Fatih Terim'in sözlü ve fiziki ağır tacizlere rağmen kenarda dimdik duruşu, sahadaki futbolcularına kişilikli ve dik durarak oynamaları için enerji sağladı.
Onlar da, saygı duyulması gereken bir takım olduklarını Fenerbahçe'ye 70 dakika pozisyon vermeyerek, oyunu hep öne doğru oynayarak, takım savunmasını yardımlaşarak yapıp maçı kazanmak için rakibin üzerine bilerek, görerek giderek ve sürekli pozisyonlar bularak gösterdiler. 2-0'dan gelen beraberliği nasıl değerlendirisiniz? İkinci yarı zaten tek taraflı oynandı. Ayağa etkili pas yapan, hücuma çok adamla çıkan, oyuna hakim olan, kanatlardan bindiren, Fenerbahçe savunmasından seken tüm topları alan ve rakibini sahasına hapseden Galatasaray oldu. Baroni'nin 85'te Muslera'nın çıkardığı şutu dışında Fenerbahçe'ye atak izni bile vermedi. Engin ve Melo'nun net gollük ataklarda yanlış şut veya yanlış yere pas tercihleri golü son dakikalara bıraktı. Uzatmalar biterken sezonun da bitmesini Baros'un vuruşunda direkler engelledi.
Ama bu futbolla bu sadece bir gecikme olur. Fatih Terim'in maç sonu dediği gibi, "Galatasaray ligin
şampiyondur."
CİMBOM RUHU GERİ GELDİ!
G.Saray ruhu da Kadıköy'de geri geldi. Cimbom oyuncular 5 dakikada içinde yedikleri iki gole rağmen Kadıköy'de müthiş bir geri dönüş gerçekleştirdi.