Bugünkü
Takvim
  • 12 Mayıs 2019, Pazar

Peki ya çocuklar?

Bitmedi söyleyecekleri, bitmedi kavgaları, bitmedi mahkemeleri… Demet Şener, İbrahim Kutluay, Seçkin Piriler ve Kaan Tangöze'den bahsediyorum.
Aşk ve evlilik bitmiş; herkesin hayatına yeni birileri girmiş. Ama kavga, onca laf ve mahkemeler halen devam ediyor.
Yanlış anlamayın, bu bahsettiğim isimlerin bildiğiniz gibi çocukları var. Hepsinin de aklı eriyor, ufak çocuk değiller. Okula gidiyorlar, arkadaşları var. Çocuklar, büyüklerden daha acımasız; ağızlarından çıkanın nereye gideceğini bilmezler. Kimse onları düşünmüyor.
Adamlara mı hak vermem lazım, kadınlara mı bilemedim. Kendilerince haklı yanları, içlerinde kırgınlıkları vardır elbet. Uzaktan konuşmak, yaşananları bilmeden ahkam kesmek tabii ki çok yanlış. Ama olayların ardından ister istemez yorum yapıyorsun.
Geçtiğimiz haftaki haberlerden sonra etrafımdaki çoğu insanın yorumu şu oldu:
"Bu kadınlar, şu adamlara aşklarını bir bitiremedi." Gerçekten böyle mi diye, durdum düşündüm. Sonra da "Bak haklıyken, savunduğun bir şey varken; yanlış adım algıyı nereye getiriyor" dedim.
Ne olur çocuklarınızı düşünün… Onların üzerinde yarattığı travmaları...
Birinin annesi çıkıyor, baba hakkında konuşuyor. Sonra o baba çıkıyor, anne hakkında konuşuyor. Diğer anne çıkıyor, "Baba beni darp etti" diyor, baba çıkıp "Yapmadım" diyor.
O çocuklarınızın arkadaşlarının anneleri evde neler konuşuyor, siz biliyor musunuz?
O çocuk, duyduklarını gelip okulda üzerine ekleyerek nasıl anlatıyordur? Ve sonrası sizin çocuğunuzun hissettikleri… Büyüyünce erkek çocuklarının kadınlara, kız çocuklarının ise erkeklere duyguları nasıl olacak?
Sevgisiz, güvensiz ve mutsuz çocuklar yetiştiriyorlar; ama farkında değiller.
Umarım çok geçmeden akılları başlarına gelir.

*****
BRAVO TERİM
Ne futboldan anlarım ne de izlerim… Sadece bir takım tutuyorum. Düşünün ben Sergen Yalçın, Tanju Çolak ve Rıdvan Dilmen'de kalmışım. Tüm maç kritiklerini de berberim Turgay Sal'a gittiğimde yan tarafta yapılan yorumlardan biliyorum.
Ama bildiğim bir isim var. O da Fatih Terim… Benim takip etme nedenim kendisinin spor camiasında oluşu değil, insani yönü. Kendisi; birebir şahit olduğum, gördüğüm ve duyduğum kalbinin güzelliğinden dolayı ilgi alanımda. Şimdi anlatacağım konunun başlangıcının ne olduğunu bile bilmiyorum; ama sonuç kısmı dikkatimi yine çekti.
Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, Türkiye Futbol Federasyonu'ndan aldığı 5.2 milyon TL'lik tazminatı Çocuk Esirgeme Kurumu'nun hesabına yatırmış. Ve bu bağış, bugüne kadar Çocuk Esirgeme Kurumu'na yapılan en büyük bağışmış.
İstese o parayı alır, bankaya yatırır ve servetine servet katabilirdi. "Bir dava açtım ve davamda haklı bulundum.
Para da sonuna kadar hakkım" deme lüksüne sahipti.
Bu olay, kendisi ile ilgili şahit olduğum onca güzelliğin sağlaması oldu… Fatih Terim'i kalbinden öpüyorum…

*****
YENİ EĞLENCE
Yeme-içme sektöründeki markalar adeta şov yapıyor. Bacasız sanayi olarak bilinen bu sektör, hem binlerce kişiyi istihdam ediyor hem de milyon liralık ciro yapıyor. İstanbul'da sayısız mekân var; ama içlerinden bazıları sıyrılıyor. Bunun nedeni de başındaki isimler.
Erol Kaynar, Emre Ergani, Ersoy Çetin ve Nedim Binler gibi birçok ünlü isim eğlence dünyasının duayenidir.
Onların izinden giden genç bir nesil var.
İstanbul'un eğlence dünyasının kalbi iki yıldır Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi'nde atıyor. Bu rekabette iki genç parlıyor:
Özgür Akman ve Ferhat Orman. İkisi de farklı mekanlarda rakiplerine fark atıyor.
Özgür Akman, 'Yalan Dünya' isimli yeni nesil meyhanesini bu yaz Bodrum'a taşıyacak. Ferhat Orman da Çeşme'de yepyeni bir projeyle eğlence severlere hizmet verecek. Bu iki ismi daha çok duyacağız; çünkü çok çalışkanlar ve işlerini iyi yapıyorlar.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya