HER evde sonbaharın gelişiyle başlayan sessiz bir mücadele vardır: Kombiyi ilk kim açacak? Dışarıda hava sekiz dereceye düşmüştür ama evin büyüğüne göre "Daha soğuklar başlamadı." Bunu söylerken üzerinde yelek, dizinde battaniye, ayağında iki kat çorap vardır. Bir tek başında bere eksiktir; onu da taksa mevsime yenildiğini kabul etmiş olacaktır.
"Üşüyorum" dediğiniz anda aile içi sorgu başlar: "Üstüne bir şey aldın mı?" Aldım. "Kalın çorap giydin mi?" Giydim. "Bir çay iç." Çünkü bizim evlerde kombiden önce vatandaşın bütün imkânlarını tüketmesi beklenir. Evde montla oturabilirsiniz ama peteklerin ısınması için henüz şartlar oluşmamıştır.
Bir de "Kalk, biraz hareket et" önerisi vardır. Salonda oturabilmek için önce salonda koşmanız gerekir. Televizyon karşısında dinlenmeye gelmişsinizdir, evin büyüğü sizi kış olimpiyatlarına hazırlıyordur. Üstelik kendisi battaniyenin altından yalnızca kumandaya uzanırken hareket eder.
Kombinin düğmesine uzanan kişi, sanki aile arazisini satışa çıkarmış gibi karşılanır: "Şimdiden açarsak kışın ne yapacağız?" Kışın da açacağız aslında ama bunu söyleyince savurgan oluyorsunuz. Ardından tarihî örnek gelir: "Biz eskiden sobasız odada yatardık." O odadan sağ çıkmış olmak, sonraki nesillere de aynı geceyi yaşatma hakkı veriyor.
Bu süreçte hava durumu da seçilerek takip edilir. Gece sıcaklık üç dereceye düşecekmiş, önemi yoktur. Öğlen güneş çıkacakmış, işte esas haber budur. "Bak, salı günü on yedi derece!" denir. Oysa daha cumartesi gecesindeyiz ve burnumuz akıyor. Sonunda eve misafir gelir ve kombi açılır. Günlerdir "Gayet iyi burası" diyen kişi, misafire "Ev biraz serin, üşümeyin" der.
Demek ki soğuğu hissediyormuş; sadece bizden belge bekliyormuş. Petekler ısınmaya başlayınca herkes yavaşça yanlarına yerleşir. Kombiyi açtırmamak için en çok direnen aile büyüğü de en sıcak köşeye oturur: "Oh be… İnsan biraz önce açar şunu!
BUNU BİLİYOR MUYDUN?
Avustralya'da Lulu adlı bir kanguru, sahibi çiftlikte kasırga hasarını incelerken kafasına ağaç düşünce çığlık atmaya başladı. Kangurunun çığlıkları sayesinde sahibinin eşi olay yerine geldi ve yerde baygın yatan kocasını buldu. Kanguru, sahibi hastaneye kaldırılana kadar başında bekledi. Lulu, bu davranışıyla Avustralya'nın ulusal cesaret ödülüne layık görüldü.
TESPİTLİ YORUM
@attaccante34
Bu yaz dondurma kardeşe büyük vefasızlık örneği gösterdik. İnsanlık tarihinin en az dondurma yenilen yazı olabilir... @TaraTokel Aynı hatayı tekrar tekrar yapmıyorum. Her seferinde biraz renk katıyor, çeşitlendiriyorum.
Gülü Yorum
@kerimkii
Sürekli olarak gece 12 oluyor. Uyuyoruz, uyanıyoruz, çalışıyoruz, çabalıyoruz, bir anda yeniden gece 12 oluyor... Zamanı hissedemiyorum...