Beşiktaş'ın şampiyon olması bir dönüm noktası. O yüzden abartmasız tarihinin en kritik maçlarından birisiydi.
Fenerbahçe ve
Galatasaray'ın en büyük rakibi sanıldığı gibi birbirleri değil, önce
Beşiktaş, sonra
Trabzon'dur. Bir asırdır süren iki takım düzeni, onları besliyor ve işlerine geliyor. Çok hırçın
Galatasaray, kavgaya çıkmış Podolski ve her zamanki gibi hakemi idare eden
Sneijder'a karşı
Beşiktaş tedirgin başladı. Hakem de o sertliğe prim verecek kadar baskı altındaydı. Kasıtlı sert ve ileride basan takımlara karşı
Beşiktaş'ın oyun kuramadığını ve Hoca'nın da ilk yarılarda oyunu sadece izlediğini
Mısır'daki sağır sultan da biliyor.
Quaresma'nın çok kötü oyununa,
Sosa ve
Oğuzhan'ın etkisizliği eklenince
Galatasaray orta sahayı aldı ve ilk yarının hakimi oldu. Bu arada gol atamamaları tamamen şans ve
Tosic'in iyi oyunu yüzündendir. Golü düşünen, sakin kalan tek oyuncu da
Gomez'di.
2. yarıda
Oğuzhan'ın iyi oyunuyla Beşiktaş pozisyonlara girmeyen başladı. Sezonun en kötü topunu oynayan
Sosa kaçırdıklarını atsa maç o anda bitecekti.
BEŞİKTAŞ SANKİ 9 KİŞİ OYNADI
Olcay,
Güneş nedeniyle zaten sezon boyunca
10 kişi oynayan
Beşiktaş, bu maç
Quaresma da eklenince
70 dakika
9 kişi oynadı.
Necip oyuna çok geç girdi.
G.Saray'ın yorulmasıyla oyun tamamen
Beşiktaş'ın kontrolüne girdi.
Galatasaray'ın gole cevap verecek fizik gücü yoktu ve kaderine razı olmak zorunda kaldı.
Beşiktaş da skoru korumaya oynadı. Tosic, Atiba, Marcelo görevini yaptı.
Galatasaray'da
Carole, Emre ve
Sabri iyi oynadı.
MAÇIN EN iYiSi GOMEZ&OĞUZHAN
Bu iki futbolcunun iş birliği 3 puanlık golü getirdi
MAÇIN EN KÖTÜSÜ SOSA&QUARESMA
En önemli maçta en kötü futbollarını oynadılar.