Bugünkü
Takvim
  • 08 Ağustos 2018, Çarşamba

Total futbol nedir?

MALMÖ, Avrupa Kupaları karşılamasında kendi evinde oynadığı Real Madrid maçı öncesi sahanın enini daralttı. Bu uygulama hem saha ölçüleri açısından hem de neden böyle yaptığına dair olmak üzere iki açıdan da futbolseverleri çok şaşırttı.
Yapılan şey nizamiydi çünkü futbol sahalarının boyutlarında en olarak 64 ile 75, boy olarak da 105 ile 120 metre arasında alt ve üst sınırlar vardır;
Malmö de bu esnekliği kullandı.
Malmö teknik açıdan da doğru yaptı, çünkü çok güçlü rakibi önünde defans yapmak zorunda kalacaktı.
Dar alanı savunmak her zaman daha kolaydır. Dar alan zayıfın dostudur.

KANATLARI KULLANMAK
Artık olmayan Karşıyaka sahasının ölçüleri küçük olduğu için, eskiden İzmir deplasmanına gelen rakip takımlar, savunma yapmak kolay olduğu için Karşıyaka'yla Alsancak Stadyumu yerine burada oynamak isterdi.
Hücum oynayan takım da aynı mantıkla sahayı genişletmek zorundadır.
Çizgileri nizami ölçülerden daha ileriye taşıyamayacaksanız yapacağınız şey bellidir: Oyunu kanatlara yaymak... Böylelikle defans oyuncularının arasını açarsınız ve surda gedik açmış olursunuz.
Kanatları kullanırken sadece forveti değil, özellikle sağ ve sol beki de kullanırsanız üç ek fayda sağlarsınız:
1- Daha fazla kişiyle hücum yaparak, kendi takımınızdan bazı oyunculara markaj yapılmasını engelleyerek boşta adam yaratarak topu kaptırma ihtimaliniz azalır.
2- Defanstan itibaren topu kanada aldığınız için rakip takım yelpazenin dibi kadar dar değil, ucu kadar geniş açılır.
3- Forvet ve orta sahanın kanatlarındaki oyuncular içeriye doğru kaçtığı zaman onların savanucuları ister istemez az ya da çok içeriye katederek kanatları açar. Bu koridordan da sağ ve sol bekler bindirme yapar.
Özellikle pivot santrafor bir golcünüz varsa bu kanatlardan gelecek toplar hayati önem taşır. Bu oyuncuya kanatlardan yapılacak ortayı rakip savunma ilk hamlede kesse bile ceza sahası önünde veya içinde bekleyen çok sayıda oyuncunuz olduğu için dönen top sizde kalır ve tehlike devam eder.
Savaşta ya da futbolda saldıran, atak yapan her zaman geniş alan ister. Futbolda alanının tamamını kullanmak, oyunu çizgilere kadar kanatlara yaymak daha çok adına "total futbol" denen anlayışla birlikte gelişti.

4-2-4'E GEÇİŞ SÜRECİ
Total futbolun tabiri caizse babası sayılan Ajax Teknik Direktörü Rinus Michels, kendi oyun anlayışını "hücum futbolu ve kanatları unutmamak" olarak özetlemişti. 60'lı yılların başına kadar egemen olan 4-4-2 dizilişi bu oyun felsefesi gereği 4-2-4'e döndü.
Bunun için de öncelikle topun sizde kalması, toplu olarak çıkıp toplu olarak dönmek gerekiyordu. Top sizdeyken yelpaze gibi açılıp sahayı yan çizgilere kadar kullanmak, top rakibe geçince de en uçtan başlayarak topun karşısına geçip alan daraltmak ve topu bir an önce kapmak yaklaşımı temel unsurdu.
Anlaşılacağı üzere futbolcular eskisinden çok daha fazla koşmak zorundaydılar. Bunun için de daha güçlü olmaları ve daha fazla idman yapmaları gerekiyordu. II. Dünya Savaşı sonrası bilimdeki gelişmeler ve dünyanın görece daha iyi beslenmesi önceki kuşaklara göre daha sağlıklı, güçlü nesiller ortaya çıkardı.

BEKLER DEVREYE GİRDİ
Total Futbol'un 2. Dünya Savaşı sonrası top oynayan hatta doğan bir kuşakta ortaya çıkması tesadüf değildi.
Üstelik bütün dünya her tür iletişim ve seyahat imkânı sayesinde küresel bir köy haline gelmeye başlamış ve rekabet her alanda çok artmıştı.
Türkiye'de bu futbolu ilk oynatan efsane Göztepe'nin Teknik Direktörü Adnan Süvari'dir. Adnan Süvari, İngiltere'de hocalık eğitimi almış, üç dil bilen, dünyayı yakından izleyen bir hocaydı.
O zamana kadar sağ ve sol bekler, geride bekleyen, top tekniği zayıf, driplingi vasat oyuncular olurdu. Kanatlara yayılan ve toplu olarak hücum edilen bu yeni oyun anlayışında sağ ve sol bekler, eskisine nazaran çok daha fazla rol almaya başladılar.
  • ve ya