Galatasaray'da dün gece dikkat çeken olguların başında teknik direktör Fatih Terim'in rotasyonu vardı. Deneyimli teknik adam, kaleci Muslera da dahil savunmanın tamaını yabancı isimlerden kurmuştu. Terim'in buradaki ilk düşüncesinin Avrupa'da yabancı serbest olduğu için defansın yabancılardan kurulu olarak nasıl oynayacağını görmek olduğunu sanıyorum.
Bunun yanında rakibin kendisinden daha güçsüz olduğunu bildiğinden sezon başından bu yana sık sık sakatlık sorunu yaşayan Hakan Balta, Elmander ve Semih'i dinlendirmek istemesi de son derece normal. Şunu da belirtmek de fayda var ki Galatasaray antrenman havasında oynasa da takım ritmi çok fazla tatmin edici değildi. Bunda da rotasyon nedeniyle birbiriyle oynama alışkanlığı olmayan futbolcuların sahada yer almış olmasının etken olduğunu düşünüyorum. Ancak, takımdaki yardımlaşma son derece üst düzeydeydi.
Bu da Sarı-Kırmızılılar adına olumlu bir gelişme.
Yardımlaşma konusunda dikkatinizi çeken noktalar nelerdi?
Fatih Terim'le çalışırken takım oyununa uymayan ve egoist davranan oyuncular sıkıntı yaşar. Bunu aşmanın yolu da değişime ayak uydurmaktır.
Ancak, egoist kimlikli futbolcuların değişime ayak uydurduğunu dün geceki maçta gördük. Burak'ın Sercan'a, Hamit'in ise Burak'a attırdığı gol bunun en somut örneği oldu.
Galatasaray'ın zorlanmadan kazandığı bu maçta bence öne çıkan en önemli olgulardan biri Burak ve Hamit'in davranış biçimleriydi. Nasıl ki Amrabat, takım uyumuna ayak uydurmaya çalıştıysa Burak ve Hamit'in de bu tavrı son derece önemli.
Her iki isim de atmak kadar attırmak da önemli diyerek diğer takım arkadaşlarına da son derece önemli birer örnek oldular. Bu durum, sadece bu maç için değil Sarı-Kırmızılı takımın bundan sonraki maçları için de son derece önemli bir gelişme olarak karşımızda duruyor. Terim'in bütün takıma aşıladığı bu felsefe maçın yıldızının sadece gol atarak olmayacağının anlaşılması Galatasaray'ın bundan sonra kazanacağı maçlardaki bence belki de en önemli silahlarıldan biri olacaktır. Galatasaray, artık tamamen takım olma yolunda.