Özellikle taraftarların bir an sahaya girecekmiş gibi olması, maçın seyrini biraz alevlendirdi. Akabinde Simao'nun gelen müthiş füzesiyle, hızlı bir başlangıç oldu. Oyunun ilk devresinde çok bariz üstünlüğü olan bir taraf yoktu.
Ama devreyi 1-0 önde kapatıp, ikinci yarıda da tempoyu yükselten taraftı Beşiktaş'tı...
Belki beraberlik gollerinden önce Beşiktaş, farkı 2'ye çıkartabilseydi, maçı koparıp 3 puanı alan taraf olabilirdi.
Bu 3 puana çok ihtiyacı vardı.
Beşiktaş diğer maçlara göre daha derli toplu ve daha bir takım görüntüsündeydi.
Carvarhal'ın orta sahada Ernst, Veli, Aurelio 3'lüsünü oynatıp Pektemek ile başlaması olumluydu.
Ama oyuncu değişikliklerinde Carvalhal yine hata yaptı. Pektemek ileride top tutan bir oyuncuydu.
Ama Simao'yu çıkarsaydı daha etkili olurdu ve 3 puanı alırdı. Oyundan tam düştüğü dakikalarda Almeida'nın golü geldi.
Belki o gol gelmese 2. golü Fener bulabilirdi.
90 dakikanın sonuna baktığımda genel olarak ben bu derbiden zevk aldım. En azından müthiş hareketler vardı. Cenk'in inanılmaz formunu da eklemek lazım.
Maçın en iyisi
Beşiktaş'ın orta sahadaki yıldızı Fabian Ernst, sahanın etkili ismiydi.
Maçın en kötüsü
Sahanın en iyi ismi bir Alman'dı ama en kötü ismi de Hilbert yani bir Alman'dı