Aldatılmış kadın iki şekilde sinir oluyor. Birincisi kocana çiçek gibi bakıyorsun, o gidip aşiftelerle 'kirlenip' geliyor. İkincisi; inkar!Çıldırıyorsun ama yaptığını asla kabul ettiremiyorsun. Hatta seni manyaklıkla suçluyor. Selda abla şimdiden söyleyeyim, sakın bana da 'Boşanma' deme, intikamımı nasıl alırım onu söyle. Rumuz; Laz kızı
S.U. CEVAP; Ne sinirim di mi? Sizler kalkmış 'boynuzlandım' diyorsunuz ben "ille de kırın bacağınızı oturun" diyorum. Ama kadın için, 3 çocukla ev terketmek perişanlık! Kocaya bir şey olmuyor, uçkurunun önderliğinde yoluna devam ediyor. Yerinde olsam inadına boşanmam ve hayatı zindan ederim. Hatta yaşlanmasını bekler, elden ayaktan düşünce de 'kalk muhallebini kendin al' derim.
Titreye titreye oturup yesin ve düşünsün, 'Ben ne halt ettim de bu güzelim kadını küstürdüm' diye.
Belki bu intikam planını şimdiden kocaya anlatmakta fayda var. İleriyi görüp kendini dizginleyebilir.
BAYRAM ÇOCUKLARI
Selda hanım herhalde yaşıtız.Siz de benim gibi eski bayramların özlemini duyuyorsunuzdur. Çocukluk zaten başlı başına mutluluk kaynağı.Ama şimdiki çocuklara bakıyorum, 4 gün yine bilgisayarın başındalar... Yazık. Rumuz; Hilmi amca
S.U. CEVAP; 'Kurbancılık' oynadığımız günlere götürdünüz beni. Birimiz koyun olur, açılan çukura gözlerimiz bağlı yatardık. Kasap kardeş de elinde hayali bıçakla "Kırt kırt" diyerek, dualar eşliğinde töreni başlatırdı. Ta ki vücudunuzu şişirip, postunuzu yüzene kadar. Böyle anlatınca tuhaf oldum, acaba 'bilgisayar kurbanı' olmak daha mı iyi?