Mancini'nin sahaya sürdüğü kadro kararsızlıkla korkaklık arasında sıkışmıştı. Türkiye'nin defans arkasına en iyi koşu yapan sanrforlarından Burak'tan kanat oyuncusu yaratmak hatadır. Ceyhun gibi teknik becerisi kısıtlı, pas verme yeteneği dar sadece fizik gücüyle oynayan bir oyuncunun tercihi, Mancini adına "Önce gol yemeyelim, sonra bir tane atarsak kazanırız" şeklindeydi.
Galatasaray yönetiminin bu kez galibiyet beklediği derbide Mancini de Kadiköy'de kaybetti ve Galatasaray'ın 14 yıldır süren kazanamama kaderine adını yazdırdı.
* Galatasaray, Muslera ve Sneijder'in eksiklğini hissetti mi?
Futbolda atan ve tutan çok önemli..
Galatasaray, Muslera ve Sneijder'i çok aradı. Özellikle Eray, Emre'nin penlatısında köşeyi bildi ama vücut yapısı esnemeye müsait olmadığı için kurtaramadı..
* Drogba'nın performansını nasıl buldunuz?
Drogba için lider, ağabey, arkadaş yakıştırmasını yapıyoruz. Ancak Geçen sezon geldiğinde inanılmaz etkiliydi çünkü çok güçlüydü..
Şimdi Drogba öyle güçsüz ki; Alves'ten tek kafa topu alamadı. İkinci hamlelerinde ağır kaldı. Ayrıca Drogba Galatasaray'da oynadığıni bilmeli. Ama derbide "Drogbasaray" gibi oynadı. Frikik atışlarında mesafe kontrol etmeden kaleye şut atması tam bir egoislikti.
SONUÇTA Galatasaray'ın akılda tek pozisyonu Melo'nun kaçırdığı penaltıydı. Büyük bir takım bu kadar şuursuz, tepkisiz olur mu? Altını çiziyorum; Galatasaray'da öncelikle değişmesi gereken "Teslimiyetçilik" ruhudur.