Üşengeçlik mi, nankörlük mü nedir bu çözemedik ama gelin bu tiplerin özelliklerine hep birlikte bir bakalım...
Kuvvetle muhtemel dünyanın en üşengeç insanı olabilir bu tatilci tipi.Aman plaja kadar kim yürüyecek, aman plajdan otele kim geri dönecek, aman boş şezlong kim arayacak diye diye otelin havuzlarının demirbaş listesine ismini yazdırıverir, havuzsever arkadaş.
Kadir kıymet nedir pek bilmezler.Deniz ya deniz, deniz...
Sen o güzelim dupduru, masmavi denizi bırak gel tıkış tıkış havuzlara tıkılı kal. Ne diyelim, Allah akıl fikir versin...
Doğanın güzelliklerini, nimetlerini ellerinin tersiyle iterler, arkalarına da hiç bakmazlar.Böyle de bir vurdumduymazlık...
Ayağınız kuma değsin, kötü enerjiyi çeker.
Deniz suyu da insanda sinüzit falan bırakmaz.
İnsanları her daim şaşırtmayı severler.Taklalı dalış, ters taklalı dalış, çivileme dalış gibi birtakım şovlarla ufak çaplı havuz tsunamileriyle ortamı şenlendirirler.
İnsan daha nasıl ne kadar şaşırabilir bilemiyoruz tabii...
10 liralık su geçirmeyen kaplarıyla en iyi sosyal medyalık fotoğrafların havuzda çekilebileceğini bilecek kadar uyanık insanlardır aynı zamanda.Denizin kaldırma kuvveti yüzünden su altında durulamadığı için fotoğraf yakalamak zor oluyor.
On metrekarelik havuzu elli kişiyle paylaşabilmek için hem geniş yürekli olmak hem de havuzu paylaştığın o insanlara sonsuz güven duyman gerekir neticede Babana bile güvenmeyeceksin bu devirde!
Esas yüzücü tipler vardır ki, o uçtan o uca olimpiyatlarda adeta altın madalya için yarışıyormuşçasına soluksuz yüzerler.Canım bu havuz olimpik bile değil...
Görmeseniz ne kadar sağlıklı besleniyor diyeceğiniz bu insanlar akşama kadar temiz sandıkları o havuzlarda cirit atarlar.Ben sadece tam buğdaylı ve çia tohumlu ekmek yiyorum demesine bakmayın; o havuzlardan gelecek enfeksiyonlardan, tehlikelerden, mikroplardan korkmazlar ama.
Bir ihtimal denizin uçsuz bucaksız bilinmezliğinden de korkuyor olabilir havuzcu arkadaş.Alt tarafı Ege'nin herhangi bir koyu. Kuzey Buz Denizi'nde girmiyorsunuzdur o denize diye tahmin ediyoruz.
Keyfine düşkün kişiliklere sahip oldukları bin kilometre öteden bile sezilebilir.Ay kuma bulanmayayım şimdi, ay frappuccinomu da yudumlayayım buzlu buzlu...
Garanticidirler, kendini güvende hissetmeyi severler.Böylece engin bir su kütlesinde yüzmek yerine, minnoş kenarlarına uzanabilecekleri havuzları tercih ederler.
"Otele o kadar para verdim, bütün nimetlerinden yararlancam!" diyen tatilciler de havuzların olmazsa olmazlarından.O minik şampuanları da alıyordur umarız...
Her ne kadar havuzun daha eğlenceli olduğuna kendini gerçekten inandırmış olsa da hayatın asıl eğlencesini kaçıran kişi olur bu havuzcu arkadaşlar...Her şeyin en doğalıdır en güzel olanı. Kendinize sınırlar çizmediğinizde hayatın ne kadar eğlenceli olabileceğine şaşıracaksınız! onedio.com
ZENGİNLİK
İki fakülte arkadaşı, yıllar sonra sokakta karşılaşır. Biri diğerini eve yemeğe davet eder...
- Oğlum bu ne ev böyle be, şu salonun büyüklüğüne bak! Nereden buldun bu kadar parayı birader? Duvarlarda nadide tablolar...
- Gel göstereyim, gel şu pencerenin önüne...
Şuradaki otoyolu görüyor musun?
- Evet.
- 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farkı cebe indirdik.
İki yıl sonra iki arkadaş yine karşılaşır...
- Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim...
- Yuh! Şuraya bak... Vay anam vay!
Oğlum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle. Bizimki bunun yanında müştemilat olmaz valla, saray asıl burası.
- Gel nasıl yaptığımı sana göstereyim, geç şu pencerenin önüne, bak şurada otoyolu görüyor musun?
- Hayır!
- İşte!!!
ÇİŞ
Yüzme Hocası kızgın bir şekilde genç adama yaklaştı :
-Derhal çıkıp gidin buradan. Suya çiş yaptığınızı gördüm!
-Ama bu işi ilk ya da tek yapan ben değilim herhalde?
-Haklı olabilirsin, ama ötekiler hiç değilse suyun içinde yapıyorlar.
Sizin gibi tramplen tahtasının üzerinde değil!
SORU
Temelcik, okul dönüşü annesine, - Pugün öğretmen bir soru sordi, pir tek pen pildum.
- Soru neydu, uşağum?
- Pizim evin adresi, daaa...
AlkışlıYorum
Sabah işe hatırı sayılır bir şekilde geç kaldığımda uydurduğum bol aksiyonlu bahanemi dinleyen patronum, "Çok mu düşündün bu bahaneyi?" dediğinde, "Yoo, birden aklıma geldi." demiş olamam değil mi? Hay dilimi...