CHP'nin '128 milyar dolar' iftirası üçüncü kez tescillendi! AYM de noktayı koydu! Berat Albayrak bir kez daha haklı çıktı
CHP'nin "128 milyar dolar" kampanyasıyla eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yönelttiği iftiralar hukuken asılsız çıktı, yargının üçüncü ve son katmanında da temelsiz bulundu. Albayrak'ın kazandığı ve istinafın onadığı tazminat kararını "ifade özgürlüğü ihlali" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne taşıyan CHP'nin başvurusu, 20 Mayıs 2026 tarihli kararla reddedildi. AYM, isnadın "davacıyla doğrudan bağını kuran bir temellendirmenin yapılamadığını" tespit ederek tazminatın yerinde olduğuna hükmetti.
Hızlı Özet Göster
- Anayasa Mahkemesi, CHP'nin eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yönelik '128 milyar dolar' kampanyasıyla ilgili manevi tazminat kararına yaptığı bireysel başvuruyu 20 Mayıs 2026 tarihli kararla reddetti.
- AYM, CHP'nin Albayrak'a yönelik hırsızlık isnadının olgusal temeli bulunmadığını ve davacıyla doğrudan bağını kuran bir temellendirme yapılamadığını tespit etti.
- İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi 30 Mart 2022'de CHP'yi 40 bin TL manevi tazminata mahkum etmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22 Haziran 2022'de bu kararı onamıştı.
- Mahkemeler, CHP'nin paylaşımlarının eleştiri sınırlarını aştığını ve parti tarafından isnadı destekleyen herhangi bir mahkeme kararı, veri ya da delil sunulamadığını belirledi.
- AYM, Merkez Bankası'nın idari ve mali açıdan özerk bir kuruluş olduğunu belirterek iddiaların Albayrak'la doğrudan ilgisinin kurulamadığını vurguladı.
CHP'nin "128 milyar dolar" kampanyasıyla eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a yönelttiği iftiralar hukuken asılsız çıktı, yargının üçüncü ve son katmanında da temelsiz bulundu. Albayrak'ın kazandığı ve istinafın onadığı tazminat kararını "ifade özgürlüğü ihlali" iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne taşıyan CHP'nin başvurusu, 20 Mayıs 2026 tarihli kararla reddedildi. AYM, isnadın "davacıyla doğrudan bağını kuran bir temellendirmenin yapılamadığını" tespit ederek tazminatın yerinde olduğuna hükmetti.
Türk siyasi tarihine "yakın dönemin en büyük iftira kampanyası" olarak geçen "128 milyar dolar" sürecinde yargı, son sözünü söyledi. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın CHP aleyhine açtığı ve kazandığı manevi tazminat davası; önce yerel mahkemede, ardından istinafta ve nihayet Anayasa Mahkemesi'nde olmak üzere üç yargı katmanından da geçti. Sonuç her aşamada aynı oldu: CHP'nin Albayrak'a yönelttiği isnatların hiçbir olgusal temeli, hiçbir delili ortaya konulamadı.
AYM Birinci Bölümü'nün 20 Mayıs 2026 tarihli ve 2022/70336 başvuru numaralı kararı, 9 Haziran'da Kararlar Bilgi Bankası'nda yayımlandı. Böylece CHP'nin tazminat cezasından kurtulmak için öne sürdüğü "ifade özgürlüğü" tezi de en yüksek yargı merciinden dönmüş oldu.
AYM’den Berat Albayrak kararı: CHP’nin 128 milyar yalanı çöktü (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
BİRİNCİ PERDE: ALBAYRAK DAVAYI KAZANDI
Süreç, Albayrak'ın avukatının 24 Şubat 2021 tarihli dilekçesiyle başladı. Dilekçede; CHP'nin ve mensuplarının "sistematik şekilde davacının şeref, onur ve saygınlığını rencide eden" bir kampanya yürüttüğü ortaya konuldu. Albayrak'ın avukatı, AYM, Yargıtay ve AİHM içtihatlarına dayanarak CHP'nin eylemlerinin "açıkça yalan ve iftira niteliğinde" olduğunu ve ifade özgürlüğü şemsiyesi altına sokulamayacağını savundu.
İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi, 30 Mart 2022'de Albayrak'ı haklı buldu ve CHP'yi 40 bin TL manevi tazminata mahkûm etti. Gerekçe netti:
"...davacının karikatürize edilerek hırsıza benzetildiği... paylaşımın eleştiri sınırları aşılmak suretiyle davacı tarafa hırsızlık isnadı olduğu değerlendirilmiş... bu eylemin bireyin manevi varlığının bir parçası olan kişisel şeref ve itibarına saldırı mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir."

İKİNCİ PERDE: İSTİNAF ONADI — "CHP TEK BİR DELİL DAHİ SUNAMADI"
CHP kararı istinafa taşıdı; paylaşımların "haklı ve doğru olgulara dayandığını" ileri sürdü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 22 Haziran 2022'de bu itirazı kesin olarak reddetti. İstinaf gerekçesindeki şu tespit, kampanyanın hukuki röntgenini çekti:
"...eleştiri sınırları aşılmak suretiyle davacı hakkında kesin yargı içeren hırsızlık olgu isnadında bulunulmasına, davalı tarafından bu olgu isnadına ilişkin herhangi bir mahkeme kararı, veri ya da delil ortaya konulamamasına..."
Yani aylarca meydanlarda, ekranlarda ve sosyal medyada pompalanan isnadın arkasında, mahkemeye sunulabilen tek bir mahkeme kararı, tek bir veri, tek bir delil dahi yoktu.
(İnfografi Takvim dijital ekibi tarafından hazırlanmıştır)
ÜÇÜNCÜ PERDE: CHP "İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ" DEDİ, AYM'YE GİTTİ
İki yargı katmanında da kaybeden CHP, 19 Temmuz 2022'de Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulundu. Parti; tazminat kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini, isnatların parti ekonomi kurmaylarının hazırladığı bir "bilgi notuna" dayandığını, siyasetçilerin eleştirilerini abartmasının hakaret sayılamayacağını savundu. Özetle CHP'nin talebi açıktı: Tazminat cezası iptal edilmeliydi.

AYM'NİN CEVABI: "TAZMİNAT YERİNDE, İSNADIN TEMELİ YOK"
Yüksek Mahkeme, CHP'nin tezini madde madde çürüttü. İlk tespit, paylaşımın hukuki niteliğine ilişkindi; CHP'nin sığındığı "eleştiri ve değer yargısı" savunması daha ilk adımda çöktü:
"Başvurucunun paylaşımdaki videoda davacıyla ilgili olarak ileri sürdüğü iddiaların değer yargısı olmadığı, yer ve eylem belirten olgusal iddialar olduğu açıktır."
İkinci tespit, hedefin kim olduğuna dairdi:
"Video içeriği dikkatli şekilde incelendiğinde söz konusu hırsız figürü ile davacının kastedildiği konusunda şüphe yoktur."
AYM ayrıca dikkat çekici bir notu kayda geçirdi: CHP, yargılamanın hiçbir aşamasında "hırsız" iftirasıyla Albayrak'ın kastedilmediğine dair itiraz dahi ileri sürmemişti.
Kararın omurgasını ise isnadın çöktüğü nokta oluşturdu. AYM, CHP'nin bu ispatı yapamadığını Merkez Bankası'nın yasal statüsü üzerinden hükme bağladı:
"Merkez Bankası idari ve mali açıdan herhangi bir kurum veya bakanlığa bağlı olmayan özerk bir tüzel kişidir... Dolayısıyla, mevcut başvuruda başvurucunun ileri sürdüğü olgusal iddiaların, davacıyla olan doğrudan ilgisine ilişkin bir temellendirmenin yapılabildiğinden söz edilemeyecektir."

"SİYASETÇİNİN DE LEKELENMEME HAKKI VAR"
AYM, kararında ezber bozan bir ilkeyi de vurguladı. Siyasetçilere yönelik eleştiri sınırı geniş olsa da, bu genişlik delilsiz suç isnadını kapsamıyordu:
"Suç isnadı içeren ve olgusal temeli bulunmayan dil ve üslup karşısında siyasi partilerin ve siyasetçilerin de lekelenmeme haklarının korunması gerektiği de gözardı edilmemelidir."
Bu çerçevede Yüksek Mahkeme; tazminata hükmedilmesinin "zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğini", tutarın "orantılı olduğunu" belirterek ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine hükmetti. Karar oy çokluğuyla alındı; üye Selahaddin Menteş karşı oy kullandı.
CHP'nin "delillerimiz toplanmadı, tanıklarımız dinlenmedi" şeklindeki ikinci şikâyeti ise daha ağır bir akıbetle karşılaştı: Bu iddia, oybirliğiyle ve "açıkça dayanaktan yoksun" bulunarak kabul edilemez sayıldı. AYM, yerel mahkemenin CHP'nin delil taleplerini reddetmesinin de, hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesinin de usule uygun olduğunu tespit etti.

SONUÇ: ÜÇ YARGI KATMANI, TEK HÜKÜM
Yerel mahkeme isnadı "kişisel şeref ve itibara saldırı" saydı. İstinaf, CHP'nin elinde "tek bir mahkeme kararı, veri ya da delil" bulunmadığını tescil etti. Anayasa Mahkemesi ise isnadın "temellendirilemediğini" hükme bağlayarak tazminatın yerinde olduğunu onayladı. "Yakın siyasi tarihin en büyük iftirası" olan kampanya hakkında iç hukuk yolu böylece kesin biçimde kapandı. Albayrak'ın kazandığı tazminatın şehit yakınları ve gazilere bağışlandığı daha önce kamuoyuna açıklanmıştı.
19 ilde 120 milyonluk dolandırıcılık operasyonu
12 Haziran Cuma hutbesini yayımlandı



