CANLI YAYIN

Anayasayı bilmek

Eklenme Tarihi 09 Temmuz 2016
Geçtiğimiz sezon sıra dışı bir olay yaşadık, sahaya bir seyirci atladı ve bu olay yaşanırken Beşiktaş gol attı. Golün nizami olup olmaması o gecenin en sıcak tartışma konusu oldu.
Adeta her kafadan ses çıkıyordu.
Peki ama doğrusu neydi ve doğruyu nereden öğrenecektik?
Bu kadar zor muydu bunu bilmek, öğrenmek?
Demirel ceketinin iç cebinde anayasa kitapçığı taşır ve bir şey söylendi mi açıp bakardı.
Futbolun anayasası da "Futbol Oyun Kuralları"dır.
İncecik bir kitapçık, çizimleri, ayrıntıları çıkarırsanız kabaca 100 sayfa bir şey.

TEMEL ARAÇ OKUMAK
Sahaya giren kişi için o kitapçıktaki tabir "saha dışı kişilerdir". Orada kural gayet net, öyle yoruma, lastik gibi uzatmaya da müsait değil.
Dolayısıyla hakem Mete Kalkavan'ın oyunu durdurmaması doğuydu.
Peki sorun ne? Sorunun temeli, futbol oynamanın bedensel ama hocalık ve yorumculuk yapmanın zihinsel hatta yeri geldiğinde, kişinin kalibresine göre entelektüel faaliyet olması.
Nasıl ki bedensel becerileri geliştirmek için fiziksel antreman yapıyorsan zihinsel faaliyet için de asgari şekilde çalışman gerekiyor. Bunun temel aracı da okumaktır.
Oysa bütün hayatı futbol olan, bundan ekmek/pasta yemiş ve yiyen olan birisi daha futbolun anayasasını dahi okumamış durumda. Buna ihtiyaç duymuyor çünkü yaptığı işin zihinsel bir uğraşı olduğunu anlamamış, vakti zamanında yaptığı bedensel aktivetinin devamı olduğunu sanıyor.

HAKEM OLMAK...
Onu okumaya itecek bir düzey de olmadığı için bilmemenin gayet normal olduğunu hatta hakkı olduğunu savunuyor. Gerekçesi de hazır: Ben hakem miyim, kuralı bilmek zorunda mıyım!
Evet, kuralları bilmek zorundasın.
Çünkü bu işin anayasası bu.
Seni kahvehanedeki insandan artık ayıran şey de eskiden oynamış olman değil. Anayasayı bilince nasıl anayasa hukukçusu olunmuyorsa, temel kuralları bilince de hakem olunmaz.
Üstelik bahsettiğimiz şey Astrofizik değil, oyun kuralları.
Bilmemen kişisel bir mesele değil çünkü sen milyonlarca insana yanlış şekilde aktarıyorsun sorun. Bundan dolayı da insanlar birbirine giriyor, olaylar çıkıyor,hakemlere saldırılıyor vs.
Üstelik de bütün bunları "uzman" sıfatıyla yapıyorsun.

O DEVİRLER GEÇTİ...
Okuyacaksın, futbolun kurallarını öğrenmekle başlayıp, futbol üzerine okuyacaksın. Bu konuda yazılmış kitapları, tezleri, bildirileri okuyacaksın. Bu ayıp değil aksine zorunluluk. Artık senin işin bacakla değil zihinle hallediliyor.
Senin işin bu ve herkes gibi işini layıkıyla yapmak zorundasın.
Artık yeni bir dünya var. Telefonla spor servisine şunları, şunları yazın deyip de köşe yazarı yorumcu devirleri geçti.