Takım savunmasında daha derli toplu bir Galatasaray izledik. Mesafeler arasında çok boşluk vermeden, yardımlaşarak, birbirinden kopmadan oynayan bir Galatasaray vardı sahada.
Net gol pozisyonları üretememesine rağmen etkili hücumlarla Akhisar kalesine gitti ve bu ataklarda bulduğu iki golle sahadan galip ayrıldı.
İLGİNÇ TESADÜF!
Galatasaray adına sevindirici olan ofansif anlamda üretkenliği dışında takım savunmasının derli toplu oluşuydu. Hamza adına da bu önemli bir değişim.
Akhisar maçının bir özelliği var. Mancini ilk maçını Akhisar'a karşı oynamıştı. O zaman Akhisar'ı Hamza çalıştırıyordu. Akhisar maçı 2-0 kazanmıştı. Şimdi Hamza Galatasaray'ın başında ilk lig maçına çıktı. Bu sefer Hamza'lı Galatasaray maçı 2-1 kazandı. Melo'nun olmayışı bile eksiklik olarak göze çarpmadı.
İsimler elbette önemlidir. Ama takım oyunu oynarsan o zaman isimlerin bir önemi kalmaz.
Bu işler elbette birden yapılacak işler değil. Tamamen Türk bir hocanın moral motivasyonu ile ilgili.
Türkiye'de Türk antrenörden başka hoca takımın başına getirmeyeceksin.
Türkiye'de futbol başka oynanıyor.
Bu olumlu gelişimdeki en önemli etken moral motivasyon.