CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Salaklığın tarihi

Eklenme Tarihi

EFENDİM, bugün sizlere dünyanın en meşhur, en yaygın, en "Off, yine mi?" dedirten insanlık halinin, yani salaklığın görkemli (!) tarihini anlatacağım. Evet, yanlış duymadınız. Salaklık öyle anadan doğma, sıradan bir durum değil. Köklü, kadim, hatta biraz da şık bir geçmişi var.

BAŞLANGIÇ: HER ŞEY BİR "KURTULMA" ARZUSUYLA BAŞLADI:

Milat: Bilmem kaç yüzyıl öncesi. Yer: Arap çölleri. Bir düşünün: Devenizin üzerinde sonsuz kum denizinde ilerliyorsunuz. Sıcak, ter, bir de yanınızda sürekli "Aa şu bulut keçiye benziyor" diyen bir yol arkadaşınız var. İnsanın aklına tek bir kelime gelir: "SELAMET!" Yani, "Kurtulayım şu dertten, esenliğe kavuşayım." İşte o "selamet" kelimesinin bir akrabası, "sellek" ortaya çıktı. Anlamı: "Salıvermek, kurtarmak, serbest bırakmak." Yani aslında pozitif, özgürlükçü, havalı bir fiil.

OSMANLI'DA BİR TREND: "SALAK" MODASI:

Osmanlı entelektüeli (yani divan şairi) bir gün bahçesinde dolaşırken, ağaçtan sallanan bir maymun görür. "Ah," der, "Ne kadar da salak bir mahluk. Aklı başından salınmış, zihni serbest dolaşımda."

İŞTE O AN! DİL TARİHİNDE BİR ALTIN VURUŞ!

Kelime, fiziksel bir serbestlikten, zihinsel bir serbestliğe, pardon, boşluğa terfi etti. Artık "başıboş dolaşan" değil, "fikirleri başıboş dolaşan" insanlar için kullanılıyordu.
Not: O dönemde "Salak mısın?" diye sorulduğunda, "Evet, efendim. Ruhum hür, zihnim özgür!" diye cevap veren dervişler olduğu söylenir. (Kaynak: Şaka Arşivleri, Cilt:1)

ANLAMIN HIZLA YOKUŞ AŞAĞI YUVARLANIŞI:

Zaman ilerledikçe kelime, bir çığ gibi büyüdü ve anlam bakımından da dibe vurdu.

"Özgür ruhlu" olmak, yavaş yavaş "düşünmeyi reddeden" olmaya evrildi.

19. Yüzyıl: "Ahmet Efendi, seni biraz salak görüyorum" = "Ahmet Efendi, senin düşüncelerin biraz fazla özgür, topluma aykırı."

20. Yüzyıl: "Ahmet, sen harbiden salaksın!" = "Ahmet, bu yaptığın akla ziyan."

21. Yüzyıl (WhatsApp Dönemi): "kdsağkfsa salak mısın???" = (Anlamı yok. Saf bir duygu seli.)

MODERN ÇAĞDA SALAKLIK: BİR SANAYİ DALI HALİNE GELİŞİ:
Günümüzde salaklık artık kişisel bir yetenek olmaktan çıkıp, kitlesel bir üretim alanına dönüştü. İnternet, bu alanda adeta bir serbest bölge. Her gün, dünyanın dört bir yanında, milyonlarca insan:
Okumadan yorum yaparak, İzlemeden fikir beyan ederek, Tuşlara basıp "Neden olmadı ki?" diye sorarak, bu kadim geleneği yaşatıyor ve geliştiriyor. "Salaklık Sanayii" gayri resmi olarak dünyanın en büyük sektörü.


BİLİMSEL SONUÇ (KURGUSAL):
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki (yok öyle bir araştırma, ben uydurdum): Salaklık bulaşıcıdır.Özellikle sosyal medya algoritmaları tarafından yayılır. Salaklık döngüseldir. Tarih, aynı salaklıkları farklı kostümlerle tekrar eder. En tehlikelisi, "salaklığına akıllı" diyendir. Bu tür, tedavisi en zor olanıdır.
Not: Bu makaleyi ciddiye alıyorsanız, konu hakkında bir kez daha düşünmenizi öneririm. İyi günler!


BUNU BİLİYOR MUYDUN?

Kolombiya polisi, bir suçlunun konumunu takip etmek için Google Haritalar'ı kullandı. Ancak harita, sınırın yanlış çizilmesi nedeniyle, suçlunun Kolombiya'da değil, komşu ülke Venezuela'da olduğunu gösterdi. Polis, yanlış koordinatlara baskın düzenledi ve olay uluslararası bir diplomatik krize dönüştü.Teknolojiye körü körüne güvenmenin tehlikeleri.

GülüYorum

@asksal33

Devlet dairelerinde "Şuraya imza atacaksınız" dediklerinde tüm beyin algılarım kapanıyor. Nereye atıcam, nasıl atıcam? Tam konum söyleyin, bir şey yapın. Özgüvenimi mahvettiniz.