Top sürme ve pas becerisi olmadığı için topu karşı kaleye tek vuruşla yakınlaştırmak ilk amaç olacaktır. Tıpkı acemi langırt oyuncusunun "fırfır" yapmasına benzer bir manzara çıkar karşımıza.
Zamanla sadece gol atmanın değil yememenin de kazanmak için önemli olduğu görülecek kale dibine birisini bekçi olarak bırakacaklardır. Top sürme ve pas becerisi arttıkça, savunmada daha fazla kişi kalır. Bu fantastik bir kurgu değildir, futbolun gelişimi de buna benzer olmuştur. 11-11 hücumdan, 1-10 sistemine, oradan 1-1-9'a geçilmiştir.
İŞİN SIRRI 4'LÜ DEFANS
Bugün 4-3-3, 3-5-2 vb. rakamlarla ifade edilen sistemlerinin anası kabul edilen WM yani 3-4-3'ün 1950'lerin ortasına kadar çok başarılı olmasında da asıl olarak savunmaya verilen önem yatar.
Keza 50'lerin efsane Brezilya'sının başarısı da defansın 4 kişi olmasında gizliydi.
Buna karşın 1982'nin rüya takımı Brezilya kötü bir kaleci ve defans yüzünden başarılı olamadı.
Başarının sırrının defansta olduğunun anlaşılması özellikle İtalya tarafından adeta suistimal edilmesi futbolun tadını kaçırmıştı. M.Ö. 1000 yıllarında yaşamış Latin şair Juvenal, halkın sorunlarla uğraşmak yerine kendisini sirkteki yarışlarla avutması üzerine "Panem et Circenses" yani "Ekmek ve Sirk (Oyun)" metaforunu kullanarak durumu hicvetmişti.
"KAÇ GOL YERİZ?"
Ekmek, kötü giden ekonomik durumu örtbas etmek için dağıtılan bedava buğdayı simgeliyordu.
Futbolda da galibiyete 3 puan verilmesi, adeta arenayı tekrar canlandırdı. Çünkü arenada insanlar beraberlik değil, galibiyet ve bol gol görmek istiyordu.
Nitekim taraftar "kaç gol atarız" diye düşünüyor. Bütün kurgular hücum üzerine, büyük çoğunluk "kaç gol yeriz" diye düşünmüyor. Biz de buna uyalım ve hangi takımın bu yıl daha fazla gol atacağını -kadroların da kesinleşmemesi yüzünden- futbolun temel ilkeleri üzerinden kısaca değerlendirelim.
KALECİNİN ÖNEMİ
Dünyada yapılan bütün araştırmalar hücumu başlatan kişi olarak kalecinin topu oyuna nasıl soktuğundan başlıyor. Kaleci defansına çok çok az hatayla pas veriyor. Orta sahasına attığı zaman bu oran yarıya, forvet hattına attığı zaman ise 10'da birine düşüyor.
Demek ki kalecinin topu oyuna nasıl soktuğu (el ve ayak isabeti) çok önemli. Kaleci defanstaki arkadaşına pas vermeli, topu da ileri sahaya o kişi taşımalı. Bu altın bir kural. Öyleyse defanstan topu alacak kişinin becerisi devreye giriyor.
1- Hangi takımın bu mevkide oynayan futbolcusu daha iyi?
Türkiye'de hücuma ortalama 4 pasta ve hızlı olarak gidiliyor. Avrupa'da pas sayısı daha yüksek ve daha uzun süre top kullanıyorlar, çünkü top becerileri daha fazla ve atak için daha sabırlı oynuyorlar. Bunun zirvesi ise Barcelona. Hangi takım dikine olarak topu 4'ten daha fazla pasla götürür ve ayağında daha çok top tutabilirse Avrupa'da o daha başarılı olacaktır.
Futbolda gol en çok hücum bölgesinde kapılan toplarla atılıyor.
Öyleyse hücumda basan ve top kapan bir takımın gol şansı daha yüksek. Hücum bölgesinden atılan isabetli serbest vuruşların yaklaşık 3'te 1'i gol oluyor.
GOLLER SOL KANATTAN
2- Hangi takımın forveti daha iyi basar ve daha iyi serbest vuruş kullanır? Futbolda gollerin büyük çoğunluğu sol taraftan, ortaya yani santrafor mevkiine verilen pasla atılıyor. Sağ, sol fark eder mi diyorsunuz evet fark ediyor.
Uzatmayayım soru burada da belli.
Bütün bunlar kağıt üstünde elbette ama doğru şeyler. Kadrolar netleşince bir daha bakarız ama şimdilik golün teorik anahtarı bu.