* Mantının yanında ekmek yiyen birisine "Neden onunla ekmek yiyorsun?" diye sormak Demek istediği çok şey olabilir. Mesela "Suyuna ekmek batırmayı seviyorum" da diyebilir ama alacağınız en muhtemel cevap şu olacaktır: Çünkü canım öyle istiyor.
* Eline tuzluğu alan birisine "Neden tadına bakmadan tuz atıyorsun?" diye çıkışmak. İçinden geçirdiği şey "Evet evet ben o dinlediğin hikayelerdeki ön yargılı kişiyim haydi benle iletişimi kopar" olsa da dışından haykırdığı şey: "Ben tuzlu seviyorum" olacaktır.
* Omlete ya da pilava ketçap sıkan birisine "Yuh! Ona da mı ketçap sıkıyorsun?" diyerek eziklemek. Seviyor işte arkadaşım, sana ne? Canı isterse ketçaba ketçap sıkar yer. Damak onun, pilav onun!
* Tabağına az yemek koyan birisine dönüp de "İyi de onunla doyacak mısın sen şimdi?" diye sormak. Çok özür dileriz ama genellikle zayıflığı kıskanılan kişilere söylenen şeydir bu. Cümlenin altında yatan bir sürü şey olsa da en fazla duyacağınız cevap "Doymazsam yine alırım" olacaktır.
* Çorbasına kaşıkla pul biber döken birisine "Çok acı olmadı mı o?" diye sormak. Mercimek çorbasının rengi değişip kıpkırmızı bile olsa kimsenin sormaya hakkı olmadığı bir sorudur aslında bu. Acıyı seviyor, acı olan her şeyi seviyor. Bu kadar basit.
* Suşi ya da lakerda yiyen birisine "Ayy bilmiyorum ki sonuçta çiğ o" diye tepki göstermek. Sen yemiyor olabilirsin kardeşim. Yiyene ne diye eziyet ediyorsun, sinirini bozuyorsun? Hem onun tadı öyle güzel. Belki denesen sen de seveceksin!
* Tatlı ve tuzluyu aynı anda yiyen birisine "Peynirle reçel hiç olur mu?" diye sormak. Belki de çevremizde en çok rastladığımız bir konudur bu. Hatta insanlar ikiye bölünmüş durumda. Peynirle reçelin aynı anda yenilmesini olağan karşılayanlar ve bu durumu -tabirimizi maruz görün- "iğrenç" karşılayanlar. Size bir tavsiyemiz peynirle reçel yiyen birisini gördüğünüzde sadece "Afiyet olsun" diyin.
* Patates kızartmasını batırdığı mayonez için "Iyy o sırf yağ" diyerek mayoneze ateş etmek. Neden canım bu sinir? Sen ketçap yiyorsun ama. Ya da "Iyy o sırf yağ" dediğin mayonezi yemeyip, salatana bidon bidon zeytinyağı ekliyorsun. İkisi aynı şey değil mi sence?
* Eti az pişmiş tercih edenlere yamyam gözüyle bakıp "Ama daha kanı gitmemiş nasıl yiyorsun?" diye sormak. Eğer bu sandığınız kadar kötü bir şey olsaydı, et yemek için gittiğiniz her restoranda size "Etiniz nasıl pişsin?" diye sormazlardı. Az pişmiş et zehirlemez, yiyen de yamyam değildir.
* Yöresel lezzetlere bayılıp şırdan yiyen birisine hiçbir şey demese de iğrenir gözlerle bakmak. Bu noktada bir şey demese de bakışlarıyla rahatsız eden insanlar var. En basit anlatımla zevkler ve renkler durumudur. Görüntü olarak birazcık değişik bir şekli var, kabul da ederiz ama yiyene saygı be kardeşim!
yemek.com
KARA HABER
Temel izinden dönen arkadaşına sormuş.....
-Anlat bakayim memlekette neler olii??
Dursun: Pek biişi yoktir.
-Nasil yoktir?
Dursun: Sadece sizin kedi öldi.
-Yapma yaavv...!!!
Dursun: Hee öldi köpekden acık sonra öldi.
-Köpek de mi öldi?
Dursun: Hee öldi sizin atın kemikleri boynuna takıldı öldi.
-Atta mı öldi?
Dursun: Babanın cenazesini taşırken uçurumdan düşdi.
-Babamda mı öldi?
Dursun: Ananın cenazesine dayanamadı öldi.
Temel: Uuyyyyy ocağım söndiiiiiii.....:)
İLK SENSİN
Kadınla erkek konuşuyorlardı;
- Sevgilim, söyle bana hayatına giren ilk erkek ben miyim?
- Tabii canım, ama anlamıyorum, nedense bütün erkekler hep aynı şeyi soruyorlar!..
AlkışlıYorum
Geç kaldığım görüşmeye yetişmek için kaldırımda hızlı hızlı yürürken bir adama çarpıp yere düşürdüm. Bir yandan özür dilerken elimi uzatıp ayağa kaldırmak için hamle yaptığımda, çarptığım kişinin bir telefon firmasının reklam yüzü olan Orhan Gencebay'ın maketi olduğunu farkettim. Etraftan gelen gülüşmelere mi yanayım, giden karizmaya mı yanayım bilemedim. Yaktın beni Orhan Baba!