Bu cümle artık bir zaman belirtmiyor.
Bu bir karakter özelliği.
Hatta bazı insanlar nüfus kağıdına yazdırsa yeridir.
"5 dakikaya oradayım." Bu mesajı aldığın anda aslında şunu çevirmeyi öğreniyorsun:
"Henüz hazırlanma fikrine yeni alışıyorum." Çünkü normal bir insan için 5 dakika kısa bir süredir.
Ama bu insanlar için 5 dakika; duş, kombin denemesi, annesiyle kısa tartışma, şarj aleti arama, sigara, ayakkabı değiştirme ve hayatı sorgulama süresidir.
En büyük özgüven de bunlardadır.
Hiç utanmadan söylerler.
Sen sorarsın:
"Neredesin?" Cevap hazırdır:
"Yaklaştım." Bir bakarsın adam hâlâ evdedir.
Ama ruhen yaklaşmıştır.
Bunların bir de hazırlanırken güncelleme atan versiyonu vardır.
"Kanka çıktım sayılır." "Montu giyiyorum." "Asansörü bekliyorum." Kardeşim canlı yayın mı yapıyorsun, buluşmaya mı geliyorsun belli değil.
Bir noktadan sonra sen de psikolojik evrelerden geçersin.
İlk 10 dakika:
"Olur ya, işi çıkmıştır." 20 dakika sonra:
"Kesin trafikte kaldı." 35 dakika sonra:
"Beni insan yerine koymuyor." 50 dakika sonra:
"Ben neden hâlâ bunu bekliyorum?" 1 saat sonra garson sana acıyarak bakmaya başlar.
Masaya her gelişinde gözlerinde aynı soru vardır:
"Abi terk edildin mi?" Sen de sürekli sipariş vermek zorunda kalırsın ayıp olmasın diye.
Bir çay… Bir su… Bir küçük patates… Adam gelene kadar mekânın yatırımcısına dönüşürsün.
Bir de bunların "Tam çıkıyordum" tayfası vardır.
Bu cümle çok tehlikelidir.
Çünkü "Tam çıkıyordum" aslında "Şu an yatakta telefona bakıyorum" demektir.
Ve asla süre tutmazlar.
Çünkü onların kafasında mesafe hesabı şöyle çalışır:
Evden çıkış: 5 dakika...
Yol: 5 dakika...
Park yeri bulma: Allah kerim.
Ama toplam yine 5 dakika.
Bu insanlar Google Maps'i bile küçümser.
Harita "23 dakika" der.
O der ki:
"Yok ya 10 dakikaya akarız." Nereye akıyorsun?
Formula 1'e mi?
Bir de toplu buluşmalarda en geç gelenin en rahat olması olayı var.
Herkes sinir krizi geçirirken o mekâna güneş gibi girer:
"Ne yaptınız ya?" Biz yaşlandık kardeşim.
Üstelik geç kalan insanın açıklamaları da hep absürttür.
"Olum tam çıkacaktım, dayım aradı." "Bir arkadaşla karşılaştım." "Kediyi veterinere götürdük." Sanki CIA operasyonundan geliyor.
Ama en trajik taraf şu:
Bu insanlar bir gün biri onlara geç kaldığında delirir.
"Nerdesin kardeşim ya?" Bak senin kurduğun sistem seni vurdu.
Çünkü geç kalan insan beklemeyi sevmez.
Çünkü hayatında ilk kez zamanı yaşayan taraf olmuştur.
Ve artık toplumda yeni bir dürüstlük akımı başlamalı.
Kimse "5 dakikaya oradayım" demesin.
Açık açık konuşalım.
"Daha duşa girmedim." "Hazırlanma motivasyonu arıyorum." "Aslında hiç çıkasım yok ama ayıp olmasın diye geleceğim." İşte gerçek medeniyet budur.
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
İngiltere'de bir çift, 1910 yılında evlendikten sonra 100 yıl boyunca aynı evin içinde yaşadılar ve bir daha dışarı çıkmadılar. Tüm ihtiyaçlarını kapıya bıraktıkları listelerle karşılıyorlardı. Evin bahçesi yoktu, pencereyi bile açmıyorlardı. 2010 yılında ikisi de aynı hafta içinde öldü. Evin içinde 30 yıllık gazeteler, 50 yıllık kutular, 70 yıllık eşyalar bulundu. Komşuları, "Onların evde olduğunu unutmuştuk" dedi.
GülüYorum
@fawashere Kuzenim Porsche almış, görünce "Hayırlı olsun bademli dondurmada mı çıktı?" dedim diye bana küsmüş. Daha önce de passat aldığında "İkinci karın hayırlı olsun" demiştim. Böyle böyle yıkacağız zengin bebelerin özgüvenini..