Bugünkü
Takvim
  • 05 Mayıs 2019, Pazar

En merak edilen soru

SON günlerde e-mail kutuma gelen soruların en başında "mide botoksu" var. Malum bizim ünlüler dünyası arasında en gündemde olan konu bu.
Fazla kiloları olan ve daha fit görünmek isteyen ünlüler gidip mide botoksu yaptırıp zayıflıyorlar.
Ben de çok merak ettim 'ne bu mide botoksu?' diye. İşin erbabı Türkiye Endoskopik ve Laparoskopik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Emin Ersoy ile tanıştım ve ondan sizin de merak edebileceğiniz her şeyi öğrendim.
Prof. Dr. Emin Ersoy, ameliyat olma şartları henüz oluşmamış fazla kilolu ve obez hastaların mide botoksundan faydalanabileceğini söyledi.
Dünyada ve Türkiye'de obez ve fazla kilolu insan sayısı hızla artmaktaymış.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre insanların kadın erkek ve çocuk ayırt etmeksizin yüzde 30'u obezmiş.
Fazla kilolu ve obez insanların tedavisinde çeşitli yöntemler var.
Bunlar arasında en yeni olanlardan birisi de mide botoksu uygulaması olmuş. Botoks, iyi bilindiği gibi dünyada öncelikle kozmetik amaç ile kullanılmaya başlamış.
Sonrasında tıbbın diğer alanlarında da uygulanır hale gelmiştir. Yaklaşık 10 yıldır da artan sayıda fazla kilo ve obezitenin tedavisinde kullanılmaya başlanmış.
Ameliyat sınırları içerisine girmemişler de bazen de ameliyat sınırları içerisinde olup operasyonu kabul etmeyen hastalarda uygulanıyor. Uygulama endoskopik bir yöntem ile gerçekleştirildiği, ameliyat olmadığı ve yapılma anının hatırlanmadığı bir yüzeysel anestezi ile uygulandığından daha pratik bir uygulama. Gün içerisinde 6 saat açlıkla kliniğe gidildiğinde 10 dakika içerisinde uygulanabiliyor ve 30 dakikalık bir dinlendirmeden sonra hastaneden çıkılıyor. Ve botoksun beklenen etkisi kullanılan ürüne bağlı olarak 24 saat ya da 5 günde başlıyorş.
İşte Safiye Soyman, Nur Ertürk, Selin Ciğerci gibi birçok ünlünün verdikleri kilonun formülü olan mide botoksunun detayları...

*****
ÇIĞLIK OLALIM

YAZIMI yazarken bir anda gündeme 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunan apartman görevlisinin beraat ettiği haberi düştü...
Üstelik suçu raporlarla tespit edilmişken. Adli Tıp "Çok net fiili livata var" derken!!! Aklım almadı, sinirlerim bozuldu. Bu haberin ardından o masum kız çocuğunun annesinin mahkeme sonrası feryadını, gözyaşlarını görünce daha da kötü oldum.
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'a sesleniyorum… Bu annenin feryadını lütfen duyun... Siz de bu annenin feryadına ortak olun; sesi çığlık olsun!!!

*****
HOŞÇAKAL ABLA

BİR halk kadınını kaybettik.
Olduğu gibi olmaktan asla vazgeçmeyen, dürüst ve net bir kadındı Dilber Ay. Sevdik de hayatına hiç bakmamışız.
Zaten o da çok göz önünde olmayı sevmedi hiçbir zaman. Altında basma eteği, salonunda anam babam usulü somyasıyla aile hayatını, işinden çok daha fazla önemsedi.
"Hayatına hiç bakmamışız" dedim ya kendi adıma ben hiç bir şey bilmiyormuşum. Öyle bir çocukluk, babanın zulmü, bir kadın olarak gördüğü taciz, sonra hapishane hayatı.
İçinde kopan fırtınaları hiç göstermemiş bize.
Ekrandan görsek bile ablamız olarak kabul ettiğimiz, dağ gibi bir kadın Dilber Ay'ın gidişine çok üzüldüm ama o hayat hikayesini okuyunca üzüntüm daha da arttı.
Mekanın cennet olsun Dilber Abla...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya