve milli sorumluluk şuuru ile hareket eden Sayın Berat Albayrak, yoğun emek ve cesaretle hayata geçirilen reform niteliğindeki birçok icraatlarının bıraktığı manevi memnuniyetle 08 Kasım 2020 tarihinde görevinden ayrılmıştır.

Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya da geç ortaya çıktığını ve adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. O gün alınan kararların ve yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır."

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler