Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında flaş gelişme! Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner serbest bırakıldı

Son dakika haberi! Türkiye, 17/25 Aralık yargı darbesini anımsatan FETÖVARİ kirli bir kumpasla karşı karşıya. Ankara Emniyeti'nde müdürlerden oluşan bir klik komploda başı çekerken sürece ilişkin her adım titizlikle soruşturuluyor. Konuyla ilgili sabah saatlerinde 3 sivil şahıs ve 1 komiserin daha gözaltına alınmasıyla gözaltı sayısı 8'e yükselmişti. Son dakika bilgisine göre ise, Soruşturmada gözaltına alınan Ankara Organize Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından serbest bırakıldı.

Giriş Tarihi 15 Mayıs 2024, 09:53 Güncelleme 16 Mayıs 2024, 19:16
Ayhan Bora Kaplan soruşturmasında flaş gelişme! Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner serbest bırakıldı

İÇİNDEKİLER

Ayhan Bora Kaplan'a yönelik soruşturmanın emniyet - yargı ayağında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor.

Açığa alınan 3 polis müdürünün görevdeki ve önceki dönem görev almış bakanlara, AK Partili isimlere ve yargı mensuplarına kumpas hazırlığının olduğu ortaya çıktı.

Akabinde polislerin evlerindeki dijital materyallere el konulurken, haklarında yurt dışına çıkma yasağı getirildi. Yaşananlar herkesin aklına "Yeni 17-25 Aralık mı?" sorusunu getirdi.



GÖZALTI SAYISI 8'E YÜKSELMİŞTİ
Konuyla ilgili sabah saatlerinde yapılan açıklamada 3 sivil şahıs ve 1 komiserin daha gözaltına alındığı bildirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, "Serdar Sertçelik'in yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili 3 sivil şahıs ve 1 komiser gözaltına alınmıştır." ifadeleri kullanıldı. Böylece gözaltına alınan kişi sayısı 8' yükselmişti.



1 KİŞİ SERBEST BIRAKILDI
Ayhan Bora Kaplan davası kapsamında gözaltına alınan Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.



Konuya ilişkin açıklamada bulunan Gökay Öner'in avukatı şu ifadelere yer verdi:

Soruşturma gereken titizlikle devam ediyor. Bu konuda gerek adli, gerek idari makamlar hassas bir şekilde çalışmaktadır. Müvekkil kendisi vekil olarak benim katılımımla adliye gitmiştir. İfadesini verirken etkin pişmanlığa ilişkin bir tercih söz konusu değildir. Etkin pişmanlıktan yararlanması gibi bir durum söz konusu değildir. Korkunç bir linç politikası izlenmekte. Öncelikle emniyet mensubu hala sayın Öner. Kurumuna sorumlulukları devam etmekte. Başarılı bir geçmişi de var. Çok iyi operasyonlara imza atmış ve hiç adlı idari soruşturma geçirmemiştir. Hep mevzuata uygun kanun adamı olmuştur. Soruşturmada gizlilik kararı vardır. Bu sebeple öncelikle buna riayet etmek gerekir. Müvekkilim hiçbir suç maddesi isnadının muhatabı değildir. Ülkesine bu kadar lekesiz bir şekilde hizmet etmiş birinin aklanacağına olan inancımızda tamdır.Müvekkilim hiçbir suç maddesi isnadının muhatabı değildir. Ülkesine bu kadar lekesiz bir şekilde hizmet etmiş birinin aklanacağına olan inancımızda tamdır.Müvekkilim hiçbir suç maddesi isnadının muhatabı değildir. Ülkesine bu kadar lekesiz bir şekilde hizmet etmiş birinin aklanacağına olan inancımızda tamdır. Müvekkilim hiçbir suç maddesi isnadının muhatabı değildir. Ülkesine bu kadar lekesiz bir şekilde hizmet etmiş birinin aklanacağına olan inancımız da tamdır.

Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik 14 Mayıs 2024 tarihinde Ankara'da görüntülenmişti.


Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında Ankara 32'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 61 sanığın yargılanması devam ediyor. Suç örgütü ile ilgili iddialarda adı geçen ve Ayhan Bora Kaplan'ın avukatı ile buluştukları iddiası sosyal medyada yer alan Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, İçişleri Bakanlığı tarafından geçen hafta görevden uzaklaştırıldı. İddialarla ilgili mülkiye müfettişleri tarafından başlatılan idari soruşturma sürüyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da iddialar üzerine 'Suç işlemek için anlaşmak', 'Adil yargılamayı ve tanığı etkilemeye teşebbüs', 'Görevi kötüye kullanma' ve 'Suçluyu kayırma' suçlarından resen soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında dün 3 polis müdürü ve komiser U.G.'nin ikametlerinde arama yapıldı. Aramalarda bazı dijital materyallere el konuldu.

DÜN 4 KAMU GÖREVLİSİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Mayıs'ta 4 isim hakkında gözaltı kararı verdi ve şüpheliler gözaltına alındı. Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, "Gizli tanık S.S.'nin ifadesinde geçen iddialarla ilgili Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görev yapan 4 kamu görevlisi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca gözaltı kararı verilmiş olup, gözaltı kararı icra edilmiştir. Soruşturma işlemleri titizlikle yürütülmektedir" denildi.

Konuyla ilgili bir açıklama da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'dan geldi.

Yerlikaya, "Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli 'oyun kurmaya' çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz." dedi.

"O DÜZENLERİNİ BAŞLARINA YIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde organize suç öggütlerine, şehir eşkıyalarına, uluslararası kartel haline gelmiş zehir tacirlerine, uluslararası örgütlenmiş göçmen kaçakçılarına, yabancı istihbarat servisleriyle irtibatlı illegal yapılara ve suç odaklarına göz açtırmadıklarını, açtırmayacaklarını belirten Yerlikaya, "Bu mücadelemizi kimler engellemeye çalışıyorsa, kimler FETÖVARİ gizli tanık taktikleriyle kendi karanlık düzenlerinin hakim olmasını istiyorsa, onların o düzenlerini de başlarına yıkıyoruz, yıkmaya da devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Hangi kurum içinde Başkan Erdoğan'a, hükümete ve siyasilere yönelik yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceklerini belirten Yerlikaya, şöyle devam etti:

"Mülkiye Müfettişlerinin ilgili raporu kısa süre içinde tamamlanacak. Atılan her adımı, telefon kayıtlarını tek tek inceliyorlar. Hazırlanan bu raporu en ince ayrıntısına kadar kamuoyu ile de paylaşacağız. Ve gereğini yapacağız.

Aziz Milletimiz müsterih olsun; nasıl Bölücü Terör Örgütü (BTÖ) ve FETÖ ile mücadelede hainlerin inlerine kadar girdiysek; bu suç odaklarını da saklandıkları her delikten bulup çıkartacağız."

BİR AÇIKLAMA DA ADALET BAKANI TUNÇ'TAN
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın ardından bir açıklama da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'tan geldi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargımıza güvenelim. Tarafsız, bağımsız yargımız, sıfatı ne olursa olsun suç işleyenin, yanlış yapanın üzerine gidecektir." dedi.

Tunç, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin iddialarda adı geçen ve görevden uzaklaştırılan Ankara İl Emniyet Müdürlüğündeki kamu görevlileri hakkındaki soruşturma konusundaki soru üzerine Tunç, devam eden soruşturmalarla, kovuşturmalarla ilgili hususların araştırıldığını dile getirdi.

BU KONUDA YARGIMIZA GÜVENELİM
Cumhuriyet savcılarının iddialarla ilgili konularda gerekli soruşturmaları titizlikle yürüttüğünü ifade eden Tunç, "Yargımıza güvenelim. Cumhuriyet savcılarımız her türlü iddiayı en ince ayrıntısına, detayına kadar inceler, araştırır, soruşturur ve yargının önüne getirir. Bu anlamda hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu konuda yargımıza güvenelim. Tarafsız, bağımsız yargımız, sıfatı ne olursa olsun suç işleyenin, yanlış yapanın üzerine gidecektir." diye konuştu.

Bakan Tunç, soruşturmaların ve kovuşturmaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirtti.

MADDE MADDE KUMPASIN KRONOLOJİSİ
Peki bugüne nasıl gelindi, neler oldu? Madde madde kumpasın kronolojisi!

1. HER ŞEY GİZLİ TANIĞIN KAÇMASIYLA BAŞLADI

Suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan davasının en kritik gizli tanığı Serdar Sertçelik önce deşifre oldu, ardından yurtdışına kaçtı. Dosyada "M7" kod adı verilen gizli tanık Sertçelik, yurtdışına kaçtıktan sonra soruşturmayı yürüten Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ile ilgili şok iddialarda bulundu.

Kendisinin tehdit edilerek zorla gizli tanık yapıldığını iddia eden Sertçelik, Emniyet Müdürü Şevket Demircan ile yaptığı telefon görüşmesinin ses kayıtlarını da yayınladı. Hürriyet'te yer alan habere göre kendisi üzerinden komplo kurulmaya çalışıldığını iddia eden Sertçelik, emniyetin daha önce AK Parti'de bakanlık yapan birçok isim ile halen aktif görevde bulunan bazı bürokratların isimlerini de dosyaya sokmaya çalıştığını ileri sürdü. Sertçelik, Organize Suçlarla Mücadele ekiplerinin "Temiz Eller Operasyonu" adını verdikleri bu operasyon ile kendisi üzerinden darbe yapmaya çalıştığını da iddia etti.

2. BAKAN YERLİKAYA MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ

Yaşananların ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın talimatıyla soruşturma başlatılarak, iddiaların araştırılması için Mülkiye başmüfettişleri görevlendirildi. Müfettişler, 8 Mayıs'ta Organize Suçlarla Mücadele'den sorumlu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın ifadesine başvurdu.

3. POLİS MÜDÜRLERİNE TÜM GECE SÜREN SORGU

Tüm gece süren ifade alma işlemlerinin ardından, 9 Mayıs tarihinde 3 müdür de açığa alındı. Mülkiye başmüfettişlerinin, "Gizli tanık üzerinden soruşturmayla ilgisi olmayan siyasetçi ve bürokratların isimlerinin dosyaya neden sokulmaya çalışıldığı, operasyon için üstten talimat alınıp alınmadığı, gizli tanığa ifadesinde geçirmek için söylenen isimlerin nasıl belirlendiği, emniyet görevlisi dışında bu süreçte başka kim veya kimler var, dışarıdan bir talimat alınıp-alınmadığı" gibi kritik soruları yönelttiği öğrenildi.

4. EVLERİNDE ARAMA YAPILDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın başlattığı soruşturma kapsamında açığa alınan Organize Suçlarla Mücadele'den sorumlu Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner, Müdür Yardımcısı Şevket Demircan ile Organize Şubede görevli Komiser Ufuk Gültekin ve Murat Çelik'in şoförü Yılmaz Öztürk'ün evlerinde ve araçlarında arama yapıldı. Ankara Emniyet Terörle Mücadele Şube ekiplerince yapılan aramalarda bazı dijital materyallere el koyuldu.

5. 'HÜKÜMETE İSYAN' SUÇLAMASI

Soruşturmanın Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ne karşı isyan başlığı altındaki 316. madde hükmü olan "suç için anlaşma", TCK 258. maddedeki "göreve ilişkin sırrın açıklanması", TCK 277. madde hükmündeki "yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs", TCK 283. madde hükmündeki "suçluyu kayırma" ve TCK 285. madde hükmündeki "gizliliğin ihlali" suçlarına yönelik yapıldığı öğrenildi. Soruşturmanın yapıldığı TCK'nın 316. maddesi, 'suç işlemek için örgüt kurma ve diğer örgüt suçlarından farklı olarak devletin güvenliği ve anayasal düzeni, anayasal düzenin işleyişine karşı suçlar'dan herhangi birini işlemeyi kapsıyor.

EMNİYET MÜDÜRÜ ENGİN DİNÇ'İ NASIL ETKİLEYECEK

Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç'in görevden alınacağı öğrenildi. 1 Ağustos 2023'te yayımlanan kararname ile Ankara Emniyet Müdürü olan Dinç, daha önce İstihbarat Daire Başkanı, Eskişehir Emniyet Müdürü ve son olarak da Konya Emniyet Müdürü olarak görev yapmıştı. Engin Dinç'in Türkiye'nin gündemine oturan birçok olayda isminin geçmesi de dikkat çekiyor. Hrant Dink cinayetinde yargılanan Dinç, İstihbarat Daire Başkanlığı görevindeyken de Ankara Gar patlaması meydana gelmişti. Eskişehir Emniyet Müdürlüğü döneminde akademisyen cinayeti ile tekrar gündeme gelen Dinç'in Konya Emniyet Müdürlüğü döneminde ise Kürt bir aileye yönelik saldırı olmuş, 3'ü kadın 7 kişi öldürülmüştü.

GİZLİ TANIK NASIL KAÇTI

Süreçle ilgili yanıtları mülki[1]ye başmüfettişlerinin hazırlayacağı rapor ortaya çıkaracak. Müfettişlerin emniyet müdürlerine yönelttiği ve cevap bekleyen bazı sorular şöyle:

"Gizli tanık gözaltındayken kimlerle görüştürüldü?

Hücrede kayıt alınmadan nasıl çıkarıldı?

Kamera olmayan odada kimlerle görüştürüldü?

Elektronik kelepçe takılıyken ve evden ayrılmaması gerekirken gizli tanık nasıl rahat rahat dolaşabildi?

Silahlı saldırıya uğradıktan sonra Cumhuriyet savcılığının tutuklamaya yönelik gözaltı kararı neden yerine getirilmedi?

Hastanedeki tedavisinin ardından hazırlanan doktor raporuna müdahale edildi mi?

Gözaltına alınmasında sakınca var raporu nasıl verildi?

Taburcu edildikten sonra evinde gözetim altında olması gerekirken yurtdışına nasıl kaçtı?

Kaçmasında kim veya kimler yardımcı oldu?

Tanık koruma programına alınan gizli tanık ile neden görüşüldü?"