Trabzonspor dolu dizgin yoluna devam ederken ortaya koyduğu karakter ve istikrar gerçekten takdir edilesi.
Ancak "Trabzonspor'un eksiği yok" cümlesini kurmak bu hafta da nasip olmadı. Onuachu'nun yanına Muçi ve Batagov'un yokluğu da eklenince, Fatih Tekke'nin hamle şansı bir hayli kısıtlandı. Onuachu'nun eksikliği skordan ziyade savunmada "hava savunma sistemi" gibi duran topları karşılaması açısından da büyük handikaptı. Fatih Tekke kısıtlı rotasyon nedeniyle Umut Nayir'i kulübede başlatıp Augusto'ya şans verdi. Maçın başında Alanyaspor baskısı beklenirken tam tersi oldu. Düşük tempolu ve tamamen Trabzonspor hakimiyetinde bir oyun izledik. Nwakaeme ve Savic'in geriye dönüş riskini azaltma, rotasyonu koruma isteği bu tempoda etkiliydi. Folcarelli'nin stoperlere yaklaşarak kontra önlemi alması, Oulaï'nin dar alan becerisiyle hücuma katkı vermesi ilk yarının kilit hamleleriydi. Alanyaspor'u oyuna sokmayan ve duran toplarla gol arayan Trabzonspor'un tek eksiği bu baskıyı skora çevirecek bitiricilikti.
İkinci yarı ilk 45'in durağanlığından uzak başladı. Alanyaspor çok daha istekli ve hücum odaklıydı.
Trabzonspor'un hücumda zayıf kalması Onuachu ve Muçi'nin yokluğuna, gününde olmayan Zubkov'un etkisizliğine bağlanabilir. Savunmada neredeyse hata yapmayan bordo-mavililer, Nwaiwu'nun talihsiz pozisyonunda penaltıyla geriye düştü. Gol sonrası da oyundan kopmadı elindeki yetenek bariyerine takılsa da son ana kadar mücadele etti. Kadro kısıtlılığına rağmen planladığı oyunu sahaya yansıtan Trabzonspor, hakimiyeti elinde tuttuğu bu maçtan beraberlikle ayrılarak kritik iki puanı maalesef Alanya'da bıraktı.