Paradan kule yapan CHP'liler ifadeye çağrıldı! | Kimin parası kimin cebinde | Özgür Çelik'ten "kayıt dışı" itirafı | Fatih Keleş, Özgür Nas, Can Poyraz...

Türkiye İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile direkt bağlantılı İBB Spor Kulübü Fatih Keleş, İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz CHP eski İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas'ın da aralarında olduğu isimlerin paradan kule yaptığı görüntüleri konuşuyor. CHP İstanbul İl Başkanlığından ve Ekrem İmamoğlu'ndan yapılan açıklama yeni soruları beraberinde getirirken savcılığın paranın kaynağını aydınlatmak için başlattığı soruştuma sürüyor. "Kimin parasının kimin cebine girdiğinin" yanıtı merakla beklenirken CHP yandaşı medyanın sessizliği de dikkatlerden kaçmadı. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik yaptığı açıklamada "kayıt dışı para" itirafında bulundu. CHP’deki para sayma görüntülerinde yer alan CHP eski il başkan yardımcısı Özgür Nas, eski il başkan danışmanı Can Poyraz ve İBB CHP Meclis üyesi Fatih Keleş ifadeye çağrıldı.

Giriş Tarihi 13 Mart 2024, 09:08 Güncelleme 13 Mart 2024, 23:46
Paradan kule yapan CHP’liler ifadeye çağrıldı! | Kimin parası kimin cebinde | Özgür Çelik’ten kayıt dışı itirafı | Fatih Keleş, Özgür Nas, Can Poyraz...

İÇİNDEKİLER

Türkiye İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile direkt bağlantılı isimlerin başrolünde olduğu CHP'lilerin şaibeli para sayma görüntülerini konuşuyor.

KASASI VE MÜDÜRÜ BAŞROLDE
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kasası olarak bilinen İBB Spor Kulübü Fatih Keleş, İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz CHP eski İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas'ın da aralarında olduğu isimlerin önce balya balya TL daha sonra da balya balya euro saydığı görüntüler ortaya çıktı.

CHP'NİN PANİK SAVUNMASI ŞAİBEYİ ARTIRDI
Görüntülerin yayılmasının ardından panikleyen CHP İstanbul İl Başkanlığı videodaki paraların bağış yoluyla elde edildiğini, partinin il başkanlığı binasının alımı için kullanıldığını öne sürdü ancak şaibeler daha da arttı.




ESKİ AVUKATLARI ANLATTI: DÜZMECE BELGE
Söz konusu binanın alımında CHP'yi temsilen avukat olarak bulunan Mustafa Kemal Çiçek, 30 milyon TL üstü bir tutarın Genel Merkez eliyle kalanın da hazine yardımıyla ödendiğini belirtip işlemlerin banka üzerinden yapıldığını açıkladı.

Düzmece belgeye itibar edilmemesi gerektiğini söyleyen Çiçek şu ifadeleri kullandı:

"Aralık 2019 tarihinde o il binasının alımında, CHP Genel Merkez avukatı olarak bulundum! 30 milyon TL nin üzerindeki rakam Genel Merkez marifeti ile gönderilmiş olup, bakiye kalan bir kısım; Ocak 2020 de hazine yardımının gelmesi ile ikmal edilmiştir!

Bu boyutta haricen bir rakam söz konusu olmamıştır! Satıcıya yönelik işlemler banka üzerinden yapılmıştır! Birileri, bir yerlerden haricen para toplayarak; haksız zenginleşme içerisine girmiş ise bunun tesbit ve gereğini yapacak makamlar bellidir!"

SORUŞTURMA BAŞLATILDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görüntülere ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla resen soruşturma başlatıldı.

İFADEYE ÇAĞRILDILAR
CHP'deki şaibeli para sayma görüntülerinde yer alan isimlerden 3'ü ifadeye çağrıldı.

Fatih KeleşFatih Keleş

Soruşturma kapsamında ifadeye çağrılan isimler şu şekilde: CHP eski il başkan yardımcısı Özgür Nas, eski il başkan danışmanı Can Poyraz ve İBB CHP Meclis üyesi Fatih Keleş.

Özgür NasÖzgür Nas

Can PoyrazCan Poyraz

CHP'deki paradan kule skandalına ilişkin Özgür Nas, Fatih Keleş ve Can Poyraz'ın bugün (14.03.2024) Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade vermeye gideceği öğrenildi.


EKREM İMAMOĞLU PARA SAYANLARI SAVUNDU: YOL ARKADAŞLARIM
Ekrem İmamoğlu'nun "kasası" olarak bilinen Fatih Keleş'in bu işin başında yer alması ve balya balya paralarla ifşa olması okları İBB Başkanına çevirdi.

Görüntüler patladıktan 2 gün sonra (12 Mart) konuşan Ekrem İmamoğlu şaibeli paralarla görüntüleri çıkan kasası Fatih Keleş'i ve yanındakileri savundu.

Paranın kaynağına ilişkin konuşmayan İmamoğlu, "CHP İl binasının satın alma sürecindeki bir hukuk ofisinde yapılan bir işlemin orada benim çok değer verdiğim can bir yol arkadaşım var. Siyasi yol arkadaşlarım var o görüntüde... O görüntü üzerinden siyasi yaygara çıkarmaya çalışanların kötülükçü akılları var. " iddiasında bulundu.


CHP İl Başkanlığının ve Ekrem İmamoğlu'nun açıklamaları, "Paralar kimden geldi kime gitti?", "Keleş'in orada ne işi var?", "İBB'nin kaynakları ile CHP'ye bina mı alındı?" "Vergi mi kaçırıldı?" sorularını yine yanıtsız bıraktı.

ÖZGÜR ÇELİK'TEN "KAYIT DIŞI" İTİRAFI
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise İmamoğlu'nun kasası Fatih Keleş'in balyalarca para sayma görüntülerini savunurken kayıt dışı parayı itiraf etti.

Fondaş Medyascope yayınına katılan Çelik söz konusu paraların bağış paraları olduğunu öne sürdü. "Banka yoluyla değil de elden makbuz karşılığı bağış yapmak isteyen iş insanları olabiliyor." diyen Çelik, 15.5 milyon liranın CHP İl Başkanlığı binası için verilen kapora olduğunu savundu.

Ancak Çelik bu ifadeleriyle "kayıt dışı" parayı da itiraf etti.

Öyle ki Özgür Çelik söz konusu gayrimenkulün 40 milyon liraya satın alındığını, bunun 24.360.000 TL'lik kısmının CHP Genel Merkezi tarafından banka yoluyla ödendiğini, kalan paranın ise görüntülerde görülen paralardan elden ödendiğini söyledi.

CHP İstanbul İl Başkanlığının yayınladığı belgeCHP İstanbul İl Başkanlığının yayınladığı belge

KAYITLARDA SATIŞ BEDELİ 24.3 MİLYON LİRA
CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın 2019 yılında satın aldığı binanın satış bedeli 24.360.000 TL. Yenişafak'taki bilgiye göre, Beyoğlu 3. Noteri'nde düzenlenen 6.11.2019 tarihli satış vaadi sözleşmesinde, binanın satış bedelinin 24.360.000 TL olduğu açıkça belirtiliyor. Satış vaadi sözleşmesinin altında, CHP Genel Merkezi adına Canan Kaftancıoğlu'nun, bina sahibi olarak da Seas Besicilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin yetkilisinin imzası bulunuyor. CHP Genel Merkezi sözleşme gereği binanın satışına ilişkin ödemeleri banka yoluyla bina sahibinin hesabına aktarmış. 24.360.000 TL tutarındaki satış bedelinin ödemeleri şu şekilde yapılmış:

6.000.000 TL'si 06 Kasım 2019 tarihinde,

8.000.000 TL'si 18 Kasım 2019 tarihinde,

10.360.000 TL'si de 9 Aralık 2019 tarihinde,

CHP Genel Merkezi tarafından banka yoluyla gönderilmiş. Banka yoluyla yapılan bu ödemelerin toplamı 24.360.000 TL yapıyor. Tapuda devir sırasında beyan edilen, tapu kayıtlarında toplam 14 ayrı bağımsız bölümden oluşan binanın değeri olarak görülen rakam da 24.360.000 TL.

Yani Çelik, "40 milyonun 15 milyonu elden teslim edilmiş geriye kalan kısmı ise genel merkez aracılığıyla bankadan gönderilmiştir." diyerek açıkça CHP Genel Merkezi'ni kayıt dışı iş yapmakla, vergi kaçırmakla ve Anayasa Mahkemesi'ni yanılttığını itiraf etmiş oldu.

TÜRKİYE BU GÖRÜNTÜLERİ KONUŞUYOR
Yanıtsız kalan soruların yanıtları merakla beklenirken Türkiye CHP'lilerin karıştığı şaibeli para trafiğini konuşuyor.

Birçok köşe yazarı meseleyi köşesine taşıyıp CHP yönetimine ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'na sorular yöneltti.

FONDAŞ MEDYA SESSİZ
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ev CHP güdümündeki Sözcü, Halk TV, Cumhuriyet gibi yayın organları ise İBB Başkanının açıkamarına yer vererek meseleyi geçiştirdi.

BUZDAĞININ GÖRÜNEN KISMI
CHP'lilerin para sayma görüntülerine ilişkin yazı kaleme alan Hürriyet Yazarı Nedim Şener görüntülerin "Buzdağının görünen kısmı" olduğuna dikkat çekti.

Şener şunları yazdı:

"İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kasası diye bilinen Fatih Keleş'in taşıdığı ve dört saati bulan para sayma görüntüleri için eski bir CHP yöneticisi ve milletvekili, "Buzdağının görünen kısmı" dedi.

Meğer CHP'liler yıllardır konuyu, paraları ve görüntüleri biliyorlarmış. Bu kişilerden birisi de CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından durumu kurtarmak için yapılan açıklamaya "Konuştukça batıyorlar" yorumunu yaptı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "kasası" denilen Fatih Keleş'in bir avukatlık bürosuna getirip sayması dört saati bulan paranın nereden geldiği, nereye gittiğine dair muammayı ise İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın açtığı soruşturma çözecek.

Ekrem İmamoğlu ile Fatih KeleşEkrem İmamoğlu ile Fatih Keleş

İMAMOĞLU BİLİYOR MUYDU
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun "...İstanbul CHP İl Başkanlığı'nın satın alma sürecindeki bir hukuk ofisinde yapılan işlemin, ki orada benim çok değer verdiğim siyasi yol arkadaşlarım var o görüntüde..." şeklindeki sözleri ise olan bitenden haberdar olduğunu gösteriyor.

İmamoğlu, balya balya sayma görüntüleri ortaya çıkan paraların CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının alımı için yapılan bir işlem olduğunu söylüyor. Buna rağmen CHP'nin o dönemdeki avukatı Mustafa Kemal Çiçek, binanın yasal olarak CHP Genel Merkezi'nin parasıyla alındığı açıklaması yapıyor. Elbette bu iki farklı açıklama not alınması gereken bir ayrıntı. Çünkü bu ayrıntı soruşturma sonucunda gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacak.

KANUNA AYKIRI
Para sayma görüntüleri gibi CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın yaptığı açıklama da ortalığı karıştırdı. Bir yoruma göre; Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı ve çok baş ağrıtacak olan açıklamada, tıpkı İmamoğlu gibi "Söz konusu görüntüler şu an Sarıyer ilçesi sınırlarındaki CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının 2019 yılında satın alınmasıyla ilgilidir" denildi. Bu cümlenin devamında, "Açıklamada sunulan evrak da bunun kanıtıdır" denilerek 9 Aralık 2019 tarihinde 15 milyon 510 bin TL'nin elden alındığına dair resmi hiçbir kıymeti olmayan imzalanmış A4 kâğıdı görüntüsü paylaşıldı. "Tesellüm Tutanağı" başlıklı kağıtta, "İstanbul Sarıyer Ayazağa Mah. 7752 ada 2 parselde C blokta bulunan 14 adet bağısız bölümün satışına ilişkin olarak nakden haricen 15.510.000 TL (onbeşmilyonbeşyüzonbinlira) teslim alınmıştır.09.12.2019" yazıyor.

Altında da teslim eden olarak o dönem CHP İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas'ın, teslim alan olarak Ali Rıza Braka'nın imzası yer alıyor. Ayrıca en altta da "ofisimde teslim tesellüm yapılmıştır" notunun altında avukat Gökhan Taşkapan'ın imzası yer alıyor.

BALYALAR BAĞIŞ PARASIYMIŞ
CHP Genel Merkezi'nden görevli tek bir yetkilinin bulunmadığı o para sayma görüntülerinde eski il başkan danışmanı Can Poyraz da yer alırken, asıl üzerinde durulması gereken kişi ise Ekrem İmamoğlu'nun kasası denilen İBB CHP Meclis Üyesi Fatih Keleş. Keleş hakkında en çok bilgiyi eski yeni CHP'liler paylaşıyor; akıl almaz paralar, ihaleler, komisyonlar...Kimin parası kimin cebinde belli değil.

Biz dönelim görüntülere ve CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın, İstanbul İl Başkanlık binası alımı ile ilgili olduğunu söylediği paraların kaynağı ile ilgili bölüme.

İl Başkanlığı paranın kaynağını şöyle izah ediyor: "Ayrıca il binasının satın alınması konusunda 2019 yılı yazında 'Bir Tuğla da Sen Koy' isminde bağış kampanyası yapılmıştır. Söz konusu bağış kampanyasının reklam filmi açık kaynaklardan görülebilir. Görüntüler, 9 Aralık 2019 tarihinde mal sahibine kapora ödenmesine ilişkindir."

Yani il binasının alımı için masada kule yapılan balya balya paraların kaynağı "Bir Tuğla da Sen Koy" isimli bağış kampanyasıymış. Görüntülerde TL yanında deste deste dövizlerin bulunduğu milyonlarca lira kim ya da kimler tarafından bağışlandı, makbuzları kesildi mi ve nereye harcandı? Hepsi geniş bir soruşturmayla ortaya çıkacaktır.

BİNA CHP'NİN PARASIYLA ALINDI
O dönem CHP'de görev yapanlar, kampanyanın son derece başarısız olduğunu bu balyaların bağış parası olmadığını söylüyorlar. Bir de "Kampanya için açılan banka hesabı ortada dururken, bağışlar balya balya İmamoğlu'nun kasası Fatih Keleş'e mi verilmiş?" diye soruyorlar.

Sadece CHP İl Başkanlığı'nın açıklamasındaki gariplik ve tutarsızlıklar değil, asıl bombayı 2019'da binanın alım sırasında işin tam göbeğinde bulunan CHP Genel Merkezi'nin avukatı olan Mustafa Kemal Çiçek patlattı. Çiçek, şu açıklamayı yaptı: "Aralık 2019 tarihinde o il binasının alımında, CHP Genel Merkez avukatı olarak bulundum! 30 milyon TL'nin üzerindeki rakam Genel Merkez marifeti ile gönderilmiş olup, bakiye kalan bir kısım, Ocak 2020 de Hazine yardımının gelmesi ile ikmal edilmiştir."

Kısaca, Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl yönetimi paraların il binası alımı için olduğunu söylüyorlar. CHP'nin avukatı, binanın CHP Genel Merkezi'nin parasıyla alındığını ve ödemenin de banka üzerinden yasal biçimde yapıldığını söylüyor. Yani ortada İmamoğlu, Fatih Keleş, CHP İl yönetiminin olduğu garip bir durum var. Savcılık soruşturması bu garipliği ortadan kaldıracaktır.

ŞANTAJI NEDEN ŞİKAYET ETMEDİLER
CHP İstanbul İl Başkanlığı açıklamasında, görüntülerin kayda alındığı yerin mal sahibinin avukatı Gökhan Taşkapan'ın avukatlık ofisi olduğu belirtilirken şu ifadelerle şantaj iddiasında bulunuldu: "Avukat, daha önce de bu görüntüleri bir suç unsuruymuş gibi bazı CHP İstanbul İl yöneticilerine göstererek şantaj yapmak istemiş ama karşılık alamamıştır."

"Madem bir avukat size şantajda bulundu, yasadışı bir durum yoksa neden o tarihte suç duyurusunda bulunmadınız?" sorusu akla gelmiyor mu?"

ORGANİZE İŞLER BUNLAR
Sabah Yazarı Melik Altınok da konuyu köşesine taşıdı. Altınok, "Sanki Organize İşler filminden bir sahne. Evet, Narcos dizisi de olabilir, sırıtmaz." dedi.

Melih Altınok'un yazısı şu şekilde:

"İBB ve CHP İstanbul İl Başkanlığı elemanlarının bir yazıhanedeki para sayma görüntüleri konuşuluyor.
4 saat süren para sayma işlemi sırasında bir yandan kebaplar yeniyor, bir yandan da poşetlerle, çantalarla, bavullarla gelen deste deste TL'ler, eurolar hızlıca sayılıyor. Balyalar paketleniyor. Paralar masaya sığmadıkları için kuleler yapılıyor.
Sanki Organize İşler filminden bir sahne. Evet, Narcos dizisi de olabilir, sırıtmaz.
Savcılık devreye girdi.
CHP ise görüntüler sızdıktan ancak iki gün sonra, bu paraların İstanbul il binasının alımı için toplanan bağışlar olduğunu açıkladı.

O dönem il başkanı olan Canan Kaftancıoğlu sessizliğini koruyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise dün, kasası olarak bilinen Fatih Keleş'in de olduğu görüntüler için şunları söyledi:

"Seçime 20 gün kala İstanbul CHP İl Başkanlığı'nın satın alma sürecindeki bir hukuk ofisinde yapılan bir işlemin, ki benim çok değer verdiğim siyasi yol arkadaşlarım var o görüntüde, o görüntü üzerinden siyasi yaygara çıkarmaya çalışanların kötülükçü akılları var. Bu yaygara ile servis edilmesi... Bunu tabii birkaç meczubun 'Buradan Ekrem'e ne sıçratır, nasıl bir leke, iz bırakırız' anlayışıyla koca koca kanallarda bir yerinden 'Ekrem'e çamur sıçratma' çabası içinde oldular. Bunlar alıştığımız şeyler..."

Bırakın Allah aşkına...
Konu kimin sızdırdığı mı görüntülerin gerçek olup olmadığı mı?

CHP içindeki iktidar savaşının taraflarından biri yaymış işte. Siz kamuoyuna mantıklı bir izah yapın.
Bu paralar nereden geldi? Neden elden teslim edildi? Nereye gönderildi? Resmi belgeler nerede? Yasalara göre bu miktarda paranın transferinin banka üzerinden yapılması gerekiyor mu? Bir parti, yazıhanelerde mafya usulü alışveriş yapar mı?
Peki ya, CHP medyasının havaya bakarak ıslık çalmasına ne buyurulur?
Konuşma yasağı mı geldi yoksa skandal, Seçil Erzan meselesi kadar bile ilgilerini çekmiyor mu?"

"CHP'DE PARANIN İZİNİ SÜRMEK"
Sabah Yazarı Mahmut Övür de konuyu köşesine taşıdı. Övür paranın izinin hep Ekrem İmamoğlu'nun kasası Keleş'e çıktığını yazdı.

Övür'ün yazısı şu şekilde:

"Geçmişte CHP'lilerin en övündüğü şey "parasal ilişkilere" girmemiş olmalarıydı. Son yıllarda bu algıdan eser kalmadı. Olan bitenler, 90'larda patlayan İSKİ Skandalı'nı bile aratır oldu. İşin içine son yıllarda bizzat CHP'li Canan Kaftancıoğlu'nun deyimiyle "Müteahhit kafalı" siyasi aktörler girince iş zıvanadan çıktı ve klasik "dürüst" CHP algısı yerle bir oldu.
Sadece son 5-6 yıla bakın. Fondaş medya oluşturmaktan kurultay kazanmaya kadar nereye baksanız parasal ilişki hâkim. Kurulan televizyonlara ve parti militanı gibi siyaset yapan gazetecilere aktarılan paraları bizzat CHP'liler dile getirdi.
Uzun yıllar CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatlığını yapan Mustafa Kemal Çiçek, 2021 yılında CHP yönetimi için suç duyurusunda bulunuyor ve şöyle diyordu:
"650 milyon lirayı hangi medya organlarına verdiniz?"
İşin garip tarafı, bir süre sonra Kılıçdaroğlu da genetiğini bozduğu siyasal ilişkiler ağının bu kadar kirleneceğini hesap edemedi ki fondaş medya gerçeğine karşı isyan etti:

"Ben kimin nereden, ne maaş aldığını iyi biliyorum."
Yetinmedi sonra Odatv adını bile verdi. Mafya konusunda "uzman" olduğunu sanan bu medya mensupları iyi bilir, işin uzmanları mafyayı çökertmek için "paranın izini" sürer.
Son yıllarda CHP'de de paranın izi sürüldüğünde hep aynı adres çıkıyor. Sadece birkaç ay önce yapılan İstanbul İl Kongresi ve 4 Kasım 2023'te yapılan CHP Kurultayı'na bakın yeterli.
Kurultay sürecinin içinde yer alan eski Muş Gençlik Kolları Başkanı Erkan Çakır, CHP'de bir "delege borsası" oluştuğunu şöyle anlatıyordu:
"İl Başkanı içeri girdiğinde morali bozuktu, çıkarken yüzü gülüyordu. Gözlerinde dolar işareti gördüm. Eli boş girdi, çantayla çıktı."
Eski Parti Meclisi üyesi Feriha Karasu da benzer bir iddiayı dile getirmişti. Bu iddiaların hedefinde ise "Her şey çok güzel olacak" diyen ve o sloganı unutan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu vardı.

İmamoğlu şimdi de ekibinin karıştığı "çantalarla dola para" meselesi nedeniyle gündemde. O ekibin en kilit ismi ise Fatih Keleş... Keleş'in ne kadar önemli biri olduğunu İmamoğlu da kabul ediyor ki şöyle diyor:
"Seçime 20 gün kala İstanbul CHP İl Başkanlığı'nın satın alma sürecindeki bir hukuk ofisinde yapılan bir işlemin, ki orada benim çok değer verdiğim siyasi yol arkadaşlarım var, o görüntü üzerinden siyasi yaygara çıkarmaya çalışanların kötülükçü akılları var."
Ne dediği anlaşılmasa da güya çantalarla taşınan 15 milyon liraya açıklık getirdiğini sanıyor. Oysa ortada kaynağı belirsiz bir para var. Bu paranın kaynağı İstanbul Büyükşehir mi yoksa müteahhitler mi? Buna bir cevap yok. Dahası Kılıçdaroğlu'nun eski avukatı Çiçek, İstanbul CHP İl binasının parasını bizzat genel merkezin ödediğini açıklıyor. Şu sorunun cevabı da yok: Para neden kayıtdışı bir yöntemle mal sahibine veriliyor? Yasalara göre bu suç değil mi?

Ekrem İmamoğlu ile Ali Gül (Mavi kravatlı) Ekrem İmamoğlu ile Ali Gül (Mavi kravatlı)

Aslında işin sadece bu boyutu değil, binanın müteahhidi bile sorunlu. Müteahhit Ali Gül, daha geçen ocak ayında her biri 65 milyon liraya satılan Büyükçekmece'deki temelsiz villalar nedeniyle tutuklanmıştı. Beylikdüzü'nün buluşturduğu Gül, Keleş ve İmamoğlu üçlüsünün de izi sürülmeye değer. O ilişki, 2019'dan sonra İstanbul çapına ve özellikle de Boğaziçi'ne kadar uzandı

Araya CHP'nin önemli isimlerinden Seyit Torun'un Meclis'teki odasında unutulan 250 bin doları da ekleyelim. Ne garip değil mi? Bir insan 250 bin dolarını unutacak hâle nasıl gelir? Meclis yönetimi şimdi bunu araştırıyor, bakalım ne çıkacak?
Tabloya bakar mısınız?.. Bir yerde üç CHP'li çantalar dolusu para sayıyor; kaynağı belirsiz, bir yerde bir CHP'li 250 bin dolarını unutuyor, hatırlamıyor.
CHP ne ara bu hâle geldi, bilen var mı?"

"PİS KOKULAR YÜKSELİYOR"
CHP'nin "para kulelerini" gündemine alan bir diğer isim de Hürriyet Yazarı Abdulkadir Selvi oldu. Selvi CHP kulislerinden pis kokular yükseldiğini belirtti.

Selvi şu ifadeleri kaleme aldı:

"Dubai'de dünyanın en yüksek kulesi olan Burç Halife var. Buna bir de CHP'lilerin para kulesi eklendi.

Seçim sürecinde ortaya çıkan bu tür şeylere kuşkuyla yaklaşırım. O nedenle sosyal medyada CHP'lilerin para sayma görüntülerini izleyince önce mesafeli yaklaştım. CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın açıklaması ise bu işin arkasında başka şeyler var duygusuna neden oldu. Bir de deste deste Euro'ların olduğu görüntüler ortaya çıkınca bu işin devamında ne gelecek diye merak ettim. CHP kulislerine uzandım. Burnuma tuhaf kokular geldi.

MECLİS'TE POŞET İÇİNDEKİ DOLARLAR
Aynen Meclis'te bir milletvekilinin odasında poşet içinde unutulan 250 bin dolar olayı gibi. Seçimlere giderken Özgür Özel'in genel başkan seçilmesiyle birlikte partinin en güçlü isimlerinden biri haline gelen Veli Ağbaba'nın isminin geçmesi CHP'yi karıştırdı. Seyit Torun isminin karıştırılmasına tepki gösterdi. Haklıydı. Çünkü onun değil, başka bir CHP milletvekilinin odasında unutulmuştu içi dolar dolu poşet. Bakalım Meclis Başkanlığı'nın soruşturmasından ne çıkacak?

SHP'Yİ YIPRATMIŞTI

CHP son günlerde parasal konularla gündeme gelmeye başladı. SHP'nin sonunu getiren İSKİ skandalı ve "müteahhitler partisi"ne dönüşmesiydi. SHP'nin Çankaya'da yapılan genel merkez binası için bile birçok şaibe gündeme getirilmişti. Koalisyon hükümetinde Bayındırlık Bakanlığı'nı alan SHP'nin genel merkez binasını müteahhitlere yaptırdığı öne sürülmüştü. SHP, CHP ile birleşerek siyasete veda etti. Ama İSKİ skandalı nedeniyle CHP, İstanbul'da 25 yıl seçimleri kazanamadı. Para işleri kötüdür. Hele bir siyasi parti için felakettir.

AYDINLATILMALI
O nedenle öncelikle CHP'lilerin bu işin aydınlatılması için çaba göstermesi gerekir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı para sayma görüntüleri için soruşturma açtığına göre, o dönemin sorumluları ve 4 saat boyunca para saymaktan kolları yorulan şahıslar olayın aydınlatılması için çaba göstermeliler.

Bu olayla ilgili hukukçularla konuşuyorum. Ortada soruşturulması gereken bir değil iki olay olduğunu söylüyorlar.

1- Kule yapılacak kadar çok olan, say say bitmeyen paralar.

2- CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın açıklamasında yer alan ofisinde paraların sayıldığı Avukat Gökhan Taşkapan'ın görüntüleri kullanarak bazı CHP İstanbul İl yöneticilerine şantaj yaptığı iddiası.

Şantaj suçtur. Eğer Taşkapan şantaj yaptıysa CHP yöneticilerinin neden savcılığa suç duyurusunda bulunmadıkları ise çok önemli bir soru işaretidir.

KILIÇDAROĞLU, KUŞOĞLU VE KAFTANCIOĞLU KONUŞMALI
CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın açıklamasında, paraların il başkanlığı binasının alımıyla ilgili olarak düzenlenen yardım kampanyasındaki paralar olduğu ifade ediliyor.

O dönem CHP Genel Başkanlığı koltuğunda Kılıçdaroğlu oturuyordu. İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'ydu. CHP'de İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini ise Bülent Kuşoğlu yürütüyordu. Kılıçdaroğlu ve Kuşoğlu hesap uzmanlığından geliyorlar. Bu hesap kitap işini iyi bilirler.

Kılıçdaroğlu'nun partiye resmi hesaplar dışında yardım alınmaması konusunda ne kadar titiz olduğu biliniyor. Bülent Kuşoğlu da aynı ekolden geliyor. Bu konuda hem Kılıçdaroğlu hem Kuşoğlu hem de Canan Kaftancıoğlu konuşmalı.

CHP'NİN KASASINDAN ÖDENMİŞ
CHP kulislerinden edindiğim bilgiye göre, binanın parası CHP'nin resmi hesabından binanın sahibine kuruşu kuruşuna kadar ödenmiş. Bu ödemenin belgesi CHP'nin resmi hesaplarında yer alıyor. Ayrıca 2019-20 yılının hesapları Anayasa Mahkemesi ve Sayıştay'ın denetiminden geçmiş. Tekrar altını çizmek istiyorum; CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın parası CHP'nin kasasından ödenmiş. O zaman bu para ne oluyor?

CHP'NİN AVUKATI AÇIKLADI
İl binasının alımında CHP Genel Merkezi'nin avukatı olarak bulunan Mustafa Kemal Çiçek, "Tüm işlemler bankadan yapıldı. Çantada para falan taşınmadı. 30 milyon TL civarında bir rakamda mutabık kalındı. Aralık ayında 25 milyon ödendi. Ocak 2020'de Hazine yardımının gelmesi ile kalan para gönderilerek bina alındı" diye açıklama yaptı.

CHP kulislerinden aldığım bilgi ile Av. Mustafa Kemal Çiçek'in açıklamaları birbiriyle örtüşüyor. O zaman kule yapılan, saatler boyunca sayılan bu para ne? Şimdi bir de deste deste Euro'lar çıktı.

YARDIM KAMPANYASI
CHP İl Başkanlığı'nın açıklamasında, il binasının satın alınması için kampanya başlatıldığı söyleniyor. "Bir Tuğla da Sen Koy" kampanyasında 160 bin TL toplanmış. O para bankada açılan hesaplardan kullanılmış. Çanta içinde avukatlık bürosuna taşınmamış."

İMAMOĞLU'NUN KASASI NE DEMEK
Görüntülerde para saymaktan bileği yorulan Fatih Keleş için Ekrem İmamoğlu'nun yakın adamı denilmesini anlarım da İmamoğlu'nun kasası ne demek? Belediye Başkanı'nın ayrı bir kasası olur mu? Öncelikle Fatih Keleş'in bundan rahatsız olması gerekir. O nedenle Fatih Keleş bu izi silmeli.

KAFTANCIOĞLU KONUŞMALI
O görüntülerde Canan Kaftancıoğlu'nun yardımcısı Özgür Nas ve danışmanı Can Poyraz yer alıyor. İmamoğlu'nun sahibi olduğu İmamoğlu İnşaat'ın Genel Müdürü Tuncay Yılmaz da para sayma görüntüsünden çıktı. Canan Kaftancıoğlu ile Ekrem İmamoğlu birbirleriyle kanlı bıçaklılardı. Canan Kaftancıoğlu, İmamoğlu'na sinkaflı küfretmişti. "Müteahhit" diyordu. Ama o tarihte İmamoğlu yeni seçilmişti ve henüz aralarına kara kedi girmemişti. Binanın alımına öncülük eden Canan Kaftancıoğlu'nun bildiği her şeyi anlatması gerekiyor. Yoksa o da şaibe altına girer.

KAYIP TRİLYON DAVASI
Siyasi partiler 54 bin TL'nin üzerinde bağış alamazlar. Çanta içinde ödeme yapamazlar. Kayıt dışı para toplayamazlar. Eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan hakkında kayıp trilyon davası açılmıştı. İki kangal sucuk, bir teneke peynir faturası yüzünden merhum Erbakan yargılanmış 2 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Avukatlık ofisinde düzenlenen üzerinde maddi hatalar olan kâğıtlar resmi evrak muamalesi görmez.

CHP BEDEL ÖDER
O nedenle çanta içindeki para işini ciddiye almak gerekiyor. Millet, "Bas bas paraları Leyla'ya" diyerek eğlenir ama say say bitmeyen paralar CHP'yi yıpratır. Hem Meclis'teki içi dolar dolu poşet işi hem de çanta içindeki para konusu aydınlatılmalı. Yoksa bedeli CHP öder."