Benimle beraber çalışan herkes de buradan para kazanıyor. Baktığınız zaman sadece parayı kendimize değil ailelerimiz içinde harcıyoruz. Biri eşine, biri annesine, biri kocasına yani kendimiz dışında en az bir kişiye daha gidiyor.
Geçen gün twitter'da yaptığım işle ilgili bir twitt attım. Sen sadece klavye kahramanlarından biri bana sallamaya başladı. Ülkede neler oluyormuş eğlenmenin zamanımıymış. Birde bana Utanmaz adam demez mi!
Haydaaa dedim… Gerçekten çok sinirlendim. İlk önce bana yazanın beni tanımadan 'Utanmaz Adam' demesine. Sana kim bu hakkı verdi bu ne cüret, ne hadsizlik.
Ülkede Ulusal Yas ilan edildi de benim mi haberim olmadı.
Geçen hafta da yazdığım gibi benim neye nasıl tepki verdiğimi kim nasıl biliyor.
Gezi Parkı için çevre adına olan her şeyi sonuna kadar destekliyorum…
Gezi Parkı ilk gerçek bir amaçtı benim için.
Sonrasında birlik beraberlik, gençlerin bir arada olması, taraftarın birleşmesi, omuz omuza olmak buda inancımı yükseltti.
Ama bunlar olurken herkes işine gitti… Sabah işe gidip akşam mesai saati sonrası orada olan çok insan biliyorum.
Ben kimseye çıkıp aaa neden işe gittin diyormuyum.
Bu hadsizliğe tahammülüm gerçekten yok.
Gelip benim iki yüz kişilik ekibimin günlük kazancını verip bu güvenceyi sağlayıp bu eleştirileri yaparsa hiç sesim çıkmaz. Benim düşüneceğim konsantre olacağım şey başka bir şey olur hatta ekipce. Kimse ekmeğinin derdine düşmez… Ben nerede ne yazacağımı çok iyi biliyorum. O twitter'ı yaptıklarımı gördüklerimi paylaşmak için kullanıyorum.
Kuralları yok oranın istediğimi istediğim zaman yazabileceğimi belli bir saygı çerçevesinde çok iyi biliyorum.
Birilerine bir şey söylemek istiyorsan da devlet büyükleri var onlara söyleyeceksin bana değil ben ekmeğimin derdindeyim.
İşte hal böyle olunca insanın siniri oynuyor hadsizliğe…
Hayat gerçekten durur ben olanları görmem ve biri çıkıp bunu söyler ama kime ne yazdığına bakacaksın.
* * *
KİTAP TAVSİYESİ
Bundan üç hafta önce bir arkadaşımın önerisi ile bir kitap aldım. Bana o kitabı önermesinin nedeni bir türlü son dönemde kilo verememden dolayı.
M. Barış MUSLU'nun "Beynine Format At" kitabıydı okuduğumda kilo ile ilgili tüm sorunları aşacağım düşüncesi arkadaşımın.
Daha önce 'Yıka Beynini' isimli bir kitap çıkarmış Barış Muslu…
Kitabında NeuroFormat isimli bir teknik anlatılıyor.
Bu tekniği kullanarak beyninizde yer etmiş bütün acı, korku, hastalık vs gibi daha bir çok konuyu çözüme kavuşturabileceğinizi anlatmış. Toplum önünde konuşamama, kediden korkma, panikatak hastalığı, yükselik korkusu ve benim gibi kilo gibi bir çok probleminizi çözebiliyorsunuz kısaca…
Ben başladım okumaya.
Tavsiye ediyorum…
* * *
HAMBURGER ŞÖLENİ
Yazımı yazmadan 17 yıl önce önce dişci hasta ilişkisi olarak başlayan sonra hayatımda önemli yeri olan İpek Gök Topalan ile Nişantaşı'nda buluştuk.
Hem sohbet ettik hem de mağazalara baktık. Sonra yemek yemek için ona tavsiye edilen bir yere götürdü beni.
Butik Hamburgerci…
Alışıla gelmiş hamburger anlayışından farklı. Nişantaşı Güzelbahçe Sokakta açılmış. Adı Burger Stop…
Çok şirin dekoru, elemanlar güler yüzlü servis mükemmel.
Hemen ben meraklı tek tek sorular sormaya başladım sizlerle paylaşmak için.
Etler özel olarak hazırlanıp günlük olarak Günaydın Et'den geliyormuş.
Ufak ufak hepsinden tattık.
Mini burger, Büyük Burger, Patlıcanlı Burger çeşit çeşit.
Benim ve İpek'in favorisi Stop Burger oldu. Fiyatları da uygun 12 TL ile 22 TL arasında…