Hiçbir havaalanına geç gittiğimi bilmem.
Aksine uçuş saatinden 1 saat erken gider, kafede oturup kitap okurum, kahve içerim, etrafa bakınırım. Kendimi orada mutlu hissederim.
Havaalanı olan şehirlerde o havalimanında sevdiğim insanlar vardır.
Sadece gide gele tanıştığım, telefonumda numaraları olan yolum düşerse aradığım, selamlaştığım, bayram, yılbaşı ve kandil gibi özel günlerde mesajlaştığım… Geçen hafta İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaşanan saldırı içimi yaktı. Herkes gibi bu hain saldırıdan ben de çok etkilendim. Artık en sevdiğim yerden ödüm kopuyor. Canlarını kaybeden herkese rahmet diliyorum, geride kalanlara da sabır… İki gün önce uçmam gerekiyordu.
Ancak canım istemedi. Orada yaşananları, arkadaşlarını kaybedenlerin yüzlerindeki ifadeleri görmemek için uçuşumu iptal ettim.
Öylece yüzlerine bakıp diyecek bir sözüm olmadığı için uçuşumu iptal ettim.
***
SOSYAL MEDYA GAZA GETİRİYOR
Buradan her defasında çok iyi bir sosyal medya kullanıcısı olduğumu ve sosyal medyanın gücüne inandığımı dile getiriyorum.
Ama sosyal medyada olanlara bazen öyle kızıyorum ki… Atatürk Havalimanı'nda yaşananlardan sonra yazılanlara ve çizilenlere çok kızdım. İnsanları galeyana getirmek için yazılanlar adeta bilgi kirliliği… Kan ihtiyacı var diye yazdılar.
İnsanlar bir hızla hastaneye koştu. Hâlbuki ne kan ihtiyacı varmış ne de böyle bir istek olmuş. Hastanelerde tam bir kaos ortamı hakimdi. Havalimanında yakınları olanlar hastaneye koşuyordu. Kan vermek isteyenler havalimanındaydı… Kim ne yapmak istiyor anlamış değilim… Oturduğum yerden bir an ben bile gaza geldim. Bir ara havalimanındaki taksicilerin saldırıya uğrayanlardan 100-200 dolar arası ücret istediği yönünde bir twit atıldı. Bu haberi okuduğumda "Bunu da fırsat bildiler. Hiç yakınları yok mu, nasıl olur?" diye taksicilere çok söylendim.
Sonra bir öğrendim ki havalimanı taksi durağındakiler saldırıda 3 arkadaşını kaybetmiş. Onların da canı yanmış ve tüm yaralıları hastaneye onlar taşımış.
***
HUZURLU BAYRAMLAR
Sosyal medyada yankı bulan bu olayı dışarıdan gelen birkaç tane taksi yapmış olabilir. Ancak bunu büyütmeye, insanları birbirine düşürmeye ne gerek var. Ayrıca neden böyle bir şeye ihtiyaç duyarlar anlamış değilim.
Sonra sosyal medya yavaşlatılıyor diye kızılıyor. Kızmayın arkadaşım, kızmayın.
Sosyal medyanın gazı insanları ne yazık ki başka bir yere götürüyor. Evinde oturup kendini klavye başında mutlu eden birkaç tipin mutlu olmasına izin vermeyin lütfen.
Son yaşananlardan bunu bir kez daha tecrübe ettim.
Hepinize güzel bir bayram diliyorum.
Huzurlu, mutlu, sağlıklı ve sevdiklerinizle geçireceğiniz nice güzel bayramlar olsun.