Bugünkü
Takvim
  • 17 Temmuz 2018, Salı

Devir değişti

HER geçen gün hayatımıza yeni cümleler, yeni kavramlar giriyor.
Son günlerin en popüler kavramı ise 'Y kuşağı'… Y kuşağı ya da farklı bir ifadeyle Y jenerasyonu hakkında pek çok şey duyuyoruz. Peki Y jenerasyonu nedir? Y kuşağı, 18-38 yaş aralığında yani 1980 ile 2000 yılları arasında doğanları ifade etmek için kullanılıyor.
1965-1979 arasında doğanlar X kuşağı olarak belirtilirken; Y kuşağı da 20 ve 30'ların ortasındaki kuşağa deniliyor.
Ben X kuşağına giriyorum.
Bu neslin diğerlerinden farkı ne? Y kuşağı özellikleri nelerdir?
Y kuşağı, televizyonla büyüyen bir nesil. Çocukluğunun sonlarında bilgisayarla tanışan ve internete kısa sürede adapte olmayı başaran bu nesil, teknolojik gelişmelere de kolaylıkla uyum sağlıyor. Bu nesil, yeniliklere de çok açık.
Y kuşağı, dünyada yaşanan gelişmelerle birlikte büyüyen bir nesil. Dolayısıyla yaşam tarzlarının sıklıkla değiştiği bir dünyada hayatlarının en verimli çağını yaşamaktalar. Emir almaktan ya da üzerinde otorite kurulmasından da hoşlanmıyorlar. Eski yönetim şekillerine karşı çıkıyorlar ve kendilerini özgür hissettikleri işlerde daha başarılı ve mutlu oluyorlar.
Y kuşağı, X kuşağından çok farklı.
Araştırmalarda X kuşağı, gerçek hayatta tanıdıklarını ve ünlüleri takip edip onların hayatlarıyla ilgilenirken; Y kuşağı ise girişimciler ve işadamlarını takip ediyor.
Geçenlerde Hülya Avşar'ın kendi hayatını konu aldığı 'Selfi' filminin çok ilgi görmemesinin nedeniyle ilgili bir yazı yazmıştım. İşte kısa ve öz nedeni bu... Biz, onların hayatını ve yaptıklarını merak ediyorduk. Ancak Y kuşağının yani yeni neslin umrunda değil.
Her şey değişiyor… Değişime ayak uydurmak lazım. Dolayısıyla da özellikle de benim sektörümde olan herkesin yenilenmesi ve bu yeni kuşağın dikkatini çekmesi lazım.

ATAİZİ, MİNİ SERVETI KAÇIRDI!
İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte sosyal medya kişi, marka veya ürün için tam bir pazarlama mecrasına dönüştü. Markalar, bu mecralarda daha düşük bütçelerle hedef kitlelerine ulaşabiliyor. Sosyal medyanın her geçen gün büyüyen bir reklam mecrası olduğu tartışılmaz bir gerçek. Markaya bilinirliğini artırmada büyük fırsatlar sunan sosyal medya reklamları ünlüler için de önemli bir gelir kaynağı...
Dünya markaları da Türkiye'de ünlü isimlerle iş birliği yapıp dikkat çekiyor.
Ya defilelerine çağırıyorlar, ya ürünlerini yolluyorlar ya da farklı projelerle ünlülerin sosyal medya alanlarına girip reklamlarını başarıyla yapıyorlar.
Geçenlerde reklam ajansı sahibi bir arkadaşım anlattı. Dünyaca ünlü bir marka, Türkiye'den kendine has giyimiyle dikkat çeken yenilikçi ve kitlelere hitap eden yurt dışı organizasyonu için isim alternatifleri istemiş. Güzel bir sunum hazırlamışlar.
Sunumda birbirinden ünlü kadınları, neden takip edildiklerini ve kitleler üzerindeki etkilerini anlatmışlar.
Marka, bu isimler arasında Hande Ataizi'ni beğenmiş. Hakkında daha çok bilgi isteyip sosyal medya hesaplarını incelemişler.
Ancak daha sonra marka, "Biz sosyal medya paylaşımlarından anlayamadık. Siz bu ismin ünlü olduğundan emin misiniz?" diye dönüş yapmış. "Paylaşımları sürekli değişiklik gösteriyor. Bize uymaz" diyerek başka bir isim istemişler.
Arkadaşım "Onca parayı kaçırdı bizim de işimizi zora soktu" diye o kadar söylendi ki… Ben de Hande Ataizi'nin sosyal medya hesabına bir baktım. Gerçekten de öyle... Bir işle ilgili paylaşım yaparken ardından alakasız bir konu için paylaşım yapmış.
Anlayacağınız sosyal medyası karma karışık.
Bu nedenle sosyal medyaya özen gösterilmeli ve o mecra ayrı yönetilmeli.
Ünlüler için sosyal medya hesapları özel alan olmaktan çıkmalı. Bir gazete veya haber kaynağı mantığıyla kullanılmalı. Ünlüler, kendileri için sosyal medyayı doğru bir mecraya dönüştürürlerse inanılmaz paralar kazanabilirler.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
ÖZGÜR ARAS Tweetleri