Kağıt üstünde iki takım da rakibinin zaaflarını görüp doğru taktik düşünmüş. Evdeki hesapların sahada tutması, oyuncu kalitesi ve takım olabilmesine kalmıştı.
Bireysel olarak ahım şahım bir takım olmayan ama güçlü fizikli Çekler'e karşı, daha iyi oyuncuları olan ama zayıf fizikli ve daha kötü bir takım olan Türkiye'nin maçı oldu kısacası.
Takımın beyni ve en iyi oyuncusu Rosicky olmayınca onun görevini Dockal üstlenmişti. Ne var ki onun çapında bir oyuncu değil.
Teknik kapasiteleri ve yaratıcılıkları düşük Çeklere karşı gol atana kadar bizim, golden sonra da onların üstün oynadığı bir ilk yarı izledik. Beklendiği gibi Çekler ikinci yarıya baskılı başladı ama yaratıcı, teknik oyuncu eksikliğinden pozisyon bulmakta zorlanırken Ozan harika vurdu. Çek kaleci şampiyona boyunca şöhretine yakışmayan bir performans sergiledi.
İstediği skoru elden takımımız normal olarak ondan sonrasında vitesi boşa alarak, oyunu kilitlemek için oynadı.
Çekler telaşla ve karambole yönelik olarak saldırınca durum tamamen lehimize döndü.
Mücadele gücü çok yüksek, kora kor bir maç oldu. Türk oyuncular çok istekli ve yürekten oynadı.