30-40 yaşlarındaki insanların liseli karakteri canlandırması.
Gereksiz ve abartılı makyaj yapılması, doğallığa yer verilmemesi. Kısacası inandırıcılığın olmaması.
Seyirciye "sözde" acıklı sahne izletmek amacıyla, en olmadık yerde birinin ağlaması ve arkaya müzik dayanması.
Konularının genelde "aşk" üzerine olması. Aşk üzerine olmasa da bir şekilde aşk dizisi haline gelmesi.
Süreyi doldurmak için yapılan uzun bakışmalar.
Yine süreyi doldurmak için uzun kaçış-kovalama sahneleri.
Her bölüm birinin ölüm tehlikesi geçirmesi.
Birisi ölüm tehlikesi geçirdiğinde "İşte gidiyorum" şarkısının çalması.
Dizinin konu değil, baş karakter etrafında dönmesi.
Başrolün "genelde" ölmemesi.
Esas oğlana/esas kadına aşık olan 3. kişi.
Evet yıl 2016 ve hiç değişmeyen klişe;Fakir çocukların burslu okudukları okuldaki zengin çocuklar tarafından aşağılanması, dalga geçilmesi.
Özellikle komedi dizilerinde ünlü bir oyuncu belirince arkadan verilen alkış efekti.
Zengin ve fakir aşkı.
Sürekli lüks evlerde yaşanması.
Oyuncuların sürekli kendi kendine konuşması.Yahu uzun uzun bakışmalar yerine yaz senaryonu anlat bize.
Bu ne böyle tüm detayları kendi kendine konuşmasından mı öğrenicez? onedio.com
LÜZUMSUZ BİLGİLER
Japon besteci Mamoru Samuragochi, 18 yıl boyunca duyma engelli taklidi yapmış ve müziğini de gizlice başkasına yazdırmıştır.
Time dergisi bu sahtekar müzisyen için 'dijital çağın Beethoven'ı' bile demişti.
TESPİTLİ YORUM
Hayvanat bahçesinde;
İngilizler: Aman tanrımm.
Ne kadar tatlılar.
Türkler: Necati bak aynı sen laaaa.
NE KADAR OLDU?
Rahmetli İbrahim Erkal, dizi çekiminde gaza gelip rol icabı tokat attığı Emine Ün'ü bayıltarak hastanelik edeli 20 YIL OLDU
FACEBAK DUVARI
Ispanak pazarda 1 TL'ye düşmüş etten de mi zehirlensek ne?
AlkışlıYorum
DERSANEDEN dönerken ben seviyorum diye simit alıp gelen bir oğlum var.
Hemen kahvaltıyı hazırlayan bir de ben... Oturup beraber hem yiyen hem günün olayları konusunda konuşan ana-oğul ikilisi...
Evet, biliyorum, şanslıyım.